17 Mart 2017 Cuma

Seçimler...


Sadrettin Karaduman

Seçim başlığını okuyunca farklı anlaşılabilir belki; onun için, peşinen ifade edeyim: 16 Nisan'da yapılacak olan referandumdan söz etmiyorum.
 
Seçimden kastım; Avrupa ülkelerinde yapılacak olan seçimler... 2017'de; Fransa, Hollanda ve Almanya'da seçimler var. Almanya'da seçimler sonbaharda, Hollanda'da seçimler geçtiğimiz günlerde yapıldı. Fransa'da seçimler yakında yapılacak. Bir sene sonra da; Avusturya, İtalya ve
 
İspanya'da seçimler var.
 
Olabilir. Demokratik ülkelerde seçimden daha tabii bir şey olur mu, denilebilir. Mesele o değil tabii. Bu sıralar, Avrupa ülkelerinde ırkçı partiler yükselişte; bu seçimleri önemli kılan asıl mesele bu.
 
Irkçılık, kavmi öne çıkarmak ve bunun üzerinden üstünlük taslamak kötü bir şeydir tabii. Bizi bir arada tutan; geçmişte ve gelecekte (inşaAllah) diğer milletlere üstün kılan en önemli yanımız, nesebe önem vermeyişimiz ve millet olma anlayışımız olmuştur. İnançlı insanlar asla ırkçı olmazlar.
 
Fakat söz konusu Batı toplumu ise, bunlardan her şey beklenir. Çünkü inanç diye sarıldıkları esaslar; uydurma ve hurafeden ibaret. Faşizan duygular bunların kökünde var zaten. 1940'lı yıllar bu olumsuz kafa yapısı örnekleriyle dolu. İşin en dramatik yanı; Batı'da, bu uğurda, 60 milyon
 
insanın hayatını kaybettiği savaş yılları olmuştur.
 
İşte, Batı, gene böyle bir dönüm noktasında bulunuyor. AB'nin dağılması durumundaki, göstergeler bu durumu işaret ediyor birbirlerine üstünlük taslama adına karşı karşıya gelmeleri ihtimali çok yüksektir.
 
Yabancı düşmanlığı, İslamofobi gibi sapkınlıklar ırkçılığı körüklemekte şayet, önü alınamazsa, gene birbirlerinin boğazına sarılmaları sürpriz olmaz. Parayı, menfaat ve gücü bütün değerlerden üstün tutan bir anlayışın geldiği son...
 
Avrupa'nın geleceği büyük ölçüde seçim sonuçlarına bağlı! Irkı esas alan partilerin iktidara gelmeleri durumunda; başta AB, ABD gibi küresel sistemin lokomotifi olan yapılar olmak üzere genel anlamda Batı sistemi için, yolun sonu demektir. Mevcut düzenin devam etmesi halinde de iyi şey söylemek imkânsız.
 
Bu arada, tabi, Batıyı örnek alan anlayışlar için de denizin bittiği anlamını çıkarmak mümkün. Batı'da sistem çökerken, Batı dışı toplumlarda, Batı işbirlikçisi yapıların ayakta kalması mümkün değildir. Hem Batı hem de Batıcılar için yolun sonuna gelindiği açık.
 
Avrupa'da yapılmakta olan seçimlere bakarak; Batı, kendi geleceğini oyluyor; denilebilir. Fakat bir şey daha ilave etmek lazım; çıkacak olan sonuçlar nasıl olursa olsun Batı sistemi iflas etmiştir, bu seçimlerin AB ülkelerini kurtarması mümkün gözükmemektedir.
Paylaş:

YORUMLAR

Yorum Yaz