TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Kârlı Ticaret

Hatice binti Hüveylid (radıyallahu anha) ticaret erbabı bir kadındı. Kureyş kervanlarıyla Şam’a ticaret yapıyordu. Ücret karşılığında ticaretten anlayan kişileri kiralıyor ve ticaretini onlar vasıtasıyla yürütüyordu. Onlar da Mekke’den satın aldıkları para ile Mekke’de ihtiyaç duyulan malları satın alıyorlardı. Bu şekilde çokça kâr elde ediyorlardı.

Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) genç yaşında olduğu halde “Doğru sözlü, güvenilir” biri olarak tanınıyordu. Onun güzel ahlakı, doğru sözlülüğü ve güvenilirliği ile ilgili bilgiler Hatice (radıyallahu anha)’ya ulaşmıştı. Yüksek ücret karşılığında ticaretinin başında Şam’a gitmesi için ona haber gönderdi…

Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Hatice (r.a.)’nın kölesi Meysere ile birlikte Medine’den ayrıldı. Şam’a vardıklarında ticaretlerini yaptılar ve geri döndüler. Daha önce elde edilmemiş bir kâr elde etmişlerdi. Meysere, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ahlakına dair gördüklerini Hz. Hatice’ye anlatınca Hz. Hatice’nin ona karşı ilgisi ve hürmeti daha da arttı.

Kutlu İstek

Hatice (radıyallahu anha) amcasının oğlu Varaka b. Nevfel’e gitti. Varaka bilgili biriydi. Muhammed aleyhisselama dair duyduklarını ona anlattı. Güvenilirliğini, başkalarıyla iyi geçimini ve ticaretinde yüksek kârlar elde edişini anlattı. Ayrıca onu –güneş ışınlarından korumak amacıyla- bir bulutun takip ettiğini ve Meysere’nin bizzat müşahede ettiği diğer şeyleri ona anlattı. Bunun üzerine Varaka:
“Ey Hatice, eğer bu doğru ise Muhammed bu ümmetin beklenen peygamberidir” dedi.

Hatice amcasının oğlunun evinden ayrıldı, evine gitti. Zihnine çeşitli düşünceler geliyor, bambaşka bir neşe ve bambaşka bir huzur duyuyordu. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) ile evli olsam dedi bir an. Neden olmasın ki? Erkeklerin en hayırlısı, en doğru sözlüsü, en güvenilir olanı ve ahlakı en güzel olanı o değil mi? İnsanlar onu güzel hasletlere ve üstün vasıflara sahip olduğu için sevmiyor mu?

Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem), Hatice’nin kendisiyle iş yaptığı bir tüccar olabiliyorsa bir eş niye olmasın ki?

Hatice (Radıyallanu anha) arkadaşı Nüfeyse’yi, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in evlilikle ilgili görüşlerini öğrenmesi için gönderdi. Nüfeyse, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gitti, durumu anlattı. O da buna muvafakat gösterdi. Hatice, kırk yaşında, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ise yirmi beş yaşındaydı.

Mübarek Evlilik

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) amcaları ve iki arkadaşı (Ebubekir ve Ammar b. Yâsir) ile birlikte Hatice’nin evine gitti. Varaka b. Nevfel ve Hatice’nin kardeşinin oğlu Hakîm b. Hizam da oradaydılar. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’le Hatice (radıyallahu anha)’yı evlendirmek için bir aradaydılar. Evlilik akdi yapıldı ve davetlilere ziyafet verildi. Hatice (Radıyallahu anha) bu mübarek evlilik sebebiyle çok sevinçliydi.

Hatice’nin temiz evinde saadet rüzgarları esiyordu. Zira Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) son derece uyumlu, sevecen, asil ve hayırlı biriydi. Eşine karşı son derece lütufkârdı.
“Sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de ailesine karşı sizin en hayırlınızım”(1) buyuran o değil mi?
Hatice (Radıyallahu anha) kocası Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’i çok seviyordu. Huzurluydu. Bu huzurun devam etmesi için elinden geleni yapıyordu. Eşine karşı en güzel duygularla doluydu. Kalbini ona vermişti. Sahip olduğu hiçbir şeyi ondan esirgemiyordu. Her daim onu memnun etmeye çalışıyordu. Akıllı bir kadın kendisine karşı
………
1 Tirmizi (3895); İbni Hibbân (4168)
………

en güzel duyguları besleyen ve kendisine hürmet eden bir eşi memnun etmeyi istemez mi?

Halîme es-Sa’diyye’nin Gelişi

Hatice (radıyallahu anha) eşinin dostlarına karşı son derece ikramkârdı. Onun bu tavrı Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i çok memnun ediyordu.

Bir gün Halime binti Abdullah es Sa’diyye Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e misafir olarak gelmişti. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) süt annesi Halime’nin yanında geçirdiği güzel günleri yâdetti. Süt annesinin kendisini nasıl koruduğunu, nasıl gözettiğini ve kavminin merasında koşuştururken onun üzerine nasıl titrediğini zikretti.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımı Hatice (ra)’ya o güzel günleri kim bilir kaç defa anlatmıştı. Hatice (Radıyallahu anha) Hâlimenin, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) nezdindeki itibarını biliyordu. Misafir olarak geldiğinde onu derhal misafir etti ve ona yiyecek, içecek ve istirahat edeceği rahat bir yer hazırladı. Onu en iyi şekilde ağırladı.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’de süt annesinin gelişine sevindiği için ona kendi örtüsünü serdi. Öz annesi gelmiş gibi seviniyordu. Süt annesi anne değil miydi?

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) eşi Hatice’ye süt annesi Halime’nin maddi durumunun kötü olduğundan bahsetti. Hatice (Radıyallahu anha) Halime’ye yardım için derhal harekete geçti. Bir koyun sürüsü, bir deve sürüsü ve önemli miktarda yiyecek maddesi hazırladı ve onları Halime’ye hediye etti. Aslında bunlar müşfik eş Muhammed (aleyhisselam)’a yapılan ikramdı.

Temiz Nesil


Doğurgan bir kadın ne kadar da mutludur! Doğurgan bir kadın eşine ne kadar da yakındır! Doğurgan kadın aile içindeki hakiki mutluluğun sebebidir. Onun vesilesiyle kocasının kalbi neşeyle dolar. Şefkat ve merhamet menbaı kalbi yoğun duygular yaşar.

İşte Hatice (radıyallahu anha) eşine hamile olduğu müjdesini veriyor. Birkaç ay sonra da güzel bir kız çocuğu doğuruyor. Adını Zeyneb koyuyorlar.

Zeyneb ardı ardına açan çiçekler gibi gün be gün büyüyor serpiliyordu. Ana babası da onunla huzur buluyor ve onunla hayatın tadını tadıyorlardı.

Daha sonra Hatice (Radıyallahu anha) ikinci çocuğu Rukiyye’yi, sonra da üçüncü çocuğu Ümmü Gülsüm’ü dünyaya getirdi.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şefkat duygusu aile fertlerinin tamamını kapsıyordu. Ayrıca Hatice (radıyallahu anha)’nın önceki kocasından olma Hind b. Ebî Hâle’yi ve azatlı kölesi Zeyd. b. Hârise’yi de kapsıyordu. Kalbi son derece genişti.

Şefkati boldu. Onlara o bilinen merhametiyle ve o büyük ahlakı ile davrandı.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) iyi bir baba ve hayırlı bir eşti. Hatice (radıyallahu anha) ise kavmi içinde benzeri olmayan bir kadındı. Asalet, cömertlik, kerem ve zeka hususlarında ve hayatın gerçeklerini anlama hususunda benzeri yoktu. Yaşı ilerledikçe eşine karşı muhabbeti ve çocuklarına karşı şefkati arttı.

Daha sonra dünya kadınlarının efendisi Fatımatü’z Zehra doğdu.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in kızları dışında Kasım ve Abdullah adında iki erkek çocuğu daha dünyaya geldi. Ne var ki Allahu Teala, Fatıma dışında efendimizin bütün çocuklarının kendisinden önce ölmesini murad etmişti. O da Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den sonra birkaç ay yaşadı, sonra vefat etti. Allah hepsinden razı olsun.

İlahi Vahyin Başlangıcı


Hatice (radıyallahu anha)’nın hayatını okuyan kişi onun büyüklüğünü ve güzel ahlakını anlar. Şefkat ve merhametle yoğrulmuştu. Kerem sahibiydi. Ailesine karşı ihsanı boldu. Eşine karşı görevlerini en iyi şekilde biliyor ve yerine getiriyordu. Eşine karşı hürmette kusur etmiyordu. Onunla en iyi şekilde geçiniyordu. Zorluk ve musibetlere karşı da eşine tam destek oluyordu.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kırk yaşına girdiğinde kendisine vahy-i ilahi inmeye başladı. İmam Buhari, Aişe (radıyallahu anha)’dan rivayet ediyor:

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e vahiy olarak başlayan ilk şey uykuda gördüğü salih rüyalar idi. Rüyada her ne görürse, sabah aydınlığı gibi aynen meydana geliyordu. (Bu esnada) ona yalnızlık sevdirilmişti. Hira mağarasına çekiliyor, ailesine dönmeksizin orada birkaç gece tek başına kalıyor ve ibadet ediyordu. Bu maksatla yanına azık alıyor, azığı tükenince Hatice (radıyallahu anha)’ya dönüyor, yine aynı şekilde azık alıp tekrar gidiyordu. Bu hal, kendisine Hira mağarasında Hak gelinceye kadar devam etti. Bir gün ona melek gelip:

“Oku” dedi. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

“Ben okuma bilmiyorum!” cevabını verdi.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hadisenin gerisini şöyle anlatıyor:

“Ben okuma bilmiyorum.” deyince, melek beni tutup kucakladı, takatim kesilinceye kadar sıktı. Sonra bıraktı. Tekrar:

“Oku” dedi. Ben tekrar:

“Ben okuma bilmiyorum!” dedim. Beni ikinci defa kucaklayıp takatim kesilinceye kadar sıktı. Sonra tekrar bıraktı ve:

“Oku! dedi. Ben yine:

“Ben okuma bilmiyorum!” dedim. Beni tekrar alıp, üçüncü sefer takatim kesilinceye kadar sıktı. Sonra bıraktı ve:

“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan yarattı. Oku, Rabbin kerimdir, o kalemle öğretti. İnsana bilmediğini öğretti.” dedi.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bu vahiyleri öğrenmiş olarak döndü. Kalbinde bir titreme (bir korku) vardı. Hatice’nin yanına geldi ve:

“Beni örtün, beni örtün” buyurdu. Onu örttüler. Korku gidinceye kadar öyle kaldı. (Sükunete erince de) Hatice (radıyallahu anha)’ya başından geçenleri anlattı ve:

“Nefsim hususunda korktum.” dedi.

Hatice (Radıyallahu anha)’da:

“Asla korkma! Vallahi Allah seni ebediyen rüsvay etmeyecektir. Zira sen, sıla-i rahimde bulunursun, doğru konuşursun, işini görmeyenlerin yükünü taşırsın. Fakire kazandırırsın, misafire ikram edersin, Hak yolunda ortaya çıkan eden hadiseler karşısında (halka ) yardım edersin.” Dedi. (1)

İşte bu hadisede Hatice ( radıyallahu anha)’nın ne kadar büyük ve karmaşık olursa olsun olaylar karşısındaki reaksiyonunu, metanetini ve sabrını görmekteyiz. O, vefakar, dürüst ve inanan bir kadındı. Eşi ile birlikte oldu. Ona destek verdi. İnsanların tümüne tevhidi ulaştırması için onu teşvik etti.
……..
1 Buhari, Bed’ül Vahy
……….

Müslüman Olan İlk Kadın


Hatice binti Hüveylid (radıyallahu anha) Müslüman olan, Allah’a ve Resul’üne iman eden ilk kadındır. O, Rab olarak Allah azze ve celle’yi kabul etmiş ve O’nun emri muvacehesinde Rasulüne destek olmuştu. Bu sayede Allahu Teala, Rasulünün yükünü hafifletmişti. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hoşuna gitmeyen şeyler duyduğunda üzülüyor, eve Hatice (radıyallahu anha)’nın yanına döndüğünde ise üzüntüsü hafifliyordu. Zira o onu tasdik ediyor ve ona moral veriyordu.

Hatice (radıyallahu anha) iman ve İslam için sağlam bir kale ve sağlam bir sığınaktı. Kalbi tevhid ile aydınlanmıştı. Muhammedi risalete iman ve Nebevi daveti tasdik hususunda herkesi geride bırakmıştı.

İlk Namaz Kılan Kimse

Cebrail (aleyhisselam) Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e geldi, tahareti ve abdest almayı öğretti. Rasul (sallallahu aleyhi ve sellem) de Cebrail (as)’ın öğrettiklerini dikkatli bir şekilde uyguladı. Bu arada Hatice (radıyallahu anha) eşini abdest alırken gördü. O da ona tabi olarak abdest aldı. Zira o, en güzel örnekti. Ahkamda, ibadetlerde, muamelatta, ahlakta, adapta, söz, fiil ve hale taalluk eden her bir şeyde tabi olunacak yegane kişiydi.

Hatice (radıyallahu anha) namazı da en güzel şekilde eda etti. Alemlerin Rabbi karşısında huşu ile divan durdu. Yaratanına layık olan tesbihle O’nu tesbih ett. En güzel dualarla dua etti. Bütün bunları kalbine tevhid yerleştirdikten sonra yaptı. Mekke-i Mükerreme’de yaşayan o topluluk içinde Allahu Teala’ya hakkıyla ibadet eden ilk kadın o idi.

Sabır ve Gayret Sahibiydi

Hatice (radıyallahu anha) kafirlerin eziyetlerinden hiçbir zaman kurtulamadı. Müşrikler, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i en çirkin şekilde reddetmişlerdi. Onu alaya almışlar ve ona eziyet etmişlerdi. Çünkü onlar dalalete düşmüşler, putlarına inatla bağlanmışlar, babalarının üzerinde olduğu küfre, dalalete ve sapıklığa kopmamacasına sarılmışlardı.

Ebu Leheb’in karısı Ümmü Cemil –odun hamalı- Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e eziyet edenlerdendi. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in kızıyla –Rukiyye ve Ümmi Gülsüm- nişanlı olan oğullarını onları boşamaya zorlamıştı. Bu hadise Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in evine ayrı bir hüzün vermişti.

Osman b. Affan Rukiye ile evlendi. Müminlerin, dinlerini korumak ve müşriklerin eziyetlerinden kurtulmak için Habeşistana hicret zamanı gelmişti. Allah yolunda hicret eden, kızını yolcu eden Hatice (Radıyallahu anha) için veda anı çok zordu.

Kureyş’in Haşimoğullarına ve Muttalib oğullarına karşı boykot uygulaması, onları Ebu Talip mahallesine sığınmaya mecbur etmesi, onlara karşı sosyal ve iktisadi harp ilan etmesi sebebiyle Hatice (radıyallahu anha) çok sıkıntılar çekti… Yiyecek tükenmiş, ihtiyaçlar artmıştı. O üç yıl zor yıllar oldu. Müslümanlar çok büyük sıkıntılar çektiler. O müslümanlar arasında Hatice (radıyallahu anha) da vardı.

Vahiyle Müjde Geliyor


Hatice (radıyallahu anha)’ya mahsus bir üstünlük var ki bu ondan başka herhangi bir kadına nasip olmamaıştır. O da Allahu Teala’nın ve Cebrail aleyhisselamın ona Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) vasıtasıyla selam göndermiş olmasıdır.

Buhari, Ebu Hureyre (radıyallahu anh)’den rivayet ediyor:

“Cebrail (as) Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelerek:

“Ya Rasulullah! İşte Hatice geliyor. Yanında bir kap var. İçinde de katık –ya da yiyecek veya içecek- mevcut. O yanına geldiğinde, ona Rabbi’nden ve benden selam söyle. Onu cennette içerisi oyulmuş inciden mamul bir evle müjdele. Orada ne gürültü ne de yorgunluk var.” dedi. (1)

Hatice (radıyallahu anha) bu makamı hak etmişti. Zira o, iman eden ilk kadındı. İnsanlardan önce
……..
1 Buhari (3820)
…….

Allah Rasulünü tasdik etmiş ve davet yolunda onunla birlikte yürümüştü. Akıl, diyanet ve güzel hasletler cihetinden kadınların kamillerindendi.

Kesintisiz Nimetler


Müşrikler tarafından müslümanlara uygulanan boykot kaldırıldığında Hatice (radıyallahu anha)’nın bedeni zayıflamıştı. Hastalandı ve Rabbinin nidasına icabet etti. Altmışbeş yaşındaydı. Yirmibeş yılını daimi bir gayret, bitmez tükenmez bir sabır ve kesintisiz bir ihsan içinde geçirdi. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e ve çocuklarına karşı da her daim muhabbet içindeydi. Sonunda Allah azze ve celle’nin Firdevs cennetlerindeki kesintisiz nimetlerine nail oldu.

Allah müminlerin annesi Hatice (radıyallahu anha)’ya rahmet eylesin ve ondan razı olsun.

Hane-i saadette hayatının yıllarını temiz bir şekilde ve ihsanla geçirdi.


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,8 puan)/8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
İnci
Batman

16.12.2013

Çok iyi anlatılmış
      Beğen (1)          Beğenme (0) 
ogün
tekirdağ

26.02.2013

Teşekkürler tam istediğim gibi oldu saolun
      Beğen (3)          Beğenme (0)