27 Haziran 2018 Çarşamba

O listeyi Erdoğan mı açıklayacak?


Adnan Öksüz

Diyeceksiniz ki, “Hangi listeyi?”

Açıklayayım…

Türkiye 24 Haziran 2018 seçimlerinden sonra “Parlamenter Sistem”den, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçti.

Bu sistemin en karakteristik özelliklerinden birisi “Bakanlar Kurulu”, yani “Kabine.”

Eski sistemde bakanlar yüzde 95 oranında milletvekillerinden seçilirken yeni sistemde parlamento tamamen devre dışı. Öyle ki, Cumhurbaşkanı tarafından bakan olarak atanan isimler vekillikten istifa etmek zorunda. O kadar yani…

Bu seçime kadar nasıl oluyordu? Genellikle seçimi kazanan siyasi parti genel başkanı hükümeti kurmakla görevlendirilir ve bu genel başkan da belirlediği Bakanlar Kurulu listesini cumhurbaşkanının onayına sunardı. Cumhurbaşkanının onayından hemen sonra da o parti genel başkanı önce kendi Başbakanlığını, hemen ardından da diğer bakanları tek tek kameralar önünde canlı canlı ilan ederdi.    

 

Peki, şimdi nasıl olacak?

Hadi o can alıcı soruyu bir kez daha sorayım; yeni sisteme göre, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne göre yeniden Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan'ın bizzat atayacağı Bakanlar Kurulu listesini kim açıklayacak?

Bakanları atayacak ve onayacak olan Erdoğan olacak da listeyi kameralar önünde kim okuyacak?

Önce tahminimi söyleyeyim; bana göre, yeni sistemde artık hemen her şey Beştepe'de harmanlanacağı için -16 isimden oluşan- Bakanlar Kurulu listesini Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın açıklayacak.

Ama bir ihtimal de şudur; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bir sürpriz yapıp kabine listesini bizzat kendisi de ilan edebilir.

Bekleyip göreceğiz…

24 HAZİRAN SEÇİMİNDEN SONRA DİKKAT ÇEKEN NOKTALAR…

* 24 Haziran 2018 seçimlerinin gerekçesi olan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” yürürlüğe girdi. Türkiye yeni bir sistemle tanıştı. Nasıl işleyeceğini hep birlikte yaşayarak gözlemleyeceğiz. Öncelikle milletimize hayırlı olsun dileklerimi ifade etmek istiyorum. 

 

*  Bu seçimlerin en dikkat çeken sonucu MHP'nin aldığı oydur. AK Parti, TBMM'de çoğunluğu kaybettiği için MHP'nin ya da diğer partilerin desteğine eskisinden daha fazla ihtiyaç duyacak. Bu haliyle yürütme kanadında olmasa dahi, yasamada koalisyon olması kaçınılmaz.

* İYİ Parti her ne kadar kamuoyu araştırma şirketlerinin işaret ettiği oyu alamasa da Meclis'te güçlü bir gurup kurdu.

* Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce… Her iki isim de partilerinden daha fazla oy aldılar. Selahattin Demirtaş (HDP), Meral Akşener (İYİ Parti) ve Doğu Perinçek (Vatan) partilerinin aldığı oy oranının gerisine düştüler.

* Milliyetçi politikalar izleyen partilerin TBMM'de önemli oranda yer alması dikkat çekti. MHP, İYİ Parti, HDP… Bunların yanında AK Parti'nin de en azından önemli bir yanının “milliyetçi söylem” dâhilinde olduğunu söyleyebiliriz.

* Doğu Perinçek ve Vatan Partisi... Cumhurbaşkanı adaylığı için 110 bin 030 imza toplayan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in resmi olmayan seçim sonuçlarına göre aldığı oy, topladığı imzanın gerisinde kaldı.

* Yeni TBMM “temsil kabiliyeti” açısından eh, yani fena sayılmaz. En azından birçok renk Meclis'te temsil imkânı buldu. AK Parti, MHP, BBP, CHP, Saadet Partisi, İyi Parti, HDP, Demokrat Parti… Temsil oranı eski meclislere göre çok daha iyi…

* Bu seçimlerin mağlubu “sosyal medya” denilebilir mi? Diyen der! Ama sosyal medyanın günümüzün hâlâ en etkili mecrası olduğunu unutmadan…

* TBMM'yi iki ‘B'den biri açacak... Bir başka ‘B'de belki yeni TBMM Başkanı olacak! En yaşlı üye sıfatı ile ya Deniz Baykal açacak. Ya da Baykal olmazsa Devlet Bahçeli açacak... Yeni Meclis Başkanlığı için konuşulan isimlerden biri Binali Yıldırım… Olur mu? Bakacağız…

SAADET'LİYİM VE MUTLUYUM

“Milletvekilliği seçiminde Adana 7. sırada olmamdan dolayı kazanma ihtimalim zahiren hiç yoktu. Bunu tüm dava kardeşlerim gibi ben de biliyordum.

Ama yinede elimden geldiği ve gücümün son sınırına kadar koştum. Terledim. Gereğini bedenen ve fikren yerine getirmeye çalıştım.

 

Buna inşallah kardeşlerim de şahittir.

Şahsıma yapılan hakaret, iftira, küçük düşürülme algısını hiç üzerime alınmadım. ‘Yarabbi! Bunlar bilmiyorlar' dedim.

Ama fikrime yapılan iftira, hakaret, aşağılama, küçük görmeyi, ukalalığı affetmedim, affetmeyeceğim. Rabbime havale edeceğim. Bu kişilerin bilerek yaptıklarına inanıyorum.

‘Cehennemin yolları iyi niyet taşları ile doludur.'

Olaya dava için bakmayan, sonunda dünyevi bir makam ve menfaatte yoksa bu eğitim sistemi ve faizci kapitalist sistemde yetişmiş kişilerin bunu anlamaları mümkün değil.

Şu anda çok mutlu ve huzurluyum. Çünkü biz kazandık.

Seçimleri tebliğ görevi olarak kabul ediyorum.

Ya Rabbi, bu görevi eksik de olsa yaptım. Düşüncemizle hiç ilgisi olmayan kişilere düşüncemizi anlattım.

Bu ümmet ve ülkenin kurtuluşu Milli Görüş'ün ilke ve prensipleridir. Ümmetin birliği, kardeşliği, kullara kul olmamak gerektiği, Allah'ın (C.C.) yasakları özellikle faiz, fuhuş, kumar ve içkinin toplumların helak sebebi olduğunu anlattım. Bundan sonra daha çok koşmamız gerektiğini de anladım.

Ne mutlu davası için koşan Milli Görüş'ün yiğit dava adamlarına.

***

Bu sonuçlardan sonra davama imanım daha da artmıştır. Kıyamete kadar sürecek inanç mücadelesinde yorulanlar, dökülenler elenenler olacaktır. Bunlar bir kenara.

Geri vitesi olmayan bu dava omuz omuza, gönül gönüle başarıya ulaşacaktır. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır. İnanıyorsanız galip gelecek sizlersiniz. Selam ve dua…” (CUMA ŞAHİN-ADANA).

Paylaş:

YORUMLAR

Yorum Yaz