ARADIĞINIZ TÜM KİTAPLAR BİR TIK ÖTENİZDE

Sınır komşumuz Suriye'de ayaklanmalar, halkın reform talepleri ve bu konuda yaptıkları protestolar dördüncü ayına girmiş bulunmaktadır. Suriye Baas idaresi ve Beşşar Esad rejimi halkı, halkın haklı talep ve reform isteklerini dinlemek yerine, onlarla restleşmeyi, inatlaşmayı ve olayları yokuşa sürmeyi tercih etmiştir.

Dışarıdan gelen bütün dostane tavsiye ve temenilere bigane kalan veya "böyle yapmaya zorlanan" Beşşar Esad, zaman, zaman "reformları gerçekleştireceği" sözünü vermiş ama hiçbirini tutmamıştır. Böylece de komşuları, dostları ve müteffikleri nezdinde kredisini yitirmiş ve "Sözünden dönen veya verdiği sözü istese bile yapamayan" bir lider durumuna düşmüştür. Kendine duyulan güven ve saygıyı yitirmiş artık "istenmeyen adam" olmuştur.

Suriye'de Beşşar Esad kendi halkını hakir görmüş, haklı talepleri dinlememiş ve daha da ileri giderek, halkının üstüne ordusunun tanklarını göndermiştir. Tanklar protesto gösterisi yapanlara ateş açmışlardır. Ülkede göz altına alınanlar çok artmış, işkence altında ölenlerin sayısı hızla kabarmıştır. Devlet tam bir terör estirmiş ve baskı yolu ile halkı sindirme yolunu seçmiştir. Ramazan'ın başlamasından bir gün önce, Hama ve Deir Ezzor'da 150 kadar insan öldürülmüştür.

Hama'da bu durum ikinci defa yaşanmaktadır. 1982 tarihinde o zamanın lideri Beşşar'ın babası Hafız Esad ve amcası devlet güçlerini kullanarak Hama'da 30.000 yakın kişinin katledilmesine sebep olmuşlardır. Ama bugün durum çok başkadır. Ortadoğu'da başlayan ve genişleyen "Arap Baharı" ve beraberinde getirdiği özgürlük ve demokrasi havası artık kitleleri daha demokratik rejimler istemeye, daha çok insan haklarına önem vermeye itmiş bulunmaktadır. Kısacası zaman ve dünya değişmiştir, Dünya 30 yıl öncesinin dünyası değildir.

Suriye'yi yöneten köy mafyası

Suriye'de istikrar demek, Esad ailesinin yönetimini sorgusuz sualsiz kabul edip, baş eğmek ve körükörüne onlara sadık olmak anlamına gelmektedir. Diğer ülkelerdeki istikrar anlayışı, Suriye'den tamamen farklıdır.

Baas Partisi ile iktidara gelen, bütün önemli kilit noktalara kendi kardeş ve akrabalarını yerleştiren Hafız Esad, Suriye'de tam bir diktatörlük kurmuş olup, etrafını, kendisinin de ait olduğu Nuseyri inancındaki kişilerle donatmıştır. Bu % 9'luk azınlık 30 yıldır Suriye'yi tam bir "mafya düzeni" ile yönetmektedir. Kendilerine karşı çıkan, ülkede daha eşit haklar isteyen, ülke yönetiminde söz sahibi olmak isteyenleri de insafsızca ezip, yok etmişlerdir. Bunun en büyük örneği, Hama'da 1982'de yapılan katliamdır.

Suriye yönetimi ve "derin devleti" aslında aynı bölgeden ve hatta aynı köyden gelen kişiler olup, akraba ve hısım bağları ile de birbirlerine bağlıdırlar. Kendilerine göre kurallar (devletin kanunları değil) ile ülkeyi yönetmekte, tehdit, şantaj ve ölümle (tam mafya usulü) kitleleri sindirmekte ve ülkenin bütün zenginliklerinden yararlanmaktadırlar.

Dolayısı ile halktan gelen reform talepleri, bu grupta kendi kazanç ve makamlarının azalacağı korkusuna yol açmıştır. Ülkenin % 90'ına yakın olan Sünni nüfusun, ülke yönetiminde yer almasını, söz sahibi olmasını, bu azınlık idaresi bir türlü kabul edememektedir.

Suriye'de gerçek tablo:

1- Suriye'de rejim halkın demokratik protestolarını tam bir şiddetle ve hırsla bastırmaya çalışmıştır. Kısacası, durumu gerektiği gibi idare edememiştir.

2- Hiçbir zaman bir diyalog yolu aranmamış, halka karşı şiddet, işkence ve saldırı metodları kullanılmıştır.

3- Suriye idaresi ve Beşşar Esad olaylar karşısında büyük bir şaşkınlığa uğramıştır. Nedense halkın talepleri ve protestoları onlar için büyük bir sürpriz olmuştur. Sivil halkın ölümü karşısında da son derece insafsız ve küstah bir tavır takınmışlardır.

4- Beşşar Esad, olayları tam bir fiyasko içinde idare etmiştir. Verdiği sözü tutamayan, sürekli fikir değiştirip, sonunda bildiğini okuyan bir lider görüntüsü oluşturmuş, "Güvenilirliğini" yitirmiştir.

5- Baas Partisi de tamamen halkın gözünden düşmüş durumdadır. "Toplumun ve devletin lideri ve öncüsü" olarak tanımlanan bu partiye herkes, artık, içi tamamen boşalmış, çürümüş, sadece bir şekil ve kabuktan ibaret kalmış bir nesne gözü ile bakmaktadır.

Baas Partisi son yıllarda sadece kendi menfaatlerini gözeten, toplumda rüşvet ve bozuk düzenin yaygınlaşmasına sebep olan bir kuruluş olarak şöhret yapmış bulunmaktadır.

6- Devlet mekanizması kendi halkı ile düşman hale gelmiştir. Son yaptıkları katliamlar, olayları daha da gergin hale getirmiştir.

7- Muhalefet, zaaf içindedir: Son derece bölünmüş ve birlikten uzaktır. Aralarında ne fikir birliği ve ne de hareket, hedef birliği mevcuttur. Sadece birbiriyle geçinemeyen, değişik "muhalefet grupları" mevcuttur. Birbirine yardım etmek yerine, çekişmeye çalışmaktadırlar. Bu da son derece zayıf bir muhalefet cephesi oluşturmaktadır.

8- Beşşar Esad'ı tutan o % 9 arasında bile ona karşı çıkan ve artık kararlarına güvenmeyenlerin sayısı artmış bulunmaktadır.

9- Türkiye halkı ve idaresi, Beşşar Esad başa geçtiği zaman onu çok olumlu karşılamış ve bu iyi eğitim görmüş, kibar tavırlı genç lideri son olaylara kadar desteklemiş bulunmaktadır. Her zaman dostane tavsiyeleri ile ona yardımcı olmaya çalışmıştır. Zaman içinde, Beşşar Esad'ın, aynen Hafız Esad tarzına dönüşmesi, hem halkı ve hem de bölge için zararlı olmaya başlaması karşısında, Türkiye de ondan desteğini çekmiş bulunmaktadır.

10- Türkiye, Suriye'de elbette istikrarı arzu etmektedir ama bu istikrar, mezar sessizliğinin istikrarı olmamalıdır.

Suriye'yi "mahv"a doğru sürükleyen Beşşar Esad yönetiminin (köy çetesinin) yıkılması ve Beşşar Esad'ın da gitmesinin artık zamanı gelmiştir.

TÜM KİTAPLARI EN UYGUN FİYATA BULABİLECEĞİNİZ TEK ADRES



       
(3,6 puan)/6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500