Alıntı Yazarlar Mehmet Şevket Eygi

Gerçek Has Nurcular

14 Ekim 2014 Salı

Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi gerçek has nurcuları 46 maddede kaleme aldı...

BAŞÖRTÜSÜ yasağının kademeli olarak kaldırılmasına, Millet Meclisine birkaç başörtülü vekil girmesine pek sevindik.

CUMHURİYET 90 yaşına girmiş… Onu bu doksan sene içinde ne boyalara soktular. 1923’te kurulan Cumhuriyet gerçek Türkiye Cumhuriyeti idi.

Mehmet Şevket Eygi

Mezhep Bid’atmiş!

24 Temmuz 2013 Çarşamba

PEYGAMBER (Salat ve selam olsun ona) zamanında mezhep yokmuş, binaenaleyh mezhep bid’atmiş… Ne kadar yuvarlak bir laf!.. Resulullah zamanında Mushaf da yoktu, Kur’an-ı Kerim dağınıktı. Hz. Ebu Bekir zamanında toplandı, Hz. Osman zamanında çoğaltıldı, Mushaf haline getirildi. Bu da mı bid’attir?

MÜSLÜMAN bir toplum aşağıdaki durumlara düşerse sonu iyi olmaz. Başına birtakım felaketler, musibetler ve afetler gelir. Tokatlar yer.

Birincisi: Din sömürüsü yapmak; İslam’ı, Kur’anı, Sünneti, mukaddesatı alet ve vasıta kılarak gayr-i meşru ve gayr-i ahlakî şekilde haram ve şüpheli yollardan zengin olmak, siyasî veya şahsî prestij..

MENEMEN’de başı örtülü Müslüman bir kız sınıf birinci olmuş, diğer birincilere ödülleri verilmiş, o kız ödülünü almak için sahneye çıkınca ödül verilmemiş.

Mehmet Şevket Eygi tüm Mü'minlere esaslı uyarılarda bulundu. Tamı tamına 19 uyarı... İşte o uyarılar...

1. Mehdi Hilafeti kuruluncaya kadar Türkiyede ve İslam dünyasında fitneler, fesatlar, nifaklar, şikaklar, iğtişaşlar, kıtaller bitmez, biri biter gibi olur öbürü başlar.

Müslüman devamlı yalan söylemez. Devamlı yalan söyleyenler gözümüze görünmesinler. Müslüman savaş hileleri dışında aldatmaz. Bizi aldatanlar bizden değildir. Aldatanlar defolsun, kahrolsun.

YEKUN olarak bir buçuk milyarlık param parça İslam dünyası… Her tarafında yangın var… Savaşlar var… Diktatörlükler var… Kan ve zulüm var…

Mehmet Şevket Eygi

Ahlak Ahlak Ahlak

04 Mayıs 2013 Cumartesi

İslamın bir ahlakı vardır, bir ahlak boyutu vardır. Hiçbir ahlaksız, İslamı ve Müslümanları temsil edemez. Yine hiçbir ahlaksız, gerçek İslamî hizmet yapamaz.

MEDRESE ve tarikat hizmetleriyle meşgul olan muhterem bir topluluk içinde bulundum. Oradaki herkes namaz kılan, hanımlarını tesettüre sokan, dinini diyanetini bilen kimselerdi.

Kayseri, yakın zamana kadar Ehl-i Sünnetin kalelerindendi. Cumhuriyetten önce Kayseride güçlü İslam medreseleri vardı ve icazetli ulema ve fukaha yetiştirilirdi. Orada o kadar güçlü bir ilim ekolü vardı ki, “Kayseri uleması” sözü dillerde dolaşırdı.

SAYmak… Hapishanede gün SAYmak… Sövüp SAYmak… Kendisini kurufasulya gibi nimetten SAYmak… Türkan SAYlan… SAYım suyum yok…

Küfre rıza küfürdür… Kur’anla, Sünnetle, icmâ-i ümmetle haram kılınmış bir günaha ve suça helaldir demek küfürdür…

Bu yazının bugün gündemde olan Âkil Kişilerle ilgisi yoktur. Onlar siyasî iktidar tarafından seçilmiş, Millî Mücadeledeki Hey’et-i Nâsiha’ların üyelerine benzeyen kişilerdir.