Yolun Sonu Görünüyor

20.03.2012 11:54:13

Her şey sil baştan… Türkiye siyaseti yepyeni bir döneme giriyor. 1997 yılında Başbakan Erbakan’a karşı yapılan post-modern darbe sonrası şekillenen iç siyaset bir yanda darbenin izlerini silmeye çalışırken, öbür yanda da kendisi ufak, ufak tasfiye olmaya hazırlanıyor.



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Her şey sil baştan… Türkiye siyaseti yepyeni bir döneme giriyor. 1997 yılında Başbakan Erbakan’a karşı yapılan post-modern darbe sonrası şekillenen iç siyaset bir yanda darbenin izlerini silmeye çalışırken, öbür yanda da kendisi ufak, ufak tasfiye olmaya hazırlanıyor. “yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan?” gibi anlamsız tartışmalara girmeden şunu belirtelim: 28 Şubatçılara açıkça taşeronluk yapan Mesut Yılmaz ve partisi ANAP nasıl siyasetten silindiyse, darbenin gölgesinde kurulan koalisyonlar nasıl dağılıp yok olduysa, darbecilerin zorbalıkla boşalttığı siyasi alana yerleşen iktidar partisi de muhtemelen aynı akibeti yaşayacaktır. Bu bakımdan 2014 ve 2015 yılları siyasi açıdan önemli gelişmelere sahne olmaya aday tarihi yıllar olacaktır. Önümüzdeki üç sene siyasi yaşamın en heyecanlı ve en önemli yılları olarak kayda geçmeyi fazlasıyla hak ediyor.

Bu düzen değişecektir. Çünkü son günlerde kulağa hoş gelen söylemler ve henüz neticesi alınmamış bazı eylemlerin dışında koskoca 10 yıl büyük oranda heba edilmiştir. Halbuki ana kadro elemanları18 yıldan beri birlikte hareket etmekteydiler. Hepsi aynı siyasi damardan gelmemiş olsa da kısm-ı ekseri 1994 yılından beri birlikte çalışıyorlardı. Alt kadroların durumu biraz farklı; onlar daha çok, oy desteği aldıkları ama siyaseten uzun vadeli yol yürümeleri mümkün olmayan merkezlere ihale edilmiş durumda. İleriye yönelik kendi elleriyle yetiştirmiş oldukları bir kadronun varlığı henüz söz konusu değil.

Bu duruma eklenecek muhtemel önemli gelişmeler ise şunlar olabilir:

1- Karizmatik kişiliğe ve tek adam anlayışına sahip olan başbakan tüzük gereği bir daha aday olamıyor. İktidar partisi bu dönemde içine kapanacak, iç sorunlarıyla boğuşacak gibi duruyor. Bu haliyle daha evvel almış olduğu ömür boyu seçilememe yasağını -birkaç yıllığına ödünç almış gibi- kendi elleriyle uygulamaya koyacaklar.

2- Başbakanla birlikte seçilmiş yerel ve genel kadronun büyük bir kısmı da yeniden aday olamıyor.

3- Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olup olmaması da bir muamma…

“Gençlik”, “Yenilik”, “Değişim” sloganlarıyla yola çıkan kadro sözlerini aşağıda aktardığımız şarkı eşliğinde birlikte uzun mesafeler katetti.

“Beraber yürüdük biz bu yollarda
Beraber ıslandık yağan yağmurda
Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda
Bana her şey seni hatırlatıyor”


Bu şarkı eşliğinde yol alan başbakan ve arkadaşları sanırız önümüzdeki dönemde şu türküyü söylemeye hazırlanacaklardır:

“Bana ne yazdan bahardan

Bana ne borandan kardan

Aşağıdan yukarıdan

Yolun sonu görünüyor”


Genç idiler, yaşlandılar. Yeni idiler, eskidiler. Değişim için yola çıktılar, değiştiler. Bu şekilde anlamsız hedefler uğruna ancak bu kadar koşulur. Eğer hareketin düşünce arka planı olsaydı ve de Medeniyet eksenine oturtulabilse idi o zaman bazı kesimler için “nice yıllara…” demek mümkün olabilirdi.

Biz inanıyoruz ki doğru istikametten ayrılmayan ve sabredenler zafere ulaşacaktır. Ancak zafer kendi kendine kapıyı çalarak içeriye girmez. Büyük cehd ve gayretler sonunda elde edilir.

Şartlara bağlı olmaksızın önüne çıkan dünyevi imkanlara hayır diyebilmiş olanlar yeniden sorumluluk almaya hazırlanacaklardır.

Şunu da çok iyi bilmekteyiz ki; muarızlar hiçbir zaman bizi boş bırakmayacaktır. Değerli şahsiyetler üzerinden davamıza saldırılar belki artarak devam edecektir. Ama bunların hiçbir kıymet-i harbiyesi olmaz inşallah. Bu arada bilhassa sorumluluk taşıyan herkes her zamankinden daha dikkatli olmak zorunda… Aşağıdan beklentimiz: Az daha sabır, biraz daha gayret. Yukarıdan beklentimiz: Az daha sükunet.

Bütün olumsuz şartlara rağmen sağlam kayalar gibi dimdik ayakta kalan Milli Görüşçüler bu güne kadar önlerine çıkan her türlü zorluk, sıkıntı ve meşakkati Allahın izni ile bertaraf ettiler. Belki imtihan giderek ağırlaşabilir. Hatta tahammül sınırlarını zorluyor da olabilir. Hepsi dışarıdan değil bir kısmı kendi taksiratımızdan da kaynaklanmış olabilir. Allahın izni ile bu bünyenin İmmün Sistemi oldukça güçlendi. Bünyeyi çökertmek isteyen tüm iç ve dış etkenlere karşı mükemmel bir dirence sahip oldu.

Öbür tarafta “yolun sonu” nu görenler akıllarınca bu tarafı da sonlandırmaya çalışacaklardır. Ama unutulmamalıdır ki bu topluluk ikinci kere yılanın deliğinde ısırılmayacak kadar şuurlu bir topluluktur.

10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,5 puan)/20
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
sinan leylak
k.eli

26.03.2012

Size hep alternatif olduğum için özür dilerim Sadrettin bey. Bugün rte miz 2023 ün cumhuriyetin 100. yılı diye subaylara sunum yapmış Demirel'imiz bile her kesime bu kadar taraf olmamıştır kullanmak için bundan daha iyisini bulamazlar
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Kadir TURAN
İstanbul

17.04.2012

Milli Görüş'ün başarısı Tayyip Erdoğan'ın siyaseti bırakması koşuluna bağlıysa eğer 40 yıldır hiç yol katedilmemiş demektidir. Bu yazı yenilmişlik psikolojisinin en açık tezahürüdür.
      Beğen (5)          Beğenme (2) 
İsminiz
Şehir

04.05.2012

akp, küresel güçlerce (abd-ingiltere) BOP kapsamında kullanılmak üzere kurdurularak iktidara getirilmiştir; 28 Şubat müdahalesinin asıl nedenlerinden biri de buydu. Bu nedenle, akp'nin miadı dolmadan iktidardan düşmez; ne zamanki miadı doldu inanın Mübarek gibi, Kaddafi gibi bir son bekliyor. Tabi esas olan Türkiye'ye ve islam ülkelerine olacak...Erbakandan sonra Milli Görüş camiasında büyük bir feratsizlik, dirayetsizlik, ihlassızlık yaşanıyor; adeta akp çizgisine kayma var...
      Beğen (7)          Beğenme (9) 
ihtiyar delikanlı
Gaziantep

23.03.2012

Eğer AKP misyonunu tamamlamamış ise ki öyle görünüyor,Milli Görüşçülerin daha uyanık ve daha aktif olmaları gerekiyor.Hiç tüzük değiştirmeden başbakana çok sadık birini bir dönemliğine seçtiripbaşbakanlık koltuğuna oturtulur başbakan bir dönem istirahat eder tıpkı putin gibi ondan sonra görevini tamamlamak için tekrar gelir.AKP tüzüğü üç dönemden sonra bir daha aday olamaz diyor.Arada bir boşluk olursa kim ne diyebilir veya Başbakan bağımsız seçilemez mi seçilir AKP gurubu da onu başbakan yapar.
      Beğen (1)          Beğenme (2) 
bekir
ist.

24.03.2012

Karaduman kardeşimiz iyi yazmış fakat çok fazala katılamayacağım.Sebebi ise siz bu ülkede tüzük falan işe yaradığını mı düşünüyorsunuz.Yani şunu demek istiyorum.Seçim olup Sayın Abdullah gül başbakanlıktan indirilip ve aynı zaman da başbakan siirtte sanki özel seçim yapılıp Başbakan olduğu bir ülkede hangi tüzükten bahsetmek mümkün Moralınızı ve moralımızı yine çok yüksek tutuyoruz fakat Kısaca tuzuk müzük hikaye vesselam.Allaha emanet olun herşeye rağmen yazınız güzel! Teşekkürler......
      Beğen (3)          Beğenme (2) 
Mustafa Balkaya
Sarıyer.İstanbul

17.04.2012

Gayet güzel bir olmuş elinize kaleminize sağlık..

dediğiniz gibi onlar sona yaklaşırken bizleride paçamızdan çekmek çalışıyorlar ama yemez artık aynı hataya düşmeyeceiğiz inşallah
      Beğen (2)          Beğenme (2) 
Efsane
İstanbul

25.03.2012

Bizler inançlı insanlarız Elhamdülillah.Biz inanıyoruz ki,Hak davada sabredersek ve gayret gösterirsek Allah(cc)bize yardım edecektir.Allah(cc)bize yardım edersede ancak biz galiz galiriz.Allah-u Ekber.
      Beğen (6)          Beğenme (0) 
hasan çelik
Şehir

24.03.2012

selamunaleyküm Aşağıdan sabır bekliyorsunuz gözümüzle görüp kulağımızla işittiğimiz haksızlıklar ( iftiralar ) karşısında susmak bizi ALLAH indinde sorumlu kılmazmı hayırlı günler
      Beğen (3)          Beğenme (1) 
HASAN ÇELİK
TRABZON

23.03.2012

SELAMUNALEYKÜM AŞAĞIDAN SABIR İSTİYORSUNUZ GÖZLERİMİZLE GÖRÜP KULAKLARIMIZLA İŞİTTİĞİMİZ HAKSIZLIKLARA ( İFTİRALARA ) SUSMAK BİZİ ALLAH İNDİNDE SORUMLU KILMAZMI HAYIRLI GÜNLER
      Beğen (0)          Beğenme (1) 
Metin Hasırcı
İst.

01.04.2012

Muhterem Sadri Beyefendi;güzel bir yazı ile Milli görüşçülerin gayretini ziyadeleştiriyorsunuz. Sağ olunuz. Siyaset kendini dış dünya'ya ülkeyi savunabilmek için evvel emirde milli koalisyon ihtiyacı içindedir. Bağımsızlık anlayışının Milli koalisyona şiddetle ihtiyacı vardır. Bu ülkenin en asgari müştereki vatanseverliktir. Ülke siyaseti,global kapitalist siyasetin kabullenildiği duruma düşmüştür. Ahali sessiz ve şaşkındır. Son günler bizi de şaşırtmıştır. İç huzur sağlanmalıdır.Fiemanillah.
      Beğen (3)          Beğenme (2)