11 Aralık 2017 Pazartesi

Türkiye Müslüman Coğrafyanın Umududur


Mehmet Tahiroglu

'Türkiye' yaşlı Çeçen Nine'nin "Halife'nin bizim için bir planı var mı?" sorusundaki umudun sahibi bir devletin ülkesidir.

'Türkiye' Cansuyu Derneği ekibinin yardım için gittikleri Çeçenistan'da, çocukluk yaşlarından itibaren kızlı erkekli tutsak edilen Nine'nin özgürlüğüne kavuşmasında Anadolu'daki Halifenin tutsaklığını(!) anlatamadıkları devlettir.

*

Türkiye Müslüman coğrafyanın umududur.

*

Türkiye, Kudüs gibi kutsi değerlerin seçim sonucuna yönelik şuursuzca tüketimiyle Müslüman coğrafyada umutların söndürüldüğü kırmızı çizgiler ülkesidir.

Her seçimde iktidarın vaat geleneklerinden olan ‘İslam Birliği'nin tesis edilmesinin' aksine bakanlık kurarak Hristiyan Birliği'ne girebilmek için çırpınan bir hükûmetin adeta işgal ülkesidir Türkiye.

Türkiye aldanan, aldatan ve bunları 'başarı' olarak kabul eden şizofrenik bir siyasetin 'Dünya Lideri' kod adıyla yönettiği anonim şirketidir.

*

Kudüs ise tümüyle İslam'ındır.

Doğusu batısı gibi bölümleri yoktur aslında. Miras anlayışı böyle der.

Önce Hz. Ömer'in, ardından da Selahattin Eyyubi'nin fethederek Müslümanlara miras bıraktığı namustur, şereftir Kudüs!

Kudüs, aynı zamanda da Hristiyanların kendi aralarındaki anlaşmazlıkların çözümü için Müslüman idarecilere gelerek adaletlerine güvendiği yaşam alanıydı.

Yani, Müslümanın adil yönetimiyle çepeçevre emin ettiği beldedir Kudüs!

*

Kudüs işgal altındaki Müslüman toprağıdır.

Kudüs'ün sahibi bir Müslümanın, işgalin çözümü için işgalcinin dostuna gitmesi işgale ortak olmaktır.

Kudüs'ün özgürlüğü için Papa'dan ümitli olmak Kur'an'a aykırı bir eylemdir, dış politikaya dönük manasız bir tüketimdir.

Kudüs, bir yarısının Papa'ya sunulmasındaki ihanetin ve küstahlığın reva görüldüğü bir yetimdir.

Kudüs, cahilane bir tavırla çözüm için başvurulan Papa'nın 'Bu adamlar bizden olmadıkça kendilerinden razı olmayacağımızı bilmiyorlar galiba." düşüncesiyle çakalca güldüğü oyunda bir öksüzdür.

Bizim coğrafyadaki Kudüs'ün tarifini yinelemek gerekirse; ‘Kudüs sevdadan öte iç politikaya yönelik Tel Aviv sevinmesin aldatmacasındaki seçim eşantiyonudur' demekten başka bir tarifi bulunmuyor şimdilik.

*

Anadolu, mazlum coğrafyaların tümünün yardımına koşan 'insan' denilen varlığın bileşkesidir.

Anadolu, her zulmün ve zalimin karşısında 'birlik beraberlik' eyleminin Türk'üyle, Kürd'iyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Alevi'siyle ve Sünni'siyle en güçlü teşekkül ettiği coğrafyadır.

Anadolu mazluma güçtür, cesarettir.

*

Fakat Anadolu şimdi bir mahzun!

Anadolu; izzet ve şahsiyetlerini emanet ettiklerinin ihanet işkencelerinde çilenin bitmesini bekliyor.

Anadolu insanı geçici bir süreç yaşadığı bilinciyle umudunu koruyarak hak ettiği güzel günlere kavuşana kadar şimdi "KARDEŞİM PUTİN", "KARDEŞİM ESAD", "DOSTUM OBAMA”, “DOSTUM MERKEL”, “DOSTUM BERLÜSCONİ” ve "DOSTUM TRUMP" ise 'BEN KİMİM?' soruna cevap arıyor.

Anadolu insanı artık; yıllardır aldatılmışlığın acısıyla AKP hükûmetinin büyük şeytan ABD ve onun himayesindeki terörist ve işgalci İsrail'le kurulan stratejik ortaklık ve müttefikliğe ‘ihanet sözleşmesi' olarak bakmakta.

Anadolu insanının; zulüm altındaki beldelerin yardım imdadına engel olan, ne Türkiye'ye ne de Müslüman'a asla yakışmayan, adeta birlik ve beraberlik kurulmasın diye bilinçli olarak 16 yıldır üst üste yapılan hatalardan;

  • İsrail ile yapılan stratejik, ticarî ve askeri anlaşmaları,
  • Mavi Marmara'nın onur ve şerefinin ayaklar altına alındığı 20 milyon dolar rüşvetli anlaşmayı,
  • İsrail sermayesi Coca Cola fabrikasının açılışını,
  • İsrail savaş jetleri yakıtlarının Türkiye'den satılmasını,
  • İsrail'in AKP'li temsilcilerin oylarıyla OECD ve NATO'ya vetoların kaldırılarak üye edilmesini,
  • İsrail ile ticaretin 5 katına çıkarılmış olmasını,
  • "İsrail Dostumuzdur", "Türkiye İsrail'e muhtaçtır" ifadelerini,
  • Ariel Şaron'un "Yahudilerin ve İsrail'in başkenti Kudüs'e hoş geldiniz" karşılamasına razı olunmasını,
  • Yapılan anlaşmalarda, yönettikleri devlet televizyonlarında ve sahip oldukları belediyelerin levhalarında "İSRAİL'İN BAŞKENTİ KUDÜS" ibaresinin adeta tescili için aralarında yaptıkları yarışlarını bir aldatılmışlığın acı tablosu ve en önemlisi AKP'ye DAİR UMUTLARI TÜKETEN HATALAR olarak görüyor olması mazlum coğrafyalar için büyük bir muştudur.

*

Anadolu insanı basiret sahibidir.

Bilir ki hatalarda birleşilmez.

Yine bilir ki birlik olmasın diye ısrarla hata yapmak ihanettir.

İhanetin bedeli ise yok olmaktır Anadolu'da.

*

Anadolu insanı biliyor ki adı duyulduğunda Siyonizm'in bacaklarını tir tir titreten, mazlum coğrafyalara kurduğu D8 oluşumu ile umut olan, hesabı olmayan, eğilmeyen ve bükülmeyen, güçlü, azimli ve milli politikası olan, her türlü kara oyuna rağmen asla bitirilemeyen bir Milli Görüş Hareketi var.

Bir muştudur Milli Görüş Hareketi Anadolu için.

Milli Görüş'ün tarihi boyunca; Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet ve Saadet partileriyle hep umut olması, hiçbir zaman insanını ve İslam âlemini yüzüstü bırakmamış olması umutları şimdi yeniden yeşertiyor.

İşte dün; 10 Aralık 2017 Pazar günü İstanbul Yenikapı Meydanında yapılan Kudüs İslamındır Mitingi bu umutların yeni bir müjdecisi olmuştur. Saadet Partisi'nin organize ettiği ve içlerinde diğer siyasi parti temsilcilerinin de olduğu onlarca hatta yüzlerce sivil toplum kuruluşunun ve kanaat önderinin daveti kabul ederek katılım sağlaması; Milli Görüş Hareketinin mazlum beldelerdeki sıkıntıların çözümü için çatı olduğunu teyit ederek Müslüman coğrafyaya umut olduğunu tekrardan gün yüzüne çıkarmıştır.

Hele ki Kudüs İslamındır Mitingi için 1000 hatta 1500 km'lik mesafelerden İstanbul'a gelip, yol yorgunluğuyla soğuk hava şartlarında meydanda kalıp, tekrar artmış yorgunlukları yanlarına katık ederek yola koyulan binlerce Kudüs sevdalısı genç insanın yanı sıra Ninelerin ve Dedelerin olması bu umuda adeta bir tescil mührü olmuştur.

İste bu gerçektir Babıali'de fincancı katırlarının ve dostlarının yüreğine korku salarak her gün yeni yeni senaryoların yazılıp oynanmasındaki esrar.

Anadolu insanına dönmek gerekirse; onlar artık karanlık yüzlü gündüzleriyle aşı taş yapan sistemin felaket tellallarını, köşe bucak köşelerde ve ekranlarda manşet manşet öten geleceğin aydınlık gecesiyle taşı aş yapacak sistemini bilinçlerden gizleyen düzenin baykuşlarına da pirim vermeyecek kadar feraset sahibi.

Anadolu insanı biliyor ki Kudüs düşerse İstanbul düşer.

Anadolu insanı yine biliyor ki Türkiye'nin ve Kudüs'ün bekası, sözünde değil özünde Vatan ve Kudüs sevdası olan Milli Görüş Hareketiyle güvencededir.

*

Selametle kalınız

 

Mehmet Tahiroğlu

Facebook: /mehmettahiroglu

Twitter: /tahiroglumehmet

mehmet@tahiroglu.org

Paylaş:

YORUMLAR

  • Adem
    12.12.2017 12:46:12

    Başlıktan sandım ki Akp yi mehteden bir yazıdır. Hatta şaşırdım, kızdım ön yargıyla okudum. Anladım ki gayet yerinde tesbitler ve eleştiriler. Umudun tarifi en iyi böyle yazılırdı galiba. Milli görüş dünya huzurunun teminatıdır diyerek de bitirilseydi de olurdu ama bu haliyle de gayet sağlam mesajl vermekte. Yüreğinize sağlık.

Yorum Yaz