13 Aralık 2016 Salı

Faizci politikalar ve döviz kurları


Dr. Necmettin Çalışkan

Bir dolar kampanyasıdır gidiyor… Dilimin altındaki baklayı hemen çıkarayım. Bunun arkasından gene ne / neler gelecek diye merakla bekliyordum. Merakım giderildi. 
 
Ne mi oldu Ülkemizin uzun yıllardır tek problemi (!) olan Başkanlık Modeline geçiş için süreç adım adım ilerledi, sona gelindi. Görünen o ki, yıllardır olduğu gibi birkaç ay daha başkanlıkla yatıp başkanlıkla kalkacağız. Gerçi o da bitti mi evelallah bu necip millete yeni bir şeyler bulunur. 
 
Başka ne oldu Diyeceksiniz. Kime karşı niçin savaştığımızı bilmediğimiz Fırat Kalkanı'na bir kaç tümen daha asker gönderildi. 
 
Eh bu arada bilvesile Mavi Marmara davası düştü. Böylece one minute de tarih oldu. Havai fişekler Gazze'de mi Telaviv'de mi patladı Sorusuna yağdanlık dostlar bir çözüm üretir bence. Biliyorsunuz davanın düşmesinde tek suçlu savcı (!) imiş bunu da öğrendik. Geçen yıllarda televizyonlarda bir kokoreççi reklamı aklıma geldi. “Taabiii caanuum”. Biz de inandık!
 
***
 
Bu milletin 15 Temmuz'da ülkesine sahip çıkmasına benzer hava yaşıyoruz. Dolar kampanyasıdır almış başını gidiyor. Fakir fukara halk bir yarış içinde, dolar bozdurma telaşında. Ne hikmetse dolar bozdurunca döviz rezervleri artıyor ya neyse bu da ilginç bir durum.
 
Hatırlayacaksınız, 15 Temmuz'da 1 dolar sendromu yaşadık. Bir doları olan ilgili-ilgisiz herkes vatan haini muamelesi gördü. Şimdide ikinci dolar vakası. Bu defa da dolar bozduran herkes vatansever, bozdurmayan vatan haini ilan ediliyor!
 
Burada dikkat çeken husus şu; dolar bozduranların hemen hepsi alt gelir düzeyine sahip kişiler. Elindeki parayı döviz büfesine uzatıp Türk lirası ver diyor. Kimisi de dolar borçlanıp bozduruyormuş!
 
Yükü çeken bir başka kesim de küçük esnaf. İşaret fişeğini de cama yapıştırdığı duyurusuyla bir berber attı. 300 dolar bozduranı bedava tıraş edeceğini ilan etmesiyle başlayan süreç, dalga dalga pek çok sektöre yayıldı. Manav 500 dolar bozdurana ücretsiz meyve veriyor. Fırıncı yüz dolar bozdurana ücretsiz ekmek. 2000 dolar bozdurana bedava halı. 500 dolar bozduran lokantada yemek bedava.
 
Hâlbuki zar zor karnını doyuran, maaş gününü iple çeken, ay sonu bağ kur primlerini nasıl ödeyeceğim derdindeki garibanların yaptıkları fedakârlığa bakın. Bu millete, bu muamele reva görülmemeli.
 
Bu halkın böylece çok rahat manipüle edileceği görüldü. Korkarım yarın bir başkası da aleyhte bir kampanyayla bu halkı başka şekilde manipüle ederse neler olabilir acaba Üç manşette her şey altüst olabiliyor. 
 
Şu an itibariyle son bir ayda döviz artışıyla halk, yüzde 20 fakirleşmiştir. 2013 yılı Ocak ayında 1.75 olan dolar bugün 3,5 lira olmuşsa bunun anlamı; üç yılda halk yarı yarıya fakirleşti demektir.
 
***
 
Bu işlerin çözümü için ülkede sürdürülen ekonomik politikaların gözden geçirilmesi şarttır. Üretim ekonomisine geçilmediği sürece sadece yol, köprü, hastane, stadyum, müze yaparak bu ülkenin kendi ayakları üzerinde durması, bağımsız bir ekonomi sürdürmesi ve tabi ki doların düşmesi mümkün değil.
 
Yapılacak iş, üretime dayalı ekonomi modelini hayata geçirmektir. Herkesle kavgalı bir ülkede yatırım da olmaz, savaş endişesi var diye turist de gelmez. Müteahhitlerinize kimse iş vermez. Üretim olmadığı için ihracat olmaz. Mevcut ihracat da ithalata bağımlı olduğundan ihracat yapsan da derde deva olmaz. 
 
Borca dayalı tüketime endeksli faizci kapitalist ekonomik düzenle ancak bu kadar olur. Paranın gücü ülke ekonomisinin gücüyle ilgilidir. Bari millete yazık etmeyin.
Yani Türkiye İsrail barış anlaşmasını göz ardı edip mavi Marmara davasını savcıya ihale etmek ne kadar yanlış ise; döviz bozduran halktan ve beleş tıraş edecek berberden medet umarak dövizi kontrol etmek o kadar yanlıştır.
Paylaş:

YORUMLAR

Yorum Yaz