9 Ağustos 2018 Perşembe


Mustafa Kasadar: Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmeyenin vebali büyüktür!


Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi Gazeteci Selim Akduman İlahiyatçı yazar Mustafa Kasadar'la Kurban ibadetini konuştu. Kurban nedir ve Kimler kurban kesebilir veya kesmelidir, Hangi hayvanlar kurban edilebilir, Banka kredisiyle kurban olur mu tüm sorulara cevaplar aldı.

Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi Gazeteci Selim Akduman İlahiyatçı yazar Mustafa Kasadar'la Kurban ibadetini konuştu. Kurban nedir ve Kimler kurban kesebilir veya kesmelidir, Hangi hayvanlar kurban edilebilir, Banka kredisiyle kurban olur mu tüm sorulara cevaplar aldı.

İşte Selim Akduman'ın gerçekleştirdiği o röportajın 1. bölümü: 

Selim Akduman: Hocam Kurban Bayramı yaklaşıyor. Merak edilen soruları size yöneltmek ve okuyucumarımızın istifadesine sunmak istiyoruz. Öncelikle Arefe günü başlayan Teşrik tekbiri nedir?

Mustafa Kasadar: Kurban bayramının öncesindeki arefe gününün sabah namazında başlayıp, Bayram'ın dördüncü gününün ikindi namazına kadar yani yirmi üç vakit farz namazın arkasından birer defa alınan tekbirlere teşrik tekbiri denir. Arefe günü sabah namazı'nın farzını kılıp selam verdikten sonra söylenmeye başlanan Teşrik Tekbiri şu şekildedir: “Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi'l-Hamd.”

Selim Akduman: Kurban nedir?

Mustafa Kasadar: Kurban kelimesi sözlükte “yaklaşmak, yakın olmak, Allah'a yakınlık sağlamaya vesile kılınan şey” anlamlarına gelir. Dinî terim olarak da: “Allah Teâlâ'ya manen yaklaşmak için ibadet maksadıyla belirli vakitte belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeye” denir.

Selim Akduman: İslam'da ilk olarak ne zaman kurban kesme hükmü gelmiştir?

Mustafa Kasadar: Hicretin ikinci yılında. Hz. Peygamber (s.a.v.), Müslümanlarla birlikte ilk Kurban Bayramı namazını eda etmek üzere Zilhicce ayının onuncu günü namazgâha çıktı. Ezansız ve kametsiz iki rekât kurban bayramı namazı kıldırdı ve namazdan sonra hutbe okudu. Hitabesinde Müslümanlara kurban kesmelerini emretti ve kendisi de Medine'de kaldığı süre boyunca her sene kurban kesti. 

Selim Akduman: Kurbanın hükmü nedir ve kimlerin kurban kesmesi gerekir?

Mustafa Kasadar: Kurban bayramında kurban kesmenin gerekliliği kitap, sünnet ve icmâ ile sabittir. Kurban bayramında ibadet niyetiyle kurban kesmek, hür, mukim, Müslüman ve zengin olan kimse için vaciptir. Zenginden maksat, temel ihtiyaçlarından başka 20 miskal (80. 18 gr) altın miktarı mala sahip olan, yani fıtır sadakası ile mükellef bulunan kimsedir. Kurban kesme ile ilgili ayet-i kerime şöyledir: "O halde Rabb'in için namaz kil ve kurban kes" (Kevser,2)

Vacip olan kurban ibadeti, Hak yolunda fedakarlığın bir nişanesi, ALLAH Teâlâ'nın verdiği nimetin bir şükranesidir. Bunun neticesi de sevaba erişmek ve bir takım belalardan korunmaktır.

Mustafa Kasadar: Kurban kesilmekle kesilen hayvanların miktarı pek artmış olmaz. Bilakis kurban kesildiği günlerde kasaplar için kesilecek hayvanların sayısı azalır, o günlerde yine normal bir şekilde kesilmiş olur. Kendi zevkleri uğrunda hergün binlerce hayvanların kesilmesini çok görmeyenlerin, senede bir defa ALLAH rızası için bir kısım hay-vanların fakirlerin menfaatine olarak kurban namıyla kesilmesini çok görmeleri, doğrusu büyük bir düşüncesizliktir. Netice olarak, kurbanın meşru olması; dini, ahlaki, sosyal bir takım hikmetlere, faydalara dayanmaktadır. Bunu takdir etmeyecek bir akıl sahibi düşünülemez.

Selim Akduman: İlk kurbanı kim kesmiştir?

Mustafa Kasadar: Kurbanın yeryüzünde ilk olarak Hz. Âdem ile başlar. Rivayete göre Hz. Âdem'in iki oğlu Hâbil ile Kabil arasında bir ihtilâf çıkmış, babaları her ikisinin de Allah'a kurban sunmalarını, hangisinin kurbanı kabul edilirse onun haklı olacağını söylemişti. O zaman gökten inen bir ateşin kurbanı yakması, kurbanın kabul edildiğini gösteriyordu. Sunulan kurbanlardan Hâbil'inki kabul edildi. Kıskançlığı yüzünden bu durumu içine sindiremeyen Kabil, kardeşini öldürdü. Bu durumu Allah Teâlâ bizlere şöyle haber veriyor: “Onlara, Âdem'in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat. İkisi birer kurban sunmuşlar,

Birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. Kabul edilmeyen, 'And olsun seni öldüreceğim' deyince, kardeşi: 'Allah ancak sakınanların takdim etmesini kabul eder' demişti.” (Maide, 27).

Fakat burada zikredilen Kurban, Allah'a yaklaşmak için sunulan herhangi bir şey demektir. Bu gerek kurbanlık ve gerek diğer sadakalardan daha olabilir.

Esasen kurban kesmek, tüm ilahi şeriatlarda bir tek Allah'a ibadetin bir göstergesi sayılmış ve başkası adına kurban kesilmesi yasaklamıştır. Bu tıpkı Allah'tan başkası önünde secde etmek, Allah'tan başkası adına yemin etmek gibi şeylerin yasaklanmış olduğu gibi.

Bizim şu an Kurban dediğimiz ibadet şekli ise ilk olarak Hz. İbrahim ile başlar. Nitekim Resul-i Ekrem bu konuda şöyle buyurmuştur: “Kurban, babanız İbrahim'in sünnetidir. ” (İbn Mâce, Edāhî, 3)

Hz. İbrahim uzun yıllar Allah'ın dinin insanlara tebliğ etmiş ama hiç çocuğu olmamıştır. Yaşı ilerleyip saçları beyazlayıp, vücudundaki kuvveti çekilince kendisinden sonra davasını sürdürecek temiz bir evladının olmasını istemiştir. Yüce Allah da, Hacer validemizden Hz. İbrahim'e bir erkek çocuk ihsan eder. Bu çocuğa da İsmail adını koyarlar.

Çocuk gezip koşma çağına ulaşınca Allah Teâlâ, Hz. İbrahim'den oğlu Hz. İsmail'i kurban etmesini ister, baba Hz. İbrahim ve oğul Hz. İsmail bu emre, şeytanın onca vesvesesine rağmen tereddütsüz teslim olurlar. Hz. İbrahim (a.s.) oğlunu kurban etmek için yere yatırdığında Yüce Allah tarafından, selamlar eşliğinde büyük bir koç hediye edilmiş ve o koç kurban edilmiştir. Bu eşsiz teslimiyet örneği Kur'an-ı Kerim'de şöylece anlatılır:

“Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben: Babacığım! Emr olunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun, dedi. Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca: Ey İbrahim! Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır, diye seslendik. Biz oğluna bedel, O'na büyük bir kurban verdik. Geriden gelecekler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık: ‘İbrahim'e selam olsun' dedik. (İşte) biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandı” (Saffat, 102-111).

Baba-oğul ilahi hükme bu eşi benzeri görülmemiş teslimiyetleri kendilerini kıyamete kadar teslimiyet ve adanmışlığın birer nişanesi olarak ebedileştirmiştir.

Selim Akduman: Kurban hangi hayvanlardan kesilir?

Mustafa Kasadar: Kurban şu üç cins hayvandan olur:

1 - Koyun ve keçi.

2 - Sığır. Mandalar da sığır cinsinden sayılır.

3 -Deve.

Bu üç cins hayvanın dişisinden de erkeğinden de kurban olur. Sığır cinsinin erkeği ile dişisi arasında fark yoktur. Fakat koyun ve keçinin erkeği daha faziletlidir.

Selim Akduman: Kurban edilecek hayvanlar kaç yaşında olmalıdır?

Mustafa Kasadar: Koyun ve keçi bir yaşını, sığır ve manda iki yaşını, deve ise 5 yaşını doldurmuş olmalıdır. Ancak koyun 6 aylık olduğu halde bir yaşındaki gibi cüsseli ve gösterişli ise, kurban edilmesi câiz olur. Keçinin ise bir yaşını doldurması şarttır.

Tavuk, horoz, kaz gibi ehli hayvanlar, kurban olamaz. Bunları kurban niyetiyle kesmek tahrimen mekruhtur. Çünkü bunda Mecusiler'e bir benzeyiş vardır. Etleri yenilen vahşi hayvanlar da kurban olamaz.

Selim Akduman: Kurbanlık hayvanlarda aranan başkaca şartlar var mıdır?

Mustafa Kasadar: Kurbanlık hayvanın semiz olması daha faziletlidir. Kemikleri içinde iliği kalmamış derecede zayıf veya topallayan, ayağını yere basıp kesileceği yere kadar gidemeyecek halde topal veya aşikâr bir halde hasta bulunan bir hayvan da kurban olamaz.

Kurbanlık hayvanın şaşı, topal, uyuzlu ve deli olmasında, boynuzlu veya boynuzsuz veya boynuzunun biraz kırık bulunmasında ve kulaklarının delinmiş veya enine yarılmış olmasında, kulaklarının uçlarından kesilip sarkık bir halde bulunmasında, dişlerinin azı düşmüş olmasında bir sakınca yoktur.

İki gözü veya bir gözü kör olan, dişlerinin ekserisi düşmüş veya kulakları kesilmiş olan, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırılmış olan, kulağının veya kuyruğunun yarısından fazlası veya memelerinin başları kopmuş bulunan, kulakları veya kuyruğu doğuştan bulun-mayan bir hayvan kurban olmaz.

Selim Akduman: Kurban edilecek hayvanlar kaç hisseye bölünebiliyor?

Mustafa Kasadar: Koyun ve keçi yalnız bir kişi adına kurban edilir. Sığır, manda ve deve birden 7 kişiye kadar kurban edilebilir.

Selim Akduman: Vacib olan kurban hissedarları arasına akika veya nezir kurbanı niyetiyle katılmanın bir zararı var mıdır?

Mustafa Kasadar: Yoktur. Çünkü hepsi de ibadet amaçlıdır ve bu manada niyet birliği vardır.

Selim Akduman: Banka kredisiyle kurban kesilir mi

Mustafa Kasadar: Kurban parası olan için, zengin hükmünde olan için vaciptir. Dolayısıyla bankaya düşecek kadar maddi imkansızlıklar içerisinde olana kurban kesmesi gerekmez. Ayrıca da faiz ödemek haramdır. Bu haramiyet sırf kurbana has değildir. Faizli her muamele haramdır.

Selim Akduman: Vekaletle kurban kesilir mi

Mustafa Kasadar: Bir çok iş veklaleten görülebliyor. Hatta evlenme ve boşanma bile vekil aracılığıyla olduğuna göre kurbanın Vekalet yoluyla kesilmesinde bir sakınca yoktur.

Selim Akduman: Kurban sahibi kurbanın başında olmak zorunda mı?

Mustafa Kasadar: Kurban sahibinin kurbanın başında bulunması şart olmamakla birlikte bulunması ve hatta bizzat kendisinin kesmesi daha uygundur.

Selim Akduman: Kurban bayramın hangi günlerinde kesilir?

Mustafa Kasadar: Bizim mezhebimize yani Hanefi mezhebine göre Kurbanlar, kurban bayramının birinci günü bayram namazının kılınmasından sonra başlanıp üçüncü günü ikindi namazına kadar kesilir. Ancak Şafiilere göre dördüncü gün dekesilir.

Selim Akduman: Kurban kesilmeden parası sadaka olarak verilebilir mi?

Mustafa Kasadar: Kurban ibadetinin yerine getirilmiş olabilmesi için kurban edilebilecek hayvanın kurban bayramı günlerinde boğazlanıp keilmesi şarttır. Parasını sadaka olarak vermekle bu görev yerine gelmiş olmaz. Bu kobuda Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor:

"Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmeyen kimse bizim mescidimize yaklaşmasın."(İbn Mâce, Edâhî, 2)

Selim Akduman: Hayvanlar katlediliyor iddiasına ne dersiniz?

Mustafa Kasadar: Ömer Nasuhi Biimen hazretleri bu soruya şöyle cevap veriyor:

“İnsanlar zevkine yemek için her gün yeryüzünde yüz binlerce hayvan kesiyorlar. Fakat bunlardan yalnız maddi gücü yerinde olanlar istifade ediyor. Kurban bayramında ise Hak rızası için bir kısım hayvanlar kesiliyor, bunların etlerinden, derilerinden bir çok muhtaçlar da istifade ediyor, iktisadi birmesele, dini ve ahlaki bir mahiyet alıyor, şahsî menfaat, yerini toplum menfaatine bırakıyor. Bu yüzden kurban kesilmesi, Müslümanlığa mahsus, pek toplumsal, insani bir fedakârlık demektir.”

Diğer yandan Kurban bayramında hayvan katliamı yapılıyor diye yaygara yapan din düşmanları acaba et yemiyor mu? Bunlar kendileri gibi olmaya çalıştıkları gâvur memleketlerine bir baksınlar da kim katliamcı görsünler. 2012 yılı verilerine göre Türkiye'de kişi başına düşen et tüketimi yıllık 32,5 kg. Bu Avrupa Birliği Ülkelerinde 77 kg. Bütün dünyanın kanını emen ABD'de ise 109 kg. Şimdi bakın bakalım kimler hayvan katliamcısı. Yani Avrupa birliği bizim iki katımız, ABD ise üç katımız hayvan kesiyor. Ama çıt yok.

Selim Akduman: İmkân olduğu halde kurban kesmemenin durumu nedir?

Mustafa Kasadar: Hali vakti yerinde olduğu halde kurban kesmeyenler bir vacibi terk etmiş olmanın vebalini yüklenir ve kurban sevabından mahrum olur. Ayrıda Resulullah'ın uygulamasına muhalefet etmiş olurlar. Çünkü o şöyle buyuruyor: "Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmeyen kimse bizim mescidimize yaklaşmasın."(İbn Mâce, Edâhî, 2)

Selim Akduman: Hocam vakit ayırdığınız için okuyucularımız adına çok teşekkür ediyoruz.

Mustafa Kasadar: Ben teşekkür ederim.

Paylaş:

YORUMLAR

Yorum Yaz