22 Mart 2015 Pazar


Hafta Hafta gebelik


Şu andan itibaren ay hesabını unutun. Sizde ve bebeğinizde ortaya çıkan değişiklikler, yapılması gereken tetkikler, almanız gereken önlemler ay ay değil hafta hafta ve trimesterlere (üç aylık dönemler) bölünerek incelenirler.

1. GEBELİK HAFTASI

Gebelik ortalama 40 hafta, yani 9 AY 10 GÜN devam eden bir süreçtir. Tıbbi olarak gebelik başlangıcınızı hamile kaldığınız adet döngünüzde (adet döngüsü üreme çağında olan bir kadının bir adet kanamasının ilk gününden diğer adet kanamasının ilk gününe kadar olan süreci tanımlar) gördüğünüz adetin ilk günü belirler. Bu nedenle gebeliğinizin birinci haftası aslında henüz hamile olmadığınız bir dönemdir.

Hamile kaldığınız tarihi net olarak hatırlayamayabilirsiniz, ancak Son Adet Tarihinizin ilk gününü daha kolay hatırlarsınız. Bu nedenle biz doktorlar sizin gebeliğinizi takip ederken hesaplarımızı sizin son adet tarihinizin ilk gününe göre yaparız.

Not: "Gebelik" kelimesi daha çok doktorlar, "hamilelik" ise anne ve baba adaylarınca kullanılan bir kelimedir. Sitede her iki kelime beraberce kullanılmıştır.

Tıbbi gebelik haftası Son Adet Tarihinizin ilk gününe göre hesaplanır. Gebelikte yapılacak testler, sizde ve bebekte ortaya çıkan değişikliklerin yorumlanması ve muhtemel doğum tarihiniz her zaman Son Adet Tarihinize göre hesaplanır.

Tıbbi gebelik haftası hesabı yumurtlamanın adet döngüsünün 14. gününde olduğunu var sayar. Bazı kadınlarda yumurtlama daha erken (erken yumurtlama) veya daha geç (geç yumurtlama) olabilir. Bu tür durumlarda daha ileri gebelik haftalarında suni bir Son Adet Tarihi oluşturularak takibin bu tarihe göre yapılması gerekebilir.

Sizin hamile kaldığınız tarihe göre yaptığınız hafta hesabı doktorunuzun belirttiği gebelik haftasından iki hafta geridedir. Siz doktorunuza örnek olarak “ben tam olarak ne zaman hamile kaldığımı biliyorum ve buna göre 3 haftalık hamileyim” şeklinde yorum yapabilirsiniz ancak siz aslında bu verilen örnekte tıbben 5 haftalık hamilesiniz.

Son adet tarihi hesabına göre gebelik ortalama 40 hafta sürer. Bu sürenin ay karşılığı 9 Ay 10 Gündür. Gebeliklerini aylarla ifade etme eğiliminde olan anne adaylarının bazıları bir ayın 4 haftadan, yani 28 günden daha uzun olduğunu göz ardı etmekte ve yine doktorlarının hesaplarıyla kendi hesapları çelişmektedir.

Modern Doğum Bilimi'nde hamileliği aylarla belirtme uygulaması terkedilmiştir.

Ultrasonografi cihazları doktorun yaptığı ölçümleri gebelik haftasına çevirirken yine tıbbi gebelik haftasını kullanırlar.

BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Adet döngünüzün yaklaşık 14. gününde yumurtlama adı verilen süreçle sağ veya sol Fallop tüpünüze (kanalınıza) atılacak yumurta hücresi bu hafta içinde olgunlaşmaya başlar.

Fallop tüpleri bebeğin geliştiği yapı olan rahimin sağında ve solunda yer alan ince kanallardır.

Bu kanalların içi yumurta hücresini rahim iç tabakasına (endometrium) yönlendirecek tüycüklerle döşelidir.

Rahim, pelvis adı verilen kemik çatınızda yer alır ve burada mesane (idrar torbası) ve kalın bağırsak ile yakın komşuluktadır. Rahim ile idrar torbasının bu yakın komşuluğu nedeniyle rahim hamilelikte büyüdükçe sık idrar yapma ihtiyacı ortaya çıkar.

Her Fallop tüpü aynı taraftaki yumurtalık ile yakın temastadır. Fallop tüplerinin uç kısmında bulunan hareketli saçaklar yumurtlamayla atılan yumurta hücresini yakalar ve içeri alarak burada ilerlemesini sağlar. Döllenme Fallop tüpü içinde gerçekleşecektir.

Normalde bir karın içi organ olan yumurtalık dokusundan yumurtlama esnasında serbest kalan yumurta hücresinin karın boşluğuna düşmemesi için Fallop tüplerinin saçaklarının bu yakalama hareketi son derece önemlidir.

Yumurta hücresi yumurtalıklarda bulunan ve olgunlaşmış haliyle 150 mikron (0.15 milimetre) çapında olan bir hücredir ve adet döngüsünün ilk gününden itibaren olgunlaşmaya başlar. Bu olgunlaşma sürecinde folikül adı verilen içi sıvı dolu bir kesecik içindedir. Folikül büyüyerek 18-20 milimetre çapına ulaştığında çatlar ve içerisindeki yumurta hücresi serbest kalır. Serbest kalan hücre Fallop tüpünün içine geçer.

Yumurtalıkta folikülün çatladığı yerde rengi nedeniyle sarı cisim (corpus luteum) adı verilen bir yapı oluşur ve bu yapı rahim iç tabakasını hamileliğe hazırlayan progesteron hormonu salgılar.

Resimde yumurta hücresinin içinde anne adayına ait kromozom ve genleri barındıran hücre çekirdeğini ve hücreyi çevreleyen jelatin benzeri Zona Pelusida adlı kalın çeperi görüyorsunuz. Bu kalın çeper yumurta hücresinin içine döllenme sürecinde yalnızca bir sperm hücresinin girmesini sağlaması yanında hücrenin yalnızca insan spermi tarafından döllenebilmesini de garanti eder.

Yumurtlama olgusu beyinde bulunan hipotalamus bölgesinin denetimi altındadır. Buradan hipofiz bezine giden emirle salgılanan FSH (folikül stimülan (folikül uyarıcı) hormon) folikülün gelişmesi emrini verir. Folikül gelişimini tamamladığında salgıladığı östrojen hormonuyla çatlamaya hazır olduğunu bildirir ve bu kez hipofiz bezinden salgılanan LH (luteinizan (corpus luteum, yani sarı cisim oluşturucu) hormon) folikülün çatlamasını ve yumurta hücresinin serbestleşmesini sağlar. Folikülün salgıladığı östrojen hormonu aynı zamanda rahim iç tabakasını hamileliğe hazırlar.

Yumurtlama tamamlandıktan sonra sarı cisimin salgıladığı progesteron hormonu rahim iç tabakasına son şeklini verir.

Gebelik planladığınıza göre bu siklusunuzda (adet döngünüzde) korunmayacaksınız demektir. Bilinçli bir anne adayı olarak kendinizi muhtemel bir gebeliğe çoktan hazırlamaya başlamış olmalısınız. Artık yaşam biçiminizi bir anne adayına uygun şekilde yeniden düzenlemelisiniz. Alkol, sigara (pasif içicilik dahil) gibi alışkanlıklarınız varsa bunları bırakmalısınız.
Yanınızda 6 adet sigara içildiğinde siz bir sigara içmiş kadar etkilenmektesiniz...

Eğer bir hastalığınız varsa ilgili doktora gidip gebe kalmayı planladığınızı söylediğinizde doktorunuz gebelikte kullanıma en uygun ilacı size verecektir.

GEBELİK ÖNCESİ MUAYENE KAVRAMI

Prekonsepsiyonel Vizit (gebelik öncesi muayene) iyi bir gebelik dönemi geçirme, mükemmel bir doğum yapma ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirme olasılığınızı belirgin bir şekilde artırır. Bu muayene ve beraberinde yapılacak incelemelerle muhtemel sorunlar önceden saptanacak ve tedavi edilecektir. Yine sağlıklı bir hamilelik geçirmeniz için beslenme, iş yaşamı, günlük yaşam, cinsel yaşam gibi konular bu muayenede ayrıntılı olarak ele alınır.
Bu ay hamile kalacak olsanız dahi bu muayene için geç kalmış sayılmazsınız.

Gebelik öncesi muayenenin diğer bir amacı da sizin gebelikte yaşayacağınız muhtemel riskler hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlamak ve bunlar arasına giderilebilir olanları (kansızlık, idrar yolu enfeksiyonları, genital enfeksiyonlar, diş ve diş eti sorunları gibi) hamilelik başlamadan önce gidermeye çalışmaktır. Yine eksik olan aşılarınızın da önemli bir kısmı gebelik öncesinde tamamlanabilir.

Sizde var olan çeşitli dahili sorunlar (şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, astım gibi) veya jinekolojik sorunlar (yumurtalık kisti, miyom gibi) veya aşırı kilolu olma, düşük kilolu olma, ileri yaşlarda olma, akraba evliliği, sizin veya eşinizin ailesinde var olan kalıtsal hastalıklar veya daha önceki gebelik(ler)de yaşanan sorunlar gibi durumlar nedeniyle yüksek riskli bir gebelik yaşayacaksanız bu durumda gebelik ve doğum boyunca alınacak önlemler bu muayenede ayrıntısıyla ele alınır.

Gebelikte risk faktörleri hakkında ayrıntılı bilgi almak için tıklayın>>

Diğer Öneriler

Sağlıklı bir beslenme alışkanlığını bu haftalardan itibaren edinmiş olmalısınız.

Olağan diş hekimi kontrolünüzü bir sorununuz olmasa dahi mutlaka yaptırmalısınız.

Folik asit takviyesine gebelikten önce başlandığında bebekte NTD (nöral tüp defekti) adı verilen ve bebeğin beyin-omurilik yapısını olumsuz etkileyen sorunun ortaya çıkma olasılığı belirgin olarak azalır. Günlük ihtiyacınız olan 400 mikrogram (0.4 miligram) folik asiti gıdalardan alabilmeniz mümkün olmakla beraber çağdaş tıp gebelik planlayan her anne adayının bu miktarı ilaç şeklinde günlük olarak almasını önermektedir. Doktorunuzun bu konudaki önerilerine mutlaka uyun.

Doktorunuz Prekonsepsiyonel Vizit sonucunda elde ettiği verilere göre sizin gebeliği ertelemenizi isteyebilir. Örnek olarak kızamıkçık virüsüne karşı bağışık olmadığınız saptandığında size aşı olmanız ve gebeliği bir süre ertelemeniz önerilecektir. Benzer şekilde şeker hastalığınız varsa ve kan şekeri seviyeniz yüksek seyrediyorsa gebeliğinizi belli bir süre ertelemeniz gerekebilir.

Eşinizle aranızda akrabalık varsa veya sizin veya eşinizin ailesinde kalıtsal olarak bebeğinize geçebilecek çeşitli hastalıklar varsa veya böyle bir durumdan şüpheleniyorsanız Genetik Danışma Hizmeti almak için Tıp fakültelerinin ilgili bölümlerine baş vurabilirsiniz.

2. GEBELİK HAFTASI

Geçen hafta içerisinde bebeğinizin oluşumuna katkıda bulunacak ve ona sizin genetik yapınızı verecek yumurta hücresinin gelişimi hakkında bilgiler verdik. Bu hafta ise bebeğinizin genetik yapısının kalan yarısını oluşturacak eşinize ait sperm hücresi hakkında bilgiler edineceksiniz.

BU HAFTA BABA ADAYINDA OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Milimetrenin 100'de biri kadar uzunlukta olan sperm hücresi erkek üretim organları olan testisler içinde üretilir. Sperm hücreleri vücut ısısına dayanıklı olmadıklarından erkeğin spermi üreten (testis) ve depolayan (epididim) organları vücut dışında skrotum (torba) adı verilen yapı içinde yer alır.
Hücrenin baş, gövde ve kuyruk olmak üzere üç büyük parçası bulunur.

Baş kısmı yumurta hücresininin içine girebilmek için gerekli maddeleri (akrozom) içerirken, çekirdek adı verilen bölümde hücrenin babaya ait genetik yapısı bulunur.

Gövde kısmı hücrenin ileri doğru hareketi için gerekli enerji deposunu barındırır.

Kuyruk kısmı ise hücrenin hareketliliğini sağlar.

Bir ejakülasyon (boşalma) esnasında milyonlarca sperm kadın genital sistemine girse de bunlar arasından yalnızca yumurta hücresine kadar gelebilen yaklaşık 1000 tanesi yumurta hücresini döllemeye aday olur. Adaylardan ise en güçlü bir tanesi yumurta hücresi içine kabul edilmeye hak kazanır.

Yumurta hücresi yumurtlamadan sonraki ilk 12 -24 saat içinde döllenmelidir. Bu nedenle başarılı bir döllenme için sperm hücreleri yumurta hücresi geldiğinde Fallop tüplerinde hazır bekliyor olmalıdırlar. Sosyal yaşamda "erkeğin kadını beklemesi" kuralı burada da geçerlidir.

Kadın vücudunda üremeyi sağlayan hormonların tümü erkekte de bulunur, ancak erkekte hormonların işlevleri farklıdır: Hipotalamusun verdiği emirle FSH hormonu testise giderek burada sperm hücrelerinin çoğalmasını ve olgunlaşmasını sağlar. LH hormonu ise testiste erkekliğe özgü testosteron hormonu üretimini sağlar. Kadında birim zamanda tek bir yumurta hücresi olgunlaştırılmasına karşın erkekte aynı anda milyonlarca sperm hücresi üretilerek olgunlaştırılır ve depolanarak hazır bekler.

FOLİK ASİT

Doktorunuz size folik asit (B grubu bir vitamin) takviyesi önerdiyse veya siz kendiniz kullanmaya başladıysanız bilmenizde fayda var: Günlük önerilen doz 0.4 miligramdır (400 mikrogram) ve bunun tümünü tek bir dozda alabilirsiniz. Folik asit takviyesinin önerilme nedeni bu maddenin nöral tüp defekti (NTD) adı verilen ve bebeğin santral sinir sisteminde oluşabilecek muhtemel sorunları ("omurgada açıklık" veya bebeğin beyin dokusunun gelişmemesi) kısmen önleyebildiğinin anlaşılmasıdır ve günümüzde kesinleşmiş bilgilere göre takviye işlevi bu hastalığın görülme sıklığını azaltma konusunda başarılıdır. Folik asit kan yapımında ve birçok hücre işlevinde de kullanılan bir vitamin olmasına karşın takviyenin temel amacı folik asit eksikliğine bağlı kansızlığı önlemekten çok NTD adı verilen bu sorunların oluşma sıklığını azaltmaktır. Başta A.B.D. ve İngiltere olmak üzere çeşitli ülkelerde gıdalara ekstradan folik asit takviyesi yapılmaktadır.

Folik asit kaynakları tahıllar, portakal suyu, meyveler, baklagiller, fasulye ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzelerdir. Folik asit takviyesi alsanız dahi bu besinlerden de mutlaka faydalanın ve henüz başlamadıysanız reçetesiz alabileceğiniz folik asit tabletlerine bugünden başlayın, geç kalmış sayılmazsınız. Önceden NTD sorunu yaşadıysanız alınması önerilen daha yüksek doz için doktorunuza danışın.

Bazı doktorlar rutin takviye yapmanın gerekli olmadığını ve doğal kaynaklardan alınmasının daha doğru olacağını düşünürler. Her zaman güvendiğiniz doktorunuzun önerilerine uyun.

Folik asit kullanmadan başlanan gebeliklerin olumsuz sonuçlanma ihtimali son derece düşüktür. Bu nedenle bu vitamini alamadıysanız bunu kendiniz için bir endişe kaynağı haline asla getirmeyin.

BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Son gördüğünüz adet kanaması belirtileri birkaç gün önce kayboldu. Muhtemel bir gebelik için sağ veya sol yumurtalığınızda bir yumurta hücresi olgunlaşmaya devam ediyor. Bu yumurta hücresi folikül adı verilen içi sıvı dolu bir yapı içinde olgunlaşır. Folikül 18-20 milimetre arası bir çapa ulaştığında artan hormonların etkisiyle çatlar ve içindeki olgun yumurta hücresini serbest bırakır.

Bu arada bebeğin yerleşip büyüyeceği rahim iç tabakası da gebeliğe uygun bir şekilde hazırlıklarına devam ediyor. Adet döngünüz, yani bir adet kanamanızın ilk gününden sonraki adet kanamanızın ilk gününe kadar geçensüre 28 gün ise muhtemelen 14. günde, yani bu haftanın son gününde veya gelecek haftanın başında yumurtlama gerçekleşecek.

Üreme çağında olan kadınların her ay adet kanaması görmesinin nedeni aslında rahim iç tabakasının muhtemel bir gebelik için her ay tazelenmesinin sağlanmasıdır.
Adet kanamasıyla birlikte eskimiş rahim iç tabakası dışarıya atılır ve bölgede hemen yenilenme süreci başlar. Gelişmekte olan folikülün ürettiği östrojen hormonu rahim iç tabakasının yeniden gelişmeye ve kalınlaşmaya başlamasını sağlar.

Rahim iç tabakasının bebeği misafir edebilecek özelliklere tam olarak kavuşması yumurtlama sonrası salgılanan progesteron hormonunun rahim içini düzenleyici ve geliştirici etkisiyle mümkün olur.

Progesteron hormonu adeta östrojen hormonu tarafından "gelişigüzel serpiştirilmiş" rahim iç tabakasında çevre düzenleme çalışması yaparak bebeğin
yerleşimi ve gelişimine zemin hazırlar.

Progesteron hormonu yumurtlama olduktan sonra yumurtlamanın olduğu yumurtalık dokusunda oluşan sarı cisim tarafından üretilir ve salgılanır.

Gebelik gerçekleşmezse gelişen rahim iç tabakası kanamayla dışarı atılır ve yeni bir adet döngüsü başlar.

Kadınların bazılarının adet döngüsü daha kısa veya daha uzun olabilir. Böyle bir durumda yumurtlama günü hesaplanması şu şekilde yapılır: Adet döngüsünün uzunluğundan 14 gün çıkarılır ve bulunan rakam yumurtlama gününü belirtir. Örnek olarak 31 günlük bir adet döngüsüne sahipseniz 31-14=17. adet döngüsü günü yumurtlama gününüzdür. Bu hesaplama bazı kadınlarda adet döngüsünün istikrarlı olmaması veya yıl içinde zaman zaman değişmesi nedeniyle her zaman doğru sonuç vermeyebilir.

Kadınların bazıları yumurtlama günlerini belirgin bir şekilde sağ veya sol kasıkta kısa süren bir batma şeklinde hissederler. Batma şeklindeki bu ağrıya Almanca'da "mittelschmerz" adı verilir.

Yukarıdaki iki diyagramdan üstte olanı adet döngünüz boyunca olan hormonal değişiklikleri göstermektedir.

Östrojen hormonu tüm adet döngüsü boyunca nispeten sabit bir şekilde salgılanırken yumurtlama gününüzden yaklaşık bir gün önce bu hormonun kan seviyesi aniden yükselmeye başlar. Bu yükselmenin nedeni yumurtalıkta gelişmekte olan folikülün ürettiği hormon miktarının son derece artmış olmasıdır.

Östrojen hormonunun en yüksek seviyeye çıkmasıyla beyin folikülün çatlamaya hazır olduğu mesajını almıştır ve bir gün sonra yumurtlamayı sağlayıcı LH (luteinizan hormon) seviyesini en üst seviyeye çıkarır ve kısa zamanda yumurtlama gerçekleşir.

Yumurtlama gerçekleştikten sonra yumurtalıkta folikülün çatladığı yerde oluşan sarı cisim progesteron hormonu salgısı yapmaya başlar ve bu hormon kanda hızla artar.

Progesteron hormonu vücut ısısını artıran bir hormondur ve yukarıdaki iki diyagramdan altta olanında görüldüğü gibi "bazal vücut ısısı" az miktarda yükselir.

Yumurtlama gününüzü mutlaka doğru bir şekilde öğrenerek ilişkide bulunmak istiyorsanız en iyi seçenek LH (luteinizan hormon) adı verilen hormonun idrardaki miktarını belirleyen "yumurtlama çubuklarından" faydalanmaktır. Bu çubukları idrarınıza batırdığınızda size verdikleri mesajla yumurtlamanızın olacağı günü büyük bir doğrulukla öğrenmeniz mümkündür.

Yumurtlama gününün bazal vücut ısısını hassas bir şekilde ölçen termometrelerle de belirlenmesi mümkün olmakla beraber bu yöntem daha az güvenilirdir.

Salgı İnceleme Yöntemi ile Yumurtlama Gününün Belirlenmesi

Rahimağzından salgılanan mukus (mukus, "kaygan, yapışkan sıvı" anlamına gelir), adet döngüsü boyunca salgılanan hormonların (östrojen ve progesteron hormonları) etkisiyle döngünün farklı günlerinde farklı özellikler gösterir. Bu değişiklikleri anlayabildiğinizde yumurtlama gününüzün olduğu zamanı da doğru bir şekilde belirlemeniz mümkündür.
Günlük kontrollerinizde rahimağzı salgınızın özelliklerini işaret ve orta parmaklarınızı vajinanızın derinliklerine yerleştirerek belirlemelisiniz. Salgının bir kısmını parmaklarınızla toplayıp dışarı alabilirseniz işiniz daha da kolaylaşır.

Bakmanız gereken salgının kıvamı ve esnekliğidir: Elinize gelen salgı yumurta akı kıvamlı, beyaz-sarı renkli ve baş ve işaret parmaklarınız arasında çektikçe, yani parmaklarınızı birbirinden uzaklaştırdıkça uzama eğilimi gösteren bir özellik taşıyorsa ve vajinanızın "ıslak" olduğunu hissediyorsanız bu, yumurtlamanızın kısa süre önce gerçekleştiğini veya yaklaştığını gösteren en değerli bulgulardan biridir. Mukusun en bol olduğu ve kıvamının en fazla olduğu gün yumurtlama gününüzdür. Bundan sonra rahimağzı salgınız giderek bu özelliklerini yitirir.

ÖNERİ

Yumurtlama gününüzü gün gün hesaplayarak "zamanlı cinsel ilişkiye girmeyi" asla bir bir takıntı haline getirmeyin. Hamile kalmanın en ideal yolu eşinizle düzenli olarak haftada en az iki kez ilişkiye girmektir. İlişkiden birkaç dakika sonra vajinadan meni sıvısının geri boşalması normaldir. Geri gelen bu sıvı spermler çoktan yollarına koyulduklarından az miktarda sperm içerir.

İlişki sonrası başaşağı durma, bacakları yukarı kaldırma gibi manevralar rahim içine ulaşan sperm sayısını etkilemezler. Kadının orgazm olduktan sonra beyninden salgılanan endorfin adlı madde ("mutluluk hormonu") onun gevşemesini ve yatakta birkaç dakika huzurlu bir şekilde yatmasını sağlar ve bu süre sperm hücrelerinin kadının iç genital organlarına ulaşması için yeterlidir.

3. GEBELİK HAFTASI

Yumurtalıkta gelişen folikül çatladıktan sonra serbestleşen yumurta hücresi sıklıkla aynı taraftaki Fallop tüpünün saçakları tarafından içeriye alınır ve tüpün iç boşluğunda ilerlemeye başlar.Gebelik oluşabilmesi için yumurtlama gerçekleştikten sonraki ilk saatlerde yumurta hücresinin spermlerle karşılaşması gerekir. Bir yumurta hücresinin etrafını çok sayıda sperm hücresi kuşatmasına karşın bunlardan normalde yanlızca bir tanesi yumurta hücresi içine girmeyi başarabilir.

Fallop tüpünün saçakları sürekli hareket halindedir ve yumurta hücresi serbestleştiğinde hücreyi hemen içine alır. Fallop tüpünün içindeki tüycüklerin hareketleriyle hücre rahim içine doğru ilerlemeye başlar ve burada hazır bekleyen sperm hücreleri topluluğuyla karşılaşır. En güçlü sperm hücresi yumurta hücresi tarafından içeri kabul edilir ve “kapılar diğer spermler için kapanır”.

Sperm hücrelerinin vajinada başlayan yolculukları yaklaşık 10 saatte tamamlanır ve bu sürenin sonunda milyonlarca sperm hücresinden yalnızca çok az bir kısmı yumurta hücresini görme şansına erişir.

Yumurta hücresinin etrafında içeriye girmek için devam eden “savaş” yaklaşık 24 saat sürer ve bu süre sonunda yumurta hücresi “prensini” seçer ve onu içeri alır. Sperm hücresinin yumurta hücresinin içine girmesi yaklaşık 20 dakikalık bir çaba sonunda gerçekleşir. Diğer sperm hücrelerinin içeri girmesi artık söz konusu değildir.

Sperm hücreleri vajinaya ilk geldiklerinde burada doğal olarak var olan asit ortam ile savaş vermek durumundadırlar ve bu savaşta meni salgısının içinde bulunan asit nötralize edici maddeler onlara yardımcı olur. Vajinadan rahimağzı içine yumurtlama esnasında salgılanan progesteron hormonunun kolaylaştırıcı etkisiyle rahatlıkla geçen spermler önce rahim içine girerler ve buradan da Fallop kanallarının içine götüren girişi rahatlıkla bulurlar. Sperm hücrelerinin yollarını bulmasında yumurta hücresinin rolü büyüktür. Yumurta hücresi taşıdığı varsayılan negatif yük ile pozitif yüklü sperm hücrelerini kendisine doğru çeker.

Fallop tüpünün içine yönlendiklerinde sperm hücrelerinin anormal şekilli olanları, hareketsiz ve güçsüz olanları çoktan yarışı kaybetmişlerdir.

Yumurta hücresine ulaşan sperm hücreleri oransal karşılaştırma yapılacak olursa ortalama boyda bir erişkinin katettiği 4.5-5 kilometre kadar bir yol almış olurlar. Bu sperm hücreleri için uzun bir yoldur ve bu yolu katetmeyi en hızlı ve enerji deposu en fazla olanlar başarabilir.

Sperm hücreleri Fallop tüpü içinde hareket ederken tüp içinde bulunan sıvılar bu hücrelerin ilerlemesine yardımcı olurlar. İlginç bir şekilde aynı sıvı ve tüp içindeki tüycükler ters yönde hareket eden yumurta hücresi ile sperm hücrelerinin birbirlerine kavuşmalarına imkan vermek için aynı zamanda her iki yönde hareketi kolaylaştırıcı etki gösterirler.

Yumurta hücresinin içine girmeye aday sperm hücresinin baş kısmında bulunan eritici maddeler yumurta hücresinin nispeten kalın dış kabuğunu geçebilecek özelliklere sahiptirler.

Sperm hücresinin yumurta hücresinin dış kısmında içeriye girmek için erittiği bölge buradan başka bir spermin içeriye girmesine engel olmak için dakikalar içerisinde tamir edilir.

Sperm hücresi yumurta hücresine girdikten sonra yumurta hücresi negatif yüklü konumdan pozitif yüklü konuma geçer ve bu pozitif yüklü diğer sperm hücrelerini iterek bu hücrelerin artık seçimini yapmış yumurta hücresinden uzaklaşmasına katkıda bulunur.

Sperm hücresi içeri girerken kuyruğunu dışarıda bırakır. Bu olay uzaya gönderilen bir füzenin atmosferden çıkarken yükünü hafifletmek amacına yönelik olarak yakıt deposunu atma işlevine benzetilebilir.

Yumurta hücresi ile sperm hücresi arasındaki boyut ilişkisini bir gökdelenin içine giren bir kişi ile karşılaştırabiliriz.

Sperm hücresi içeri girdiğinde görevinin farkındadır ve getirdiği ansiklopedi ciltlerini (kromozomları) güvenle bırakacağı yeri aramaya başlar ve kısa zamanda yumurta hücresinin bilgi işlem merkezi olan hücre çekirdeğine ulaşır.

Hücre çekirdeğine ulaştığında kromozomların birleşme işlemi gerçekleşmeye başlar ve 23 adet kromozom içeren yumurta hücresi ile yine 23 adet kromozom içeren sperm hücresinin bilgileri kısa zamanda birleşir.

Yeni canlı oluşmuştur.

Genetik birleşme tamamlandıktan hemen sonra Fallop tüpünden rahim içine doğru olan yolculuk devam ederken, hücresel çoğalma da başlar. Bu çoğalmayla önceleri tek hücreden oluşan yeni canlının mikroskopik görünümü de değişime uğrar. 2, 4, 8, 16 hücre şeklinde oluşan çoğalma sonucunda ortaya çıkan yapıya mikroskopik görünümü nedeniyle morula (“dut”) adı verilir. Morula aşamasına gelen canlı hemen hemen rahim içine de ulaşmıştır.

Sperm hücreleri hem X hem de Y kromozomu içerebilirler. Yumurta hücreleri ise her zaman X kromozomu taşırlar.

Yumurta hücresinin içine girmeyi başarabilen sperm hücresi X kromozomu taşıyorsa yeni canlı dişi, Y kromozomu taşıyorsa erkek olur.

Yani bebeğin cinsiyetini belirleyen her zaman erkektir.

Yeni oluşan canlının kormozom kodu erkek ise 46, XY, dişi ise 46, XX olarak ifade edilir.

BEBEK CİNSİYETİ

Bebeğinizin cinsiyetini yediklerinizle, içtiklerinizle, belirli günlerde ilişkiye girmekle isteğinize bağlı belirleyemezsiniz.

Bazı meslek grupları, bazı etnik gruplar ve bazı iklimsel özellikler gerçekten de cinsiyeti belirlemede etkili olabilmektedir (geniş bilgi için tıklayın), bazı etnik gruplar ve bazı iklimsel özellikler gerçekten de cinsiyeti belirlemede etkili olabilmektedir (geniş bilgi için 4. haftaya bakınız), ancak bu özellikler doğa tarafından yönetilirler ve belirli bir gebeliğe adapte edilemezler.

Bu konuyla ilgili vaat veren ve vaadini yerine getirince sizden para talep eden kuruluşlar dahi olabilir, lakin zaten başarılı olma şansı %50 olan bu kuruluşlar vaatlerini yerine getiremediğinde para iadesi yapsalar bile yine karlı çıkarlar.

Günümüzde bebeğin cinsiyetinin bilinçli olarak seçilmesi yalnızca tüp bebek yöntemi kullanılarak yapılmaktadır. Tüp bebekle doğacak bebeğinizin cinsiyetinin belirlenmesi yöntemi yasal ve ahlaki olarak ancak belli bir cinsiyete bağlı doğacak çocuğun hasta doğmasının kesin olduğu tıbbi durumlarda uygulanır.

Çoğul Gebelik Nasıl Oluyor?

Yumurtlama esnasında bir ya da iki yumurtalıkta birden fazla sayıda yumurta hücresi olgunlaşır ve bu hücreler döllenirse çoğul gebelik meydana gelir.

Eğer döllenme iki ayrı sperm ve iki ayrı yumurta hücresiyle olursa çift yumurta ikizi oluşur. Bu bebeklerin cinsiyeti aynı olabileceği gibi farklı da olabilir, genetik yapıları birbirinden farklıdır ve birbirlerine ancak farklı zamanlarda dünyaya gelen kardeşler gibi benzerler. Tek bir yumurta hücresinin döllenmesi sonrasında bu döllenen hücrenin ikiye ayrılması ve ayrı ayrı canlılar olarak çoğalmasıyla ikiz oluşursa bu durumda tek yumurta ikizi söz konusu olur. Tek yumurta ikizlerinin genetik yapısı birbiriyle tamamen aynıdır. Bu yüzden de cinsiyetleri, kan grupları, saç, göz rengi gibi genetik olarak belirlenmiş özellikleri birbiriyle aynıdır.

4. GEBELİK HAFTASI

Sizden ve eşinizden gelen hücrelerin “tek vücutta birleşmesi” sonucu oluşan yeni canlı, yani bebeğiniz sizin ve eşinizin genlerinin harmanlanmasıyla oluşmuş, yani hem sizden hem de eşinizden esinlenerek tasarlanmış size benzeyen ancak sizden apayrı bir genetik yapıya sahip bir birey olarak aramıza katılmıştır.

Sağlıklı bir genetik yapı, sağlıklı bir yeni neslin en önemli belirleyicisidir.

BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Geçen haftanın başında yumurtlama gerçekleşti. Sperm hücreleri ile yumurta hücresi karşılaştı ve yumurta hücresi bebeğinizin genetik yapısının sizden kalan yarısını belirleyecek sperm hücresini seçti ve onu içeri aldı. Sizin 23 kromozomluk genetik maddeniz ile eşinizin 23 kromozomluk genetik maddesi birleşerek yepyeni bir genetik yapıya sahip bebeğinizin ilk hücresi oluştu. Zigot adı verilen bu hücre hızla bölünmeye başladı.

2 hücre, 4 hücre, 8 hücre ve 16 hücre şeklinde oluşan bölünme devam ederken Fallop tüplerinin içindeki yolculuk yeni canlıyı yerleşeceği rahim içine doğru götürdü.

Morula aşamasındayken rahim iç tabakasına ulaşan canlı artık blastosist olarak anılır. Bebeğinizi oluşturacak bu hücre topluluğu rahim iç tabakasına geldiğinde kendisi için en mükemmel yeri bularak bu haftanın başında buraya yerleşir. Çoğu durumda en mükemmel yer damarlanmanın en iyi olduğu rahim arka duvarının üst kısımlarıdır.

İmplantasyon ("yerleşme") gerçekleştiğinde bazı anne adayları lekelenme tarzında bir kanama görürler. Buna implantasyon kanaması adı verilir ve döllenmeden sonraki 3-7. günler arasında ortaya çıkar. Kanamanın nedeni aynen bir inşaat yapılmadan önce temel kazılması gibi, rahim iç tabakasında da "temel kazılması" ve bu esnada burada bulunan bir kılcal damara denk gelinmesidir.

Bu haftanın sonunda normal şartlarda adet kanamanızı bekleyecektiniz. Gebelik planladığınıza göre beklentiniz kanamanızın olmaması yönünde olacak elbette. "Acaba hamilemiyim?" diye meraklanmaya başladınız. Bu sorunun cevabını alabilmek için farklı seçenekleriniz var: Kanda beta HCG hormonu (bu hormon implantasyon gerçekleştikten sonra salgılanır) ölçümü henüz bu haftada dahi gebelik tanısı koyabilir. Ancak bu test kan alınmasını gerektirir ve nispeten pahalı bir testtir. İdrar testleri ise ucuz testlerdir ancak gecikme olduktan sonra doğru sonuç vermeye başlarlar.

Bu haftanın sonunda adet görmeyecek olsanız dahi aynen adet görecekmiş gibi belirtiler hissedebilirsiniz. Kadınların önemli bir kısmında yorgunluk, göğüslerde dolgunluk, uykuya eğilim, bel ağrısı ve ruh hali değişiklikleri henüz bu dönemde bile kendini gösterebilir. Kendinizde hiç bir değişiklik hissetmiyorsanız sabredin: Gebelik henüz yeni başlamıştır ve belirtiler henüz ortaya çıkmamıştır.

ERKEK BEBEK, KIZ BEBEK


Doğanın dengesinin korunması için doğan erkek bebek sayısıyla kız bebek sayısının birbirine eşit ya da en azından çok yakın olması gerekir. Bu yalnızca insan için değil eşeyli üreyen diğer canlılar için de geçerlidir.

İstatistikler (Avrupa ve Amerika) doğan erkek sayısının kız sayısına oranının 1.05 olduğunu gösteriyor. Bunun anlamı erkekler %5 oranında daha fazla doğuyor.

İnsanlar binlerce yıldır doğacak bebeklerinin cinsiyetlerini önceden belirlemek için bazı yöntemler uygulamaya çalışmışlardır. Çoğu toplumda eskiden beri ve belki şimdi bile mal ve mevkinin nesilden nesile aktarılabilmesi açısından ailelerde erkek bebeğin önemi büyüktür.

Erkek bebek için "yanıp tutuşma" o kadar ileri boyutlara varmıştır ki, insanlar bunu sağlamak için bilimsel yöntemler bile keşfetmişlerdir! Bunlardan en ilginci eski yunalıların sol testisi iple bağlama sonrası ilişkide bulunulduğunda erkek çocuk sahibi olunabileceği teorileridir. Bu teori daha sonra 18. yüzyılda daha da ileri götürülmüş ve Fransız soylularına dönemin bilim adamları tarafından erkek çocuk için sol testislerini aldırmaları bile önerilmiştir...

Bilimsel Veriler

Bazı yayınlarda anne adayının beslenmesiyle doğacak bebeğin cinsiyeti arasında ilişki saptanmıştır. Sodyum ve potasyumdan zengin beslenen anne adaylarının daha çok erkek çocukları, kalsiyum ve magnezyumdan beslenen anne adaylarının ise daha çok kız çocukları olmuştur.

Balıkçılıkla geçinen toplumlarda erkek/kız oranı daha yüksektir.

Alkollü içecek sanayinde çalışanların daha çok kızları olmaktadır.

1960-70'li yıllarda ineklerin daha çok gelişmesini sağlamak için östrojen hormonu verildiği dönemde kasapların daha çok kızları olduğu gözlenmiş, daha sonra ineklere testosteron verilmesiyle durum tersine dönmüştür.

Stresli işlerde çalışanların (savaş uçağı pilotları) daha çok kızları olmaktadır.

Büyük savaşlardan hemen sonra erkek bebek doğumunda büyük artışlar gözlenmektedir. Bu durum stresin azalmasına bağlı olabileceği gibi beslenme özelliklerinin değişmesine de bağlı olabilir.

Şizofrenili kadınların daha çok kız çocukları olmaktadır.

Multipl sklerozlu kadınların daha çok erkek çocukları olmaktadır.

Prostat kanseri gelişenlerle gelişmeyenler geriye dönük incelendiğinde prostat kanseri olanların daha çok erkek çocuklarının olduğu gözlenmektedir.

Batı Afrika'daki iki büyük kızamıkçık salgınının bitmesinden sonra erkek bebek doğumunda büyük artışlar gözlenmiştir.

Erkek anestezi uzmanlarının daha çok erkek çocukları olmaktadır (anestezi gazlarının etkisi?)

Erkek cinsiyeti belirleyen ve babadan geçen Y kromozomu daha hafif ve daha "güçsüz" bir sperm tarafından taşınır ve dış etkenlere oldukça duyarlıdır. Yukarıdaki veriler de toksik etkenlerin (alkol, stres hormonları, anestezi gazları gibi) Y spermlerini olumsuz etkileyerek çeşitli davranış şekilleri ve çeşitli meslek gruplarıyla doğacak çocuk arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin doğmasına neden olmaktadır.

Tümüyle eğlenmek için kullandığımız ancak ilginç bir şekilde çoğu kişide doğru çıkan Çin takvimi bu tahmin gücünü, spermlerin aylara göre oluşan mevsimsel değişiklikleri doğru görmesinden (ısı, nem gibi) alıyor olabilir mi?

BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Yukarıdaki elektron mikroskop resimlerinde en solda 4 hücreli aşama, ortada ise morula aşamasının erken dönemleri görülmektedir. En sağdaki resim ise bebeğinizin rahim iç tabakasına yerleşmeden hemen önceki durumunu göstermektedir. Burada hücre topluluğunun Zona Pelusida adı verilen hücre çeperinden kurtulmak için yaptığı “yumurtadan çıkma” (hatching) işlevi görülmektedir.

İmplantasyon, yani rahim içine yerleşme işlevi hücrelerden salgılanan rahim iç tabakasını eritici bazı maddelerle gerçekleşir ve kendini eriyen bölgenin içine gömen bebek, üzerinin de bir tabakayla örtülmesini sağlar ve kendini dış etkenlere karşı koruma altına alır.

Yerleşme tamamlandığında bebek beta HCG adı verilen hormonu üretmeye başlar ve bununla anneye “yerleşme işlemi tamam” mesajını verir.

Blastosist oluştuktan sonra hücre toplulukları hemen aralarında iş bölümü yapmaya başlarlar: Bebeğinizin vücudunu oluşturacak hücreler bir kenara, bebeğin beslenmesini sağlayacak hücreler diğer bir kenara çekilir ve aralarında amniyon boşluğu adı verilen geniş bir boşluk oluşur. Bebeğin beslenmesi işlevini üstlenen hücrelere trofoblast adı verilir. Bu hücreler İleride plasentayı oluşturacaklardır. Trofoblast hücreleri hemen en yakınlarındaki anneye ait kılcal damarlarla iletişim kurarlar ve anneyle bebek arasındaki ilk madde alışverişi başlar.

Bebeği oluşturacak hücreler ise embriyoblast adını alırlar. Bu hücreler bir yandan yolk kesesi adı verilen yapıyı, öte yandan organların gelişimini sağlayacak olan ektoderm, endoderm ve mezoderm adı verilen üç ayrı tabakayı oluştururlar. Üç tabakadan oluşan ve bebeğin ilk hali olarak tanımlanabilecek olan bu yapıya bir disk yapısında olduğundan embriyonik disk adı verilir.

ÖNERİ

Kanda beta HCG ölçümü yaptırarak henüz adet gecikmeniz olmadığı dönemde gebeliğinizi saptayabilirsiniz. Ancak başlayan gebeliklerin %60'ının kadın haberdar olmadan (yani adet gecikmesi olmadan) doğa tarafından "mükemmel olmadığı gerekçesiyle iptal edildiğini" aklınızda bulundurun. Zaten yüksek olan bu olasılık size denk geldiğinde ve hatta arka arkaya birkaç kez bu durumu yaşadığınızda gereksiz bir stres yaşayabilir ve "tekrarlayan düşükler" nedeniyle doktora koşturabilirsiniz. Kanda sadece kimyasal beta HCG ölçümü ile saptanan ve "kimyasal gebelik" adını verdiğimiz bu tür gebeliklerin kaybedilmesi tam anlamıyla düşük kabul edilmez.

Tıbbi bir neden yoksa (tüp bebek tedavisi gibi) gebelik tanısı için adet gecikmenizi bekleyin.

5. GEBELİK HAFTASI (4+0, 4+6. GÜNLER)

5. haftaya kadar geldiğiniz bu dönemde okumaya devam etmeden önce sizde oluşan değişiklikleri tekrar gözden geçirmek için aşağıdaki videoyu seyretmenizi öneririz...

Bu hafta adetiniz gecikti ve bu gecikmenin bir gebeliğe bağlı olduğundan ciddi bir şekilde şüphelenmeye başladınız. Hamile olduğunuzu öğrenmek için gebelik testi yaptırmaya karar verdiniz. Şimdi bu testlerin biraz ayrıntısına gireceğiz:

Eczaneden aldığınız testlerle yapacağınız idrarda gebelik testi negatif geldiğinde sonuç çok güvenilir olmayabilir. Zira bu testler kandan idrara geçen beta HCG hormonu belli bir seviyeye ulaşmadan pozitif sonuç vermeyebilirler. Bu test negatif çıkarsa ve siz hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız bir kliniğe baş vurmanızda fayda var. Burada doktor muayenesi olmaya gerek kalmadan gebelik testi yapılmasını talep edebilirsiniz. Kliniklerde kullanılan test kitleri daha hassas olduklarından hatalı şekilde negatif sonuç verme olasılıkları oldukça düşüktür.

Doktor önerisine göre kanda yapılan rakamsal beta HCG ölçümleri daha erken ve daha doğru sonuç verseler de bu testler pahalıdır ve kan alınmasını gerektirir. Bu nedenle bu testleri ancak doktorunuz önerirse yaptırın.

Ve işte beklediğiniz sonuç:

"PLANOTEST: (+) MÜSPET"

ANNE ADAYLARI DÜNYASINA HOŞGELDİNİZ!!


İdrar testiniz pozitif çıktığında bunun hatalı olma olasılığı oldukça düşüktür.

BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Bebeğiniz geçen haftanın sonunda rahim iç tabakasına yerleşti ve vücudunuza Beta HCG adı verilen hormon salgısını yaparak sinyaller göndermeye başladı. Bu hormon kanda normal şartlarda yalnızca gebelik olduğunda bulunan ve idrarda da saptanabilen bir maddedir.

Bu hafta adet görürseniz asla "Ben ne zaman gebe kalacağım?" endişesine kapılmayın. Korunmasız bir siklusta (adet döngüsünde) bir kadının gebe kalma şansı yanlızca %25'tir. İlk birkaç denemeden sonra kadınlar sıklıkla bu endişeye kapılırlar ve doktora koştururlar. Her kadının gebe kalma "hızı" farklıdır ve biz doktorlar genellikle 12 ay boyunca (yaşı ileri olanlarda 6 ay boyunca) düzenli bir şekilde ilişkide bulunulmasına karşın gebe kalamadığınızda bazı tetkikler başlatırız.

Dikkat: Hamile kalmakta aceleci davranırsanız kendinizi kısa zamanda gereksiz bir tüp bebek uygulamasının başrol oyuncuları olarak bulabilirsiniz. Sabredin...

Bazı durumlarda ise adet kanamanız gecikmesine rağmen gebelik testiniz menfi gelebilir. Bunun en muhtemel nedeni testin erken dönemde yapılması olmakla beraber gerçekten de adet kanamanız gebelik dışı bir nedene bağlı gecikmiş olabilir. Üreme çağındaki kadınlarda adet kanamasının gebelik dışında en sık gecikme nedeni ruhsal olaylardır.

Yumurtlama olgusunun beyindeki merkezi hipotalamus bölgesidir ve bu bölge beyin korteksi adı verilen ve duygu ve düşüncelerimizin oluştuğu beyin üst merkezinin sıkı denetimi altındadır. İleri derecede gebe kalma arzusu, ileri derecede gebe kalma korkusu, ruhsal stres, iklim değişiklikleri ve diğer birçok neden bu bölgenin hipotalamusa “adet gecikmesi” emrini vermesine neden olabilir.

Adet kanamanızın gebelik dışı bir nedene bağlı olarak geciktiği net olarak belirlendikten sonra “adet söktürücü” olarak tabir edilen ilaçlarla adet kanamanızın oluşması sağlanacaktır.

Adet kanamanızın ortaya çıktığı ilk gün eskimiş rahim iç tabakanız atılacak ve yeni adet döngünüz başlayacaktır.

Bu hafta hamile olduğunuzu öğrendiğinizde aklınıza geçen ay boyunca içtiğiniz ilaçlar, çektirdiğiniz bir röntgen filmi, katıldığınız "içkili-bol dumanlı" bir toplantı veya yaptığınız ağır bir egzersiz gelebilir. Doğa bu konuda şöyle demektedir: "Ben seni uyarmadan önce (adet kanaman gecikmeden önce) yaptığın şeylerden sorumlu değilsin, ancak ben sana adet kanamanı geciktirerek mesaj verdiğimde günlük yaşamında dikkatli olmalısın". Bunun tıbbi çevrimi "ya hep, ya hiç" kuralıdır. Adet gecikmesi olmadan önceki dönemde bebek henüz az sayıda hücreden ibaret olduğundan bebeğe zarar verebilecek bir etken tek bir hücreyi bile etkilese gebelik daha ileri gidemez. Gebelik devam ediyorsa etken (gecikme olmadan önceki dönem) gebeliğe hiç zarar vermemiş demektir. Bu bir kural olmakla beraber muhtemel istisnai durumlar için doktorunuza danışın.

Muhtemel Doğum Tarihinizi ve Gebelik Haftanızı Nasıl Hesaplayacaksınız?

Gebelik süresi Son Adet Tarihinizin ilk gününden itibaren ortalama 40 hafta veya 280 gündür. 38. haftanın başladığı gün ile 42. haftaya girilen gün arasında gerçekleşen doğumlar miyadında gerçekleşmiş olarak kabul edilir.

Gebelik haftanızı ve muhtemel doğum tarihinizi hesaplamak için elinize haftaları gösteren bir takvim alın ve Son Adet Tarihinizin ilk gününü bu takvime işaretleyin.

Bu tarihten elle sayarak 40 hafta ileri gittiğinizde muhtemel doğum tarihinizi bulacaksınız. Herhangi bir zamanda gebelik haftanızı hesaplamak için aynı takvimde bulunduğunuz tarihte kaç tam hafta ve bu tam haftanın üzerinden kaç gün geçtiğini elle sayarak hesaplayabilirsiniz.

Gebelik haftanızı ve Muhtemel Doğum Tarihinizi hesaplamak için sitedeki hesaplayıcıyı da kullanabilirsiniz.

Bu gebelik haftasında ultrason yapıldığında yandaki görüntü elde edilir: Birkaç milimetrelik bir gebelik kesesi.
Gebelik kesesinde gelişmekte olan bebeğiniz henüz görüntülenecek kadar büyümemiştir.Üstteki görüntü vajinal yoldan yapılmış bir ultrasonografiye ait görüntüdür. Bu haftada karından bakılan ultrasonografide gebeliğe ait yapıların görüntülenmesi zordur.

BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Bebeğiniz bu dönemde 0.2 - 0.4 milimetre uzunluğunda oval bir disk şeklinde ve organlar oluşmaya başlıyor.

Ektoderm adı verilen yapı beyin-omurilik, duyu organları ve sinir sisteminin tüm parçalarını, cilt, saç, tırnak, dişler, dış dünyaya açık tüm boşluklar (ağız içi, sinüsler, gözün kornea tabakası gibi) ve ter, meme ve gözyaşı salgı bezleri gibi dış dünyaya salgı yapan salgı bezlerini,
Endoderm adı verilen yapı: Sindirim sistemi ve aksesuarlarını (karaciğer, pankreas, safra kesesi), solunum sistemi, idrar torbası ve tiroid bezini,
Mezoderm adı verilen yapı ise kaslar, kemikler, lenf sistemi, dalak , kalp ve dolaşım sistemi, böbrekler ve üreme organlarını oluşturacaktır.

Hızla büyümeye devam eden bebeğinizin boyu bu haftanın sonuna doğru 1.5 - 2 milimetre olacak. Soldaki resimde bebeğinizin ilk gelişen organlarından biri olan kalbi ve koryon villusları aracılığıya madde alışverişi yapan vücut sapını görüyorsunuz. Vücut sapı daha sonra göbek kordonuna dönüşecek.

Kalp embriyoda ilk gelişen organ olarak bu haftanın ortasında atmaya başlayacak. Bir inşaat yapmaya başlandığında gerekli malzemelerin inşaat sahasına getirilmesi için ilk önce transport başlar. Benzer şekilde bebeğinizin kalbi atar ve oluşan ilk yollardan bebeğe gerekli malzemeler anne kanından buraya taşınmaya başlanır.

Embriyoya sıkı sıkıya bağlı olan yolk kesesi bu dönemde bebeğe ait kan hücresi üretiminden sorumludur ve diğer işlevleri henüz tam olarak çözülememiştir.

Bebeğin beyin ve omurilik dokusu bu haftanın başından itibaren nöral oluk boyunca gelişmeye başlamıştır. İnşaatın “şantiyesi” yani yönetim binası oluşmuştur.

İLK HAFTALARDA BESLENME

Birinci trimester (ilk üç aylık dönem) çoğu anne adayının bulantı, tiksinme, bazı kokulara aşırı duyarlılık, iştahsızlık gibi belirtiler yaşadığı bir dönemdir ve anne adayları bebeklerini yeterince besleyemedikleri endişesini taşırlar. Bu dönemde kendinizi herşeyi yemek için zorlamayın. Dikkatlice değerlendirdiğinizde bazı gıdaların size çekici geldiğini ve bunları rahatlıkla yiyebildiğinizi görebilirsiniz. Ağırlığı bu gıdalara verin. Aşırı bir beslenme bozukluğu olmadığı sürece (bu tür durumlar enderdir) bebeğinize zarar vermezsiniz. İlk trimesterdeki bu "sorunların" temel amacı aslında sizi toksik maddelerden korumaktır. Sigaradan nefret ettiğinizi görmek ne kadar güzel birşey değil mi? Beslenme bozukluğu sizi çok etkilerse doktorunuza mutlaka danışın.

Beslenme konusuna bu haftada geniş olarak yer verilemeyecek olmasına karşın bilmeniz gereken ilk şey günlük öğün sayınızı dört, hatta altıya çıkarmanızın size getireceği faydadır.. Bu önlem bir yandan midenizin aşırı dolmasını ve rahatsız olmanızı engelleyecek diğer yandan kan şekerinizin düşmesi sonucu oluşan “aşırı yeme” ihtiyacınızı frenleyecektir.

Sebze ve meyveler, protein, kalsiyum ve sıvı alımına özellikle dikkat etmelisiniz. Aşırı yağlı ve aşırı karbonhidratlı yiyecekler gereksiz kalori dışında fazla bir fayda vermezler.

Hamilelik döneminde çiğ etlerden (çiğ köfte, pişmemiş şarküteri ürünleri gibi) uzak durmalı ve yiyeceklerinizi iyi bir şekilde yıkamaya özen göstermelisiniz. Bunun nedeni bu yiyeceklerde bulunması muhtemel toksoplazma mikrobunun bebeğinize zarar verme ihtimalinin bulunmasıdır. Toksoplazmanın diğer bir bulaşma yolu da kediler olduğundan sokak kedilerinden uzak durmalı, kedinizin bakımını eşinize devretmelisiniz.

Ülkemizde pastörize edilmemiş sütlerle yağılan peynirlerin tüketimi yaygın bulunmamasına karşın yine de bilmeniz gereken, bu peynirlerin Listeria adı verilen bir bakteri taşıyabileceği ve bu bakterinin bebeğinize zarar verebileceğidir.

Maden suyu, soda gibi sıvıları almanızda bir sakınca olmamasına karşın kafein içeren içecekleri (kahve, kola,çay gibi) aşırı tüketmekten kaçınmalısınız. Güvenli üst sınır belli olmamasına karşın günde en fazla iki birim kafein içerikli içecek tüketmeniz yerinde olacaktır.

Alkol tüketimi konusunda ise veriler çelişmekle beraber bu madde içinde güvenli üst sınır belirlenememiştir ve bebeğinizin gelişmekte olan beyin hücrelerini öldürme özelliğine sahip bu maddeden tüm gebeliğiniz boyunca uzak durmalısınız.

Cinsel yaşamınızı doktorunuzun da önerileri doğrultusunda sürdürmenizde bir sakınca görülmemesine karşın bazı özel durumlarda (kanama, ağrı, düşük riski, erken doğum riski, enfeksiyon riski gibi) doktorunuz cinsel yaşamınıza kısıtlama getirebilir.

Bu hafta gebelikte beslenme, cinsellik, araç kullanımı, giyim kuşam gibi konularla ilgili hazırlanan aşağıdaki konuyu alt linkleriyle birlikte ayrıntılı olarak okuyun:

6. GEBELİK HAFTASI (5+0, 5+6. GÜNLER)

BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER


Gebelikte östrojen ve progesteron hormonlarının salgısında önemli değişiklikler meydana gelir ve hormonların günlük salgılanma miktarı ve hatta gün içindeki salgılanma hızı değişir. Bu değişikliklerin amacı sizi bedenen ve ruhen gebelik ve doğuma hazırlamaktır. Duygusal dalgalanmalar yaşıyorsanız bunun nedeninin hormonlardaki değişimler olduğunu bilmelisiniz.

Gebelikte salgılanan hormonların seviyesi arttıkça başta sabah olmak üzere gün boyu bulantı şikayetleriniz daha belirgin hale gelebilir. Geçen hafta belirtildiği gibi canınız bazı gıdaları çok çekerken, diğerlerinin adını hatırlayınca bile bulantı hissedebilirsiniz. Bazı anne adayları parfüm kokularından, bazı yemeklerin kokularından ve hatta ender durumlarda kendi eşlerinin kokularından bile rahatsız olacak duruma gelebilirler. Bunların normal ve geçici olduğunu bilmelisiniz.
Bulantıların sabah ortaya çıkmasının verdiği rahatsızlığı yanında bir avantajı da vardır: Sabah kalkar kalkmaz hamile olduğunuzu hatırlar ve yaşam tarzınızı gebeliğe uygun şekilde sürdürmeye devam edersiniz. Bulantılar gebelik hormonlarının iş başında olduğunun ve gebeliğin normal seyrettiğinin en önemli belirtilerinden biri olmakla beraber sağlıklı bebekleri olan ve hiç bulantı yaşamamış çok sayıda anne vardır.

Bulantılarınız sizin gıda almanızı tümüyle engelliyorsa alabileceğiniz önlemler ve doktor tedavisi konusunda bilgi almak için aşağıdaki linke tıklayın:
Gebelikte aşırı bulantı ve kusma>>

Hamileliğinizin bu döneminde bulantı dışında sık idrara çıkma, yorgunluk, uykuya eğilim, baş ağrıları gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Baş dönmesi de bu dönemin tipik belirtilerindendir. Yorgunluk ve uykuya eğilim, sizin vücudunuza gebelik öncesi dönemden olan "borçlarınızı" kapatmaya yönelik çalışan belirtilerdir. Fırsat buldukça uyumak bu belirtilerin daha hızlı kaybolmasını sağlar.

Gebeliğin erken dönemlerinden itibaren salgılanan hormonların etkisiyle meme uçlarınızda koyulaşma ve memelerinizde dolgunluk ve büyüme, beraberinde ağrı ortaya çıkabilir. Süt bezleri gerekli sinyali almış ve hazırlık yapmaya başlamışlardır bile. Memelerdeki dolgunluk size rahatsızlık veriyorsa sütyeninizi değiştirmeli ve memeleri alttan iyi destekleyecek size uygun bir sütyen kullanmalısınız. Sütyen kullanmama ise bu şikayetin daha da artmasına neden olabilir.

Sık sık acıkma da yine artan hormonların etkisine bağlı olarak ortaya çıkan diğer belirtilerdir. Rahiminiz büyümeye ve idrar torbanıza baskı yapmaya başladığından idrar torbanızın az miktarda dolması bile idrar yapma ihtiyacının uyanmasına neden olabilir. Bu yüzden daha bu gebelik haftasında bile sık idrara çıkma şikayetleriniz başlayabilir.

Doktorunuz bu haftada sizi gördüğünde Papsmear testi için bir jinekolojik muayene önerebilir. Papsmear testi jinekolojik muayene esnasında rahimağzından sıvı örneği alınması işlemidir ve tümüyle ağrısızdır. Alınan bu sıvının Patoloji Uzmanı tarafından mikroskop altında incelenmesi bu bölgede ileride kanser oluşturabilecek hücrelerin görülmesini sağlayabilir ve bu incelemeyle ek olarak rahimağzı enfeksiyonu tanısı konabilir. Tüm kadınlara yıllık olarak yapılması önerilen bu testin yapılma önerisini kabul etmelisiniz.

Çeşitli nedenlerle yine bu hafta doktorunuz size vajinal ultrasonografi yapmak isteyebilir. Jinekolojik muayene, Papsmear için örnek alınması ve vajinal ultrasonografi uygulaması bebeğinize zarar vermez. Bu tür uygulamalar gebeliğe zarar verseydi biz doktorların gebeliğin bu döneminde cinsel ilişkiyi de yasaklamaları gerekirdi. Doktorunuzun önerisi dahilinde olan özel durumlar hariç cinselliğinizi kısıtlamanız için bir neden yoktur ve özel bir durum oluşmadıkça bu öneri gebeliğinizin sonlarına kadar geçerlidir.

Bebeğinizin organ gelişiminin devam etttiği birinci trimesterde doktorunuz önermedikçe hiç bir ilaç kullanmamalısınız. Saç boyama, manikür gibi gerçekten ihtiyacınız olmayan şeylerden de kaçınmanızda fayda vardır. Alkol, uyuşturucu, sigara gibi bebeğinize zarar verebilecek alışkanlılardan tüm gebelik boyunca uzak durmalısınız.

Sigara kullanımı düşük riskini artıran bir durum olduğu gibi, ileri gebelik haftalarında erken doğum riskini artırır ve bebeğinizin doğum kilosunun “hakettiğinden” daha düşük olmasına neden olabilir. Kadınların çoğu gebelik hormonlarının etkisiyle sigaradan soğurlar. Eğer bu sizde gerçekleşmemişse bilinçli iradenizi kullanarak sigara içmekten ve sigara içilen ortamlarda bulunmaktan kaçınmalısınız.

Bu gebelik haftasından itibaren düşük belirtilerine karşı duyarlı olmalısınız. Kanama ve ağrı düşük tehdidinin en önemli belirtileridir. Her kanama ve ağrı düşük olacağı anlamına gelmemekle beraber gebelikte kanama miktarı ne olursa olsun mutlaka doktor muayenesi gerektiren bir durumdur. Çalışmalar sağlıklı bebek doğuran annelerin %30-40'ının gebeliklerinin herhangi bir döneminde kanama şikayetinden yakındığını göstermektedir.

Gebelikte sık görülen belirtilerle ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için tıklayın

Sigara kullanımının gebeliğiniz ve bebeğiniz üzerindeki olumsuz etkilerini biliyormusunuz?

DÜŞÜKLER

İlk haftalarda ortaya çıkan düşüklerin önemli bir kısmı durum sizin için ne kadar yıpratıcı olsa da bir amaca hizmet eder: insan neslinin sağlıklı kalması.

Doğa, anneden ve babadan gelen kromozomların (ve bunların yapıtaşları olan genlerin) yeni canlıda hatalı olduğunu saptadığında o gebeliği iptal eder ve çifte yeni bir şans vererek sağlıklı bir gebeliğin önünü açar. Sonraki deneme çoğu durumda başarıyla sonuçlanır. Nitekim yapılan çalışmalar erken gebelik haftalarındaki düşüklerin büyük kısmında nedenin anne ve baba adayının kromozomları sağlam olsa dahi, yeni başlamış gebelikte kromozom bozukluğu olduğunu göstermiştir.

Düşük yapan kadın ilk önce suçu kendinde arar ve "ağır kaldırdığı için", "eşiyle beraber olduğu için", "çok uzun süre ayakta kaldığı için", üstteki raftan birşey aldığı için" ve buna benzer yüzlerce nedenle düşük yaptığını düşünebilir. Bu sayılanlar gelişmekte olan bir canlının kaybedilmesi için çok "basit" nedenlerdir ve söz konusu olmaları olağan değildir. Nitekim biz doktorların eğitim gördüğü bilim kitaplarının hiç birinde düşük nedeni olarak bunlar yer almamaktadır.

BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Bu haftanın başında sizden bebeğinize oksijen ve besin maddelerini götürecek, bebeğinizden aldığı karbondiyoksit ve artık maddelerini size geri getirecek dolaşım sistemi olan plasenta işlev göstermeye başladı.

Trofoblast hücreleri (bebeği beslemekten sorumlu hücreler) rahim içine yerleşme esnasında rahim duvarının derinliklerine kadar inerek resimde görülen villus adı verilen parmaksı çıkıntıları oluştururlar. Bu çıkıntıların arasında bebeğe ait kan dolaşımı, villuslar arasındaki alanda ise size ait dolaşım sistemi vardır ve b

Paylaş:

YORUMLAR

Yorum Yaz