Hz. Ümmü Seleme (R.A) Hayatı, mücadelesi, Evliliği, Ticareti

19.05.2011 12:11:41

Köklü iman, güzel ahlak ve üstün faziletler hususunda Ümmü Seleme (radıyallahu anha) parmakla işaret edilen şahsiyet olarak ortaya çıkmaktadır.



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Köklü iman, güzel ahlak ve üstün faziletler hususunda Ümmü Seleme (radıyallahu anha) parmakla işaret edilen şahsiyet olarak ortaya çıkmaktadır. Hak yolda sebat etme, sınırsız cömertlikte bulunma, sağlam inanca azimle sarılma ve din düşmanı müşriklerin ezalarına katlanma hususunda çoklarına örnek oldu.

Ümmü Seleme (radıyallahu anha) cömertlik sahasında sınır tanımayan bir aileden gelemektedir. Babası, cahiliye döneminde “Yol azığı” olarak adlandırılıyordu. Onlar yolculuğa çıktığında yol azığı olmayan başka insanlar da onlara katılır, onlarla birlikte yolculuk ederlerdi. Onların azık ihtiyacını da onlar karşılardı.

Ne güzel bir tavır! Nefislerde yer etmiş köklü Arap cömertliğini gösteren bir tavır. İyiliğe doğru koşuşan ve hayrı insanlara ulaştırmaya çalışan bir tavır.

Ümmü Seleme (radıyallahu anha) babasını muhtaçlara yardım ederken, düşeni kaldırırken, sabah akşam malını infak ederken gördü. Onun adı herkesin dilindeydi. Uzak yakın herkes onun cömertliğini biliyordu. İşte Ümmü Seleme (radıyallahu anha) cömertliği ve hayır işlerinde yarışmayı ondan öğrendi.

Kerem Sahibi Aile

Ümmü Seleme Hind binti Ebu Ümeyye (radıyallahu anha) dürüst bir çevrede ve fazilet sahibi bir aile içinde büyüdü. Ailesinin her biri fazilet, şecaat ve cömertlik hususlarında bir numaraydı.

Kocası: Abdullah b. Abdü’l Esed el Mahzûmi (radıyallahu anh) Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in halasının oğluydu. İslama ilk girenlerdendi. On kişiden sonra Müslüman oldu. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in süt kardeşiydi.

Abdullah (radıyallahu anh) Ümmü Seleme (radıyallahu anha) ile evlendi.1 Önce Habeşistan’a, sonra da Medine-i Münevvere’ye hanımıyla birlikte giden ilk kişidir.

Bedir ve uhud savaşlarına katıldı. Uhud’da yaralandı. Daha sonra Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu hicretin dördüncü yılında Safer ayında Esed oğulları üzerine seriye komutanı olarak gönderdi. Oradan geri döndüğünde önceki yarası nüksetti ve aynı yılın Cemaziye’l ahire ayında vefat etti.

Seleme; Ümmü seleme (radıyallahu anh)’ın oğlu. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in terbiyesinde büyüdü.

……..

1 Abdullah’ın vefatından sonra Ümmü Seleme Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile evlendi.

…….

İbni Abdi’l Ber şöyle diyor:

Seleme (radıyallahu anh) Ebdülmelik b. Mervan dönemine kadar yaşadı. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den rivayet ettiği bir hadis ezberlemedim.

Ömer; Ümmü Seleme (radıyallahu anha )’nın oğlu Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat ettiğinde dokuz yaşındaydı. Hicretin ikinci yılında Habeşistanda doğdu. Ali (radıyallahu anh) ona Fars ve Bahreyn beldelerinde valilik görevi verdi. Hicretin seksen üçüncü yılında Abdülmelik b. Mervan döneminde Medine’de vefat etti.

Zeyneb; Ümmü Seleme (radıyallahu anha)’nın kızı. Habeşistanda doğdu. İsmi Berre idi, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona Zeyneb ismini verdi. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest alırken yanına gitmişti. Küçük bir kız çocuğuydu. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona su attı. Bu sebeple yüzünün güzelliği yaşlandıktan sonra da gitmedi. Abdullah el Esedi ile evlendi.

Ondan çocukları oldu. Zamanının üstün kişileri arasındaydı.

Bu üç çocuk Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in himayesinde büyüdü. Nübüvvet ahlakını yakından müşahede ettiler. Zira Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) her şeyde onlar için bir modeldi. Güzel ahlakta, düzgün istikamette, şefkat ve merhamette, hayır ve hasenatı sevmede…

Üçü de hayır hasenatı seven ve iyilik yapmayı alışkanlık edinene kişiler olarak yetiştiler. Zira peygamber yolu bu idi. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onları hilm ve şefkat ile yetiştirmişti. Onlara en güzel nasihatleri yapmış ve onları merhametle terbiye etmişti. Onları fazla unsurlar olarak görmemiş ve kendi haline bırakmamıştı. Kemal mertebesine nail oluncaya ve Allah azze ve celle’nin şeriatına kuvvetle bağlanıncaya kadar onlarla ilgilenmişti.

Allah Yolunda Hicret


İslam daveti Mekke-i Mükerreme’de yayılmaya ve kokusu oradaki evlere girmeye başlamıştı. Aklı selim sahibi ve güzel ahlak sahivi kişiler Allahu Telalnın dinine girmeye başladılar. Kainatın tek bir yaratıcısı olduğuna ve insanın ibadet için yaratılmış olduğuna iman ettiler. Ne var ki Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in davetine bazı kişilerin iman etmesi Kureyş’in resilerini kızdırdı. Onlara çeşitli işkenceler yapmaya başladılar. Dövdüler, sövdüler, aç bıraktılar, iktisadi boykot uyguladılar ve daha nice nice işkenceleri tatbik ettiler. Ancak onların bu faaliyetleri netice vermedi. Tam tersi Müslümanların dinlerine bağlılıkları arttı. Bela ve sıkıntılara tahammül ettiler. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kendilerine izin verinceye kadar Allah yolunda sabrettiler.

Ümmü Seleme de Habeşistan’a ilk hicret edenler arasındaydı. On iki erkek ve dört kadından oluşan muhacirler iki gemiye binmiş gidiyorlardı. Tarih, peygamberliğin beşinci yılını ve Recep ayını gösteriyordu.

Birkaç ay sonra muhacirler Kureyş’in Müslüman olduğunu zannederek geri döndüler. Ne var ki müsşriklerin Müslümanlara karşı işkenceleri artmıştı. V onlara ikinci defa izin verdi. Bu sefer muhacirlerin sayısı seksen üç erkek ve on dokuz kadındı.

Müslüman muhacirler Habeşistan’da güven duydular. Bu hususta Ümmü Seleme (radıyallahu anha) şunları söylüyor:

“Habeşistan’a gittiğimizde Necaşi bizi iyi karşıladı. Dinimiz hususunda güvende olduk. Allah’u Telal’ya ibadet ettik. Eziyet görmedik ve hoşlanmadığımız bir söz işitmedik.”

Müslümanların vatan hasreti artmıştı. Zira onlar orada doğmıuşlar ve onun bağrında büyümüşlerdi. Çocuklukları orada geçmişti. Evlerini barklarını orada bırakmışlardı. Gurbet kederden ibaretti.

Ebu Seleme hanımıyla birlikte Mekke’ye döndü. Ancak onlar bu defa Kureyş’ten önceye nazaran daha fazla işkence görmeye başladılar. Karı koca hicret için hazırlandılar. Bu defaki hicret Medine’ye idi. Akabe biatinden yaklaşık bir yıl önceydi. Ümmü Seleme (radıyallahu anha) bu hicrette yaşadıkları olayları anlatıyor:

Ebu Seleme Medine’ye hicret etmeye karar verince devesini hazırladı ve beni ona bindirdi. Oğlum Seleme’yi de kucağıma verdi. Sonra devenin yularını tutarak hareket etti. (Ümmü Seleme’nin mensubu olduğu) Muğireoğullarından bazı kişiler onu görünce koştular ve “Bunu zorla nereye götürüyorsun? Kız kardeşimiz olduğunu bilmiyor musun? Onu başka beldelere götürmene misaade eder miyiz?” dediler. Devenin yularını elinden aldılar. Beni de alıp götürdüler. Bunun üzerine Ebu Seleme’nin mensubu olduğu Ebdü’l Esedoğulları sinirlendiler ve:

“Adamımızın hanımını elinden aldınız. Buna ses çıkarmadık. Ama Allah’a and olsun ki onun oğlunu size bırakmayız” dediler. Oğlum Seleme’yi çekiştirmeye başladılar. Çocuğun kolu çıktı. Sonunda Abdü’l Esed oğulları onu alıp götürdüler. Beni de Muğire oğulları kendi yanlarında alıkoydular. Kocam Ebu Seleme Medine’ye gitti.

Beni kocamdan ve oğlumdan ayırmışlardı. Bir yıl ya da bir yıldan daha az her sabah Ebhata gidiyor akşama kadar ağlıyordum. Bir gün amcaoğullarından biri yanıma geldi, beni o halde gördü ve bana acıdı. Muğireoğullarına:

“Bu zavallıyı daha ne zamana kadar buırada tutacaksınız? Onu çocuğundan da ayırdınız” dedi. Bunun üzerine bana:

“Dilersen kocanın yanına git” dediler.

Abdü’l Esed oğulları da çocuğumu bana verdiler. Deveye bindim. Çocuğumu kucağıma aldım. Sonra da kocamın yanına gitmek üzere Medine’nin yolunu tuttum. Yanımda bir Allah’ın kulu yoktu. Kendi kendime “Medine’ye beni götürecek birileri ile karşılaşırım inşallah” dedim.

Ten’im1 mevkiine geldiğimde Abdü’d Dâroğullarından Osman b. Talha ile karşılaştım. Bana:

“Ebu Ümeyye’nin kızı nereye böyle?” diye sordu.

“Medine’ye kocamın yanına gidiyorum” dedim.

“Yanında kimse yok mu?” dedi.

“Hayır. Allah’tan ve bir de şu oğlumdan başka kimse yok” dedim.

“Böyle yapayalnız derdin ne!” dedi.

Devemin yularını tuttu, Medine’ye doğru hareket etti. Allah’a and olsun ki Araplar arasından ondan daha asil biri ile yolculuk etmedim. Konak yerine vardığımızda devemi çöktürüyor, sonra geri çekiliyordu. Ben deveden inince de onu alıyor bir ağaca bağlıyordu. Sonra da bir ağacın altına çekiliyor, onun altına uzanıyordu. Yolculuk vakti geldiğinde de devemi hazırlıyor, yükünü yüklendikten sonra geri çekiliyor ve:

“Ben” diyordu. Ben binince de gelip devenin yularını tutuyor ve diğer menzile varıncaya kadar beni böylece götürüyordu. Medine’ye varıncaya kadar böyle yaptı. Kuba’daki Amr b. Avf oğulları köyüne vardığımızda:

…….

1 Ten’im, o günkü Mekke’den üç mil uzaklıktadır. Şimdi Mekke’nin bir mahallesidir.

…….

“Kocan bu köyde, Allah’ın bereketiyle oraya git” dedi, sonra da Mekke’ye geri döndü.

Mübarek Evlilik

Doğru sözlü biri olduğunda kişinin kendisinden söz etmesi ne kadar da güzel! Ümmü Seleme (radıyallahu anha)’ya kulak verelim, bakalım Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile olan evliliğini nasıl anlatıyor:

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in:

“Müslümanlardan bir kimse musibete uğradığı zaman “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun” der, sonra da “Allahım! Bu uğradığım musibetin mükafatını ihsan et ve beni ondan daha hayırlısına nail eyle” diye dua ederse, muhakkak ki Allah ona ondan daha hayırlısını verir” buyurduğunu işitmiştim. Ebu Seleme vefat edince:

“Ebu Seleme’den daha hayırlı kim var ki? İlk hicret eden ev onun evi değil mi?” dedim. Sonra o duayı okudum. Allahu Teala da bana ona mukabil Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i nasip etti.”

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona dünürcü olarak Hatıb b. Ebi Beltea’yı gönderdi. Ümmü Seleme bu teklifi reddetmemekle birlikte çekingen davrandı. Rasulullah bu tereddüdünün sebebini sorunca Ümmü Seleme; yaşlı, çocuk sahibi ve kıskanç oluşunu sebep gösterdi. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

“Kıskanç olduğunu söylüyorsun, bunu gidermesi için Allah’a dua edeceğiz. Yaşlı olmana gelince; bu mesele değildir, ben senden bir yaş hada büyüğüm. Çocuklar da Allaha ve Onun Rasulüne aittir.” Şeklinde karşılık verdi.1

Mübarek evlilik tamamlanınca Ümmü Seleme (radıyallahu anha) sayılayamayacak kadar çok onca şereften sonra bir de müminlerin anası oldu ve önemli bir konuda yükseldi. Çünkü o artık Allah Rasulünün hanımı idi.

Ümmü Seleme, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) den çok itibar gördü. Zira o, ahlakında ve istikametinde önder bir peygamberde. O, şefkatli bir kocaydı. O, iltifatkar bir kişiydi. Güzel ahlak sahibiydi. Edep, şefkat ve muhabbet membaıydı. En olsun meyveler onun evinde olgunlaşmıştı.

Üstünlük ve Faziletleri

Ümmü Seleme (radıyallahu anha)’nın iman, vera, ihsan ve infak semasında parlayan bir yıldız gibiydi. Etrafına mutluluk ve neşe saçıyordu. O nübüvvet evinin gölgesinde yaşıyordu.

Ümmü Seleme (radıyallahu anh)’ın haiz olduğu üstünlükler şunlardır:

O, Ehl-i Beyt’tendir.

…..

1 Müslim 918

…….

Amr b. Şuayb, Ümmü Seleme’nin kızı Zeyneb’in yanına gittiğini ve onun da kendisine şu hadisi rivayet ettiğini naklediyor:

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ümmü Seleme’nin yanındaydı. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) FAtıma, Ali, Hasan ve Hüseyin (radıyallahu anhumu) örtüsünün altına aldı ve onlar için dua ettiç ben ve (annem) Ümmü Seleme oturuyorduk. Ümmü Seleme ağlamaya başladı. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

“Niçin ağlıyordun?” diye sordu. Ümmü Seleme:

“Ya Rasulullah! Onları örtünün altına aldın beni ve kızımı bıraktın” dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

“Sen ve kızın Ehl-i Beyt’tensiniz” buyurdu.1

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in özel hediyesine mazhar olmuştur.

İmam Ahmed ve diğerlerinin naklettiğine göre Ümmü Gülsün anlatıyor:

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ümmü Seleme ile evlendiğinde ona:

“Ey Ümmü Seleme, ben NEcaşi’ye bir hülle ve çokça misk hediye etmiştim. Ne var ki o vefat etti. Zanneidyorum hediyem geri gönderilecek. Geri gönderilirse o senindir” dedi.

……….

1 Taberani, Mu’cemu’l Kebir 24/281,282; Mecmeu’z Zevaid 9/171

……..

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in dediği gibi oldu. Hediye heri gönderildi. O da hanımlarından her birine birer okiyye1 misk verdi, miskin geri kalanı ile hülleyş de Ümmü Seleme’ye verdi.1
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımlarını ziyaret ettiğinde ziyarete ondan başlardı.

Aişe (radıyallahu anha)’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:

“Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ikindi namazını kıldıktan sonra hanımlarını tek tek dolaşırdı. Önce Ümmü Seleme’den başlardı. Çünkü o en yaşlı olanı o idi. Benimle bitirirdi.”

O, dinini ve iyiliğini her daim muhafaza eden biriydi.

İmam Müslim’in (Allah ondan razı olsun) Ümmü Seleme (radıyallahu anha)’dan rivayet ettiğine göre o şöyle demiştir:

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e:

“Ya Rasulullah! Ben saçımı ören bir kadınım. Cünüplükten yıkandığımda onu çözecek miyim?” diye sordum. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

“Hayır. Başına üç kere dökünmen yeter. Sonra üzerine suyu dökünürsün ve bu şekilde temizlenmiş olursun” buyurdu.3

………

1 Okiyye: Bir ağırlık birimi: Mısır 37.44; Halep 320; Kudüs 240; Beyrut 213.3 gr.

2 Ahmed 6/404 Taberani, Mu’cemu’l Kebir 25/81; Beyhaki 6/26,27; Hakim 2/188

3 Ahmed 6/315; Müslim 330; Ebu Davud 251, 252

……….
Buhari ve Müslim’in (Allah her ikisinden de razı olsun) Ümmü Seleme (radıyallahu anha)’dan rivayet ettiğine göre o şöyle demiştir:

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’:

“Ya Rasulullah! Ebu Seleme’nin çocukları için ecir kazanıyor muyum. Onlara harcamada bulunuyorum. Bir de onlar benim de çocuklarım” diye sordum. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Evet. Senin için, onlara infak ettiğin şeyin ecri vardır” buyurdu.1

O, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den hadis rivayet eden biri idi. Rivayet ettiği hadis sayısı üç yüz yetmiş sekize ulaşmıştır. Rivayet ettiği hadislerden yirmi dokuzu Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim’de geçmektedir. Onlardan da on üçünü Buhari ve Müslim ittifakla rivayet etmiştir.

Zekası

Ümmü Seleme (radıyallahu anha) akli olgunluğunu ve ileri görüşlülüğünü bir çok yerde ispat etmiştir. Bunlardan biri de Hudeybiyedeki tavrıdır. İmam Ahmed ve Buhari’nin (Allah her ikisine de rahmet etsin) Misver b. Mahreme ve Mervan b. Hakem’den rivayet ettiğine göre onlar şöyle demişlerdir:
…….
1 Buhari 5366; Müslim 1001
……
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke’lilerle anlaşma yaptı. Onlara sulh metni yazdırdı. Anlaşma bitince insanlara:

“Kalkın kurbanlarınızı kesin, sonra da başlarınızı tıraş edin” buyurdu. Allaha and olsun ki onlardan biri bile yerinden kıpırdamadı. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sözünü üç defa tekrar etti.
Kimse yerinden kıpırdamıyor ve kimse bir şey söylemiyordu. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) çadırına, Ümmü Seleme’nin yanına girdi. Ashabın kayıtsızlığından şikayet etti. Bunun üzerine Ümmü Seleme:

“Ey Allahın Rasulü, bunu istiyor musun? Onlar üzüntülerinden kayıtsız görünüyorlar. Siz kimseyle konuşmadan kurbanınızı kesin, tıraş olun. Onlar size uyarlar” dedi.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dışarı çıkıp kurbanını kesti ve tıraş oldu. Onu gören ashabı kiram hızla kalkıp kurbanlarını kestiler ve tıraşlarını oldular. Neredeyse birbirlerini öldüreceklerdi.1

Son Yolculuk

Ümmü Seleme (radıyallahu anha) uzun ömür yaşadı. Seksen yaşını aşmıştı. Hayatı ilimle, hadis rivayetiyle, cihatla ve Allah yolunda hicretle geçti.

Günlerden bir gün Hüseyin b. Ali (radıyallahu anhuma)’nın şehadet haberi kendisine ulaştı. Hiçbir şey diyemedi, kederinden düştü bayıldı. Çok üzülmüştü.

……..

1 Ahmed 4/323-326; Buhari 2731, 2732

……..

Çok geçmedi, O da Rabbinin nidasına icabet etti. Temiz ruhu a’layı illiyine karar kılmak üzere çıktı gitti.

Cenaze namazını Ebu Hureyre (radıyallahu anh) kıldırdı. Baki kabristanlığına defnedildi. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ahrete irtihal eden son hanımı idi. Allah ondan razı olsun ve onu razı kılsın.

10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,8 puan)/10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500