14 Mayıs 2020 Perşembe


Karamollaoğlu: Yol IMF'yi gösteriyor ama IMF'ye gidemiyorlar


Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisini Balgat'taki Eğitim Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Darbe iddiası tartışmalarına değinen Karamollaoğlu, 'Darbe konuşularak önlenemez, darbe olma ihtimalini şahsen görmüyorum.' dedi. 

Katıldığı canlı yayın programında skandal sözlerle kan donduran Sevda Noyan'a tepki gösteren Temel Karamollaoğlu, "Birilerinin çıkıp 15 Temmuz'da ki gibi gafil avlanmayacağız kimlerin hakkından geleceğimizin sitemizin içinde liste yaptık demesi kadar büyük bir alçaklık olmaz. İktidar bununla alakalı tek bir adım atmış gözükmüyor. Hemen sorgulama başlatılmalı. Liste yaptık biz kimleri katledeceğimizi biliyoruz diyor. Bu ne biçin bir insanlık? Ne yazık ki bizim savcılarımız elleri kolları bağlı bekliyor. Başkası kazara böyle bir şey yapsa ayağa kalkarlardı." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 28 Şubat sürecini hatırlatan Karamollaoğlu, “Şimdi ne oldu da dün şiir söylediği için hapse girenler, bugün yazı yazdıkları için insanları hapse atıyorlar." ifadelerini kullandı. 

Karamollaoğlu, Soma maden faciasının 6'ncı yıl dönümü vesilesiyle hayatını kaybeden 301 madenciyi anarak başladığı konuşmasında “Gerekli tedbirler alınarak faciaların önüne geçilebilir, tedbirler alınmazsa yetkili kişiler sorumludur.” dedi. 

 

BİLİM KURULUNUN TARAFSIZ KARAR VEREBİLMESİNE ZEMİN HAZIRLANMALI

Karamollaoğlu koronavirüs salgınına karşı mücadele verildiğini söyleyerek, "Eğer biz bu adımları atarken dikkatli olmaz ve yanlış yerlerden başlarsa o zaman pişmanlık duymak bize fayda getirmez. Özellikle bugün için AVM'ler açıldı ama AVM'lerdeki açılış neye vesile olacak onu göreceğiz. Burada esas olan Bilim Kurulu'nun tarafsız karar verebilmesine zemin hazırlamaktır. Bu noktada bizlere düşen sağlık çalışanlarının ve uzmanların tavsiyelerine uymak, tedbiri elden bırakmamaktır. Ben sağlık çalışanlarımıza bir kere daha huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten muazzam bir gayret ortaya koydular." değerlendirmesinde bulundu.  

AVM'LERDEN ÖNCE ADLİYELER AÇILMALIYDI

İkinci bir dalganın gelmesinden endişe ettiklerinin altını çizen Saadet lideri Karamollaoğlu, "İktidarın kendi şahsi görüşü doğrultusunda değil, Bilim Kurulu tavsiyeleri yönünde karar verilmelidir. AVM'lerin açılması önemli ama adalet mekanizmasının açılması da bir o kadar önemli. Bu sebeple adliyeler açılmalıdır. Bir normalleşme varsa önce adalet kurumunun işleyişi rayına oturtulmalıydı. Camilerin açılması da dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır. Biz topluma zarar verecek tarzda camileri doldurmanın doğurabileceği zararların ele alınması söz konusu elbette ama tedbirler gevşerken camilerimizi içinde gerekli tedbirler ele alınmalıdır. Uzun zamandır ezanları dinliyoruz ama camide namaz kılamıyoruz. Özellikle Cuma namazlarını eda edememenin hüznü var milletimizde." diye konuştu. 

YOL IMF'Yİ GÖSTERİYOR AMA IMF'YE GİDEMİYORLAR

Ekonomideki gidişatın iç açıcı olmadığını vurgulayan Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

 

"Dolar 7 lirayı geçti tekrar 7'nin altına düştü ama doların 7 liranın altına düşmesi ekonominin düzelmesi manasına gelmez. Türkiye'nin yurt dışında itibarı kalmadı, ekonomide alınan kararlar Türkiye'nin ekonomide kendi kendine yetmeyecek bir ülke olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin brüt dış borç stoku 450 milyar dolar. 160 Milyar dolar taksidi var ödenmesi gereken. Türkiye'nin kredi kalmadığı için bunu normal bir yolla tedarik etmek mümkün değil. Yol IMF'yi gösteriyor ama IMF'ye gidemiyorlar çünkü itibarları sarsılır. IMF'nin en tehlikeli yanı bir ülkeye el uzattığı zaman o ülkenin bütün politikalarını kendi benimsemesidir. Kim ne derse desin bu iktidar iş başına geldiği zaman 2002 yılında yapılan övgüleri hatırlıyoruz. O övgüler iktidarın IMF politikalarına yakın olduğunu gösteriyor. Bugün Türkiye'nin ayağa kalkmasının yolu kutulaşmayı ortadan kaldırmaktır. Bugün hala Şehir Hastaneleri yapılmasa salgınla baş edemezdik diyorsunuz. Siz bu türküyü istediğiniz kadar söyleyin Şehir Hastanelerinin mali yükünü neyle izah edeceksiniz? Hala belediyelerin yardımlarını engelliyorsunuz, Allah'tan korkun ya. Böyle çifte standart olur mu? Muhalif belediyelerin hesaplarına el konuluyor. Maaşlarına ödemelerine fırsat verilmiyor. İktidar maliyeden gidecek paralara, iller bankasından gidecek paralara el koyuyor. Bu mantık doğru değil."

Yap-işlet-devret modelinin ülkeyi sıkıntı içine soktuğunu açıklayan Karamollaoğlu, bu modelle yapılan projelere 3.5 milyar lira para ödendiğini kaydetti.  

İBAN İSTEMESİ GEREKEN İKTİDAR MİLLETE İBAN GÖNDERDİ

"Bu iktidar parayı yıllarca betona gömdü, itibardan tasarruf olmaz diyerek israfın önünü kesmedi." diyen Karamollaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu krizde milletten İBAN istemesi gereken iktidar millete İBAN gönderdi. Böyle yaparsanız ekonomik problemi çözemezsiniz. ABD'nin paketi 4 trilyon doları geçti biz ne yapık 200 milyar liradan bahsettik nasıl kullanacağı yönünde düzgün projelendirme yapılmadı. Ne yazık ki bu para da yetersiz en az 500 milyar lira olması lazımdı. Toplanan para 2 milyar liraya ancak ulaşmış. 29 Nisan'da Yap İşlet Devret projeleri kapsamında ödenen garanti tutar 3.2 milyar lira. Allah'tan korkmak lazım, bu milletin parası bu kadar kolay çarçur edilmemeli." 

HEMEN SORGULAMA BAŞLATILMALI

Darbe tartışmalarının ortaya atıldığını hatırlatan Karamollaoğlu, darbenin konuşularak önlenemeyeceğini belirtti. Karamollaoğlu, şunları kaydetti:

“Böyle bir şeyin olma ihtimalini şahsen görmüyorum. Birileri kimlerin hakkından geleceğimizin listesini çıkardık demesi gibi bir anlayış olmaz. İktidar tek bir adım atmadı. Hemen sorgulama başlatılmalı. Katliamdan bahsediyoruz. Liste yaptık, kimleri katledeceğimizi biliyoruz diyor. Bu ne biçim memleket sevgisi, insanlık. Bizim savcılarımız elleri kolları bağlı bekliyor. Kazara bunun aksine bir iddia ortaya çıksaydı, ipliğini pazara çıkarırlardı. Bu çifte standartla ülkeye huzur getiremezsiniz.

Şu anda mazlumlar çile çekiyor, iktidar bu tip şayialardan (yayın söylenti) beslenerek kendi yerini pekiştirme yoluna gidiyor. Biz buna rıza gösteremeyiz.

ŞİİR SÖYLEDİĞİ İÇİN HAPSE GİRENLER YAZI YAZANLARI HAPSE ATIYOR

28 Şubat'ı yaşadık. Biz mağdur olduk, hapse girdik. Düştüğümüz yerden kalkmayı başardık. Bugünkü arkadaşlar da bunları yaşadılar. Şimdi ne oldu da dün şiir söylediği için hapse girenler, bugün yazı yazdıkları için insanları hapse atıyor."

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE RAZI GELEMEYİZ

İstanbul Sözleşmesine karşı çıkan Temel Karamollaoğlu, "Aile bizim toplumumuzun temelidir. Aileyi korumadan toplumun sağlıklı bir yapıya kavuşması mümkün değildir. Aile bir erkek ve kadından meydana gelir. Kadın ve erkek birbirinin tamamlayıcısıdır. Cinsiyetsizlik diye bir şey yoktur. Biz kadına şiddetin karşısındayız biz öyle bir inanca sahibiz ki cennet annelerin ayakları altındadır buyrulmuştur. Bu sebeple biz kadına en büyük değeri vermek zorundayız ama siz bir sözleşme düşünün beyiyle alakalı en ufacık bir şikayette bulunduğu takdirde kocasının ifadesi dahi alınmıyor, evinden uzaklaştırılıyor. Buna razı gelemeyiz bu adalet değil, bu aileyi korumaz. Unutmayınız aileyi korumak toplumu korumaktır. Bu konu hassasiyetle ele alınmalıdır, kadına şiddete izin verilmeden ailenin korunmasına mecburuz. Aileyi koruyacağız, kadına yapılan baskıyı kabul etmeyeceğiz. Ne yazık ki Macaristan ve Rusya bu konuda bizden daha hassas davranıyor. Kimse toplum yapısını bozacak bir anlayışı hakim kılmaya çalışmamalıdır." ifadelerini kullandı.

Paylaş:

YORUMLAR

Yorum Yaz