25 Şubat 2019 Pazartesi

MGV’nin bir bardak suyunu içti, tüm hayatı değişti!


Adnan Öksüz

1990'lı yılların ilk çeyreği…

12-13 yaşlarındaydı…

Bir hafta sonu… Hava ne kadar da güzeldi böyle!

Bu havada da içerde durulur muydu, hiç!

Ekmek arası peynir zeytinle kapıdan -bir ok gibi- çıkışı bir oldu! Serde zaten biraz “bıçkınlık” da vardı, hani; gözü pek, korkusuzdu.

Bugün Mecideköy'deki Trump Towers'lerin yükseldiği alanda bulunan oyun meydanında buldu kendini, bir anda!

Mahalleden arkadaşları zaten hazır bekliyordu…

Hemen takımlar oluşturuldu.

Kıran kırana bir mahalle maçı başlamıştı, bile…

Etrafı toz bulutu kaplamıştı…

Bir gol, bir gol daha…

Maç bittiğinde terden sırılsıklam olmuşlardı.

Evden çıkarken yediği ekmek arası peynir zeytinin etkisinden midir nedir, müthiş derecede susamıştı. Hay Allah! Ev o kadar da uzak değildi, hani! Yürüme mesafesi 4-5 dakikaydı ama eve de kim gidecekti, şimdi!

 

 

 

Bir anda oyun alanının hemen yakınında bulunan bir tabelayı fark etti;

“Milli Gençlik Vakfı (MGV) Şişli Şubesi.”

Bir su istese miydi, bir su verirler miydi, acaba?

Kapı açıktı, ilk gördüğü kişiye, “Abi, bir su verebilir misiniz?”

Su gelmişti, bile!

MGV Şişli Şubesi'nde içtiği bu bir bardak su “milat” olmuştu kendisi için; bu suyu içtikten sonra bir daha kopamadı o kapıdan.

MGV'nin suyu bir hayat iksiri gibi bundan sonrası bütün bir hayatını ihata edip kuşatacaktı…

***

Muharrem Çam…

Yukarıdaki öykünün kahramanı…

Aslen Sivaslı. Yıllardan bu yana Şişli'de oturuyor.

Eyüp İmam Hatip Lisesi'ni bitirdikten sonra Bilgi Üniversitesi'nden mezun oldu. Reklâmcılık sektöründe faaliyet gösteriyor.

Muharrem Çam, daha küçük yaşlarda aşkla bağlandığı Milli Gençlik Vakfı'ndan sonra Anadolu Gençlik Derneği'nde (AGD) devam etti, bu kutsal yolculuğa.

Sokaklarını arşınladığı, caddelerinde koşturduğu Şişli'de önce AGD İlçe Başkanlığı görevini deruhte etti. Sonrasında da AGD İstanbul İl Başkan Yardımcılığı vazifesini…

Şimdi ise Saadet Partisi Şişli Belediye Başkan adayı.

***

Hummalı bir çalışma içinde buldum Muharrem Çam'ı…

Şunu merak ettim; “Çocukken top oynadığınız alanda şu anda gökdelenler yükseliyor. Şişli Belediye Başkanı seçildiğiniz takdirde 1 Nisan'da çocuklar için ne yapacaksınız?”

3 projesinden söz etti, Muharrem Bey;

1) Şişli'de insanlar gökyüzüne hasret, çocuklar da. Çocukların kapının önünde oyun oynamaları artık neredeyse imkânsız. Parklar da yetersiz. Yetersiz de olsa çocuk parkları var ama gökyüzü bu parklardan da gözükmüyor. Üstelik bu parklarda hemen her kötü alışkanlık da maalesef sergileniyor. Allah (C.C.) nasip eder de Şişli'ye Belediye Başkanı seçilirsem ilk atacağım adım cami avlularını çocuk parkı haline getirmek, dönüştürmek olacak, elbette yetkili ve ilgili makamlarla görüşerek. Zira cami avlu ve cami bahçeleri çocuklar için de veliler için de bugün en güvenilir yegâne alanlar.

2) İlk ve ortaokul öğrencileri… Okula yemek götüren var götüremeyen var. Belediye olarak Şişli'de bulunan tüm ilkokul ve ortaokul öğrencileri için mini bir yemek seti vereceğiz. Çorbasıyla, tatlısıyla, meyvesiyle…

3) Öğrenciler okulda ama veliler evde tedirgin; acaba çocuğum bir hastalık kapar mı, diye! Çünkü okullarda özellikle lavabo ve tuvalet temizlikleri tam yapılamıyor, eleman eksikliği var. Biz bu açığı kapatacağız, inşallah.

***

Son derece çarpıcı başka projeleri de var Muharrem Bey'in.

Muharrem Çam'a bu yolculuğunda başarılar temenni ediyorum. Hayırlı olsun…   

adnan-oksuz-1.jpg?

“AKP'Lİ BELEDİYELER HALKTAN KOPTU!”

* “1994-2004 yılları arasında pek çok çalışmaya imza attık. Bir yandan belediyenin borçlarını ödemeye çalışırken, diğer yandan hizmetlerimizi gerçekleştirdik. Görevi devraldığımızda Üsküdar'da devasa altyapı problemi vardı, kanalizasyon problemi had safhadaydı. Biz 10 yılda 430 km. kanal yaptık, 1 milyon tonun üzerinde asfalt dökerek yollarımızı düzelttik, yeni parklar yaptık, bütün mahallelerimizin imar planlarını yeniledik.”

* “İktidardan aldıkları güçle sadece belediyeyi değil Üsküdar'ı da yöneteceklerini zannettiler. Bugün AKP'li belediyelerin içine düştükleri en büyük hatalardan birisi budur. Halktan koptular. Halkımız şimdi artık olanların farkında.”

* Üsküdarlıların, bir aracıya ihtiyaç duymadan belediye başkanları ile yüz yüze görüşebilmelerini çok önemsiyorum. Üsküdarlılar bana Başkanlık görevi verirlerse 17 Nisan Çarşamba gününden itibaren Başkanlık odasında birlikte çay içeceğiz inşallah.”

* “Ev hanımlarının evde ürettikleri malzemeleri satarak ev ekonomisine destek sağlayacakları bir sistem kuracağız. Altın Bilezik Merkezi projesi ile usta-çırak kültürünü tekrar canlandıracağız.” (Yılmaz Bayat-Saadet Partisi Üsküdar Belediye Başkan Adayı)

ÖMER HALİSDEMİR'E RAHMETLE…

O gece…

O karanlık, Türkiye'yi bölme ve işgal etme harekâtının yaşandığı 15 Temmuz gecesi…

Özel Kuvvetler Karargâhı'nda (ÖKK) Zekai Aksakallı paşanın iki tane emir astsubayı vardı.

Biri karargâhta kalır, diğeri onunla birlikte hareket ederdi.

O gece, cuntacı Semih Terzi, karargâhta kalan astsubayın yanına gidiyor ve kendisine, “Bundan sonra komutan benim, bütün emirleri ben vereceğim, birliklerin komutasını da ben aldım!” diyor.

Bir astsubayımız komutanından daha önce aldığı emirler doğrultusunda hiç düşünmeden silahını çekiyor ve bu cuntacı generali yanındaki 20 kişinin yanında alnından vuruyor.

Bu astsubayımız Ömer Halisdemir'dir ve diğer cuntacıların saldırmasıyla o gece şehit ediliyor.

Şehit Ömer Halisdemir'in bu cansiperane fedakârlığı o gece işgal harekâtını gerçekleştirmek için harekete geçen teröristlere büyük bir darbe vurdu. 

***

20 Şubat, Ömer Halisdemir'in doğum günü idi…

Bu vesile ile Ömer Halisdemir ve tüm şehitlerimize Allah'tan (C.C.) rahmet diliyorum

---son---

Paylaş:

YORUMLAR

Yorum Yaz