ARADIĞINIZ TÜM KİTAPLAR BİR TIK ÖTENİZDE

Kaynaklara baktığınızda miladi yılbaşı, hicri yılbaşı ve Mekke’nin fethi tarihlerinde çok farklı ve karışık tarihi tespitler var.

Ne hicri yılbaşı hicretin günü ne miladi yılbaşı Hz. İsa’nın doğum günü ne de 31 Aralık veya 1 Ocak Mekke’nin fetih günüdür.

Bunları kısaca ortaya koyalım önce.

MİLADİ YILBAŞI

Hz. İsa’nın doğum günü kesin olarak bilinmediği için ilk Hıristiyanların Hz. İsa’nın doğumu için kutladıkları özel bir gün yoktu. Bu sırada Roma İmparatorluğunun her yerinde Güneşe ve putlara tapılıyordu. Roma İmparatoru Büyük Konstantin, putperest iken miladın 313 senesinde Hıristiyanlığı kabul etti. Putperestlikten birçok şeyleri de Hıristiyanlığa soktu. Güneş tanrısının doğum günü kabul edilen 25 Aralığı yılbaşı kabul etti. Hz. İsa’nın kurtarıcı tanrı olduğuna inanan Hıristiyanlar da, Hz. İsa’nın 25 Aralık’ta doğduğunu kabul ettiler (!). Sonunda bu geceyi miladi yılbaşı ve Noel olarak her sene kutlamaya başladılar.

Noel, bu gün Hıristiyanlar tarafından Hz. İsa’nın doğum günü olarak kabul edilen ve kutsal bir gün olarak kutlanan dini bir bayramdır. Ancak günümüzde Noel, birçok kişi tarafından “Yılbaşı” kutlamaları ile karıştırılmakta, hatta birbiriyle özdeşleştirilmektedir. Oysa ikisi tamamen farklı şeylerdir. Belki de tek ortak yanı “umumiyetle” her ikisinin de daha çok batılılar tarafından kutlanıyor olmasıdır.

Noel gecesi, Batı Hıristiyan dünyasında Aralığın 24’ünü 25’ine bağlayan gece, Doğu Hıristiyanlığı’nda ise Ocağın 5’ini 6’sına bağlayan gecede kutlanır. Bu gün Batıda “Christmas” tatilinin her iki grubun da bu dini bayramı kutlayabilmeleri için iki farklı günü de içine alacak şekilde iki hafta gibi uzun bir zamana yayılmasının bir esprisi de budur.

Yılbaşı, menşei çok eskilere dayanan, yeni bir yılın başlaması adına, genel ahlak kurallarını da hiç dikkate almaksızın aşırı derecede eğlence, zevk ve sefa içerisinde geçirmeleridir. 1 Ocak gecesi Batılıların dışında dünyanın diğer yerlerindeki insanlarca da kutlanan bir gece haline gelmiştir.

Tabi bu gecenin kutlanması Müminler için alimler tarafından hiç uygun görülmemiş ve inancımıza ters olduğu kaynaklarımızdan belgelerle anlatılmaya çalışılmıştır.

HİCRİ YILBAŞI
Mustafa Armağan’ın tespitine kulak verelim.

“Hz. Ömer’in halifeliği zamanında (bu arada Hicretin üzerinden 17 yıl geçmiştir ) Yemen Valisi Ebu Musa el-Eş’arî ile aralarındaki mektuplaşma sırasında bir mektubun üzerinde tarih olarak yalnızca “Şaban” yazıldığı için yılını tespitte ihtilaf çıkmış ve artık bir takvim yapılması gerektiğine karar verilmiştir.

İyi ama bu takvim hangi yıldan başlamalıdır? Efendimiz’in doğum günü tam olarak tespit edilememiş olduğundan takvimin başlangıcı olarak alınamamıştır. Bir başkası, onun vefat tarihini kabul etmeyi teklif etmişse de hazin ve kederli bir gün olduğu için ondan da vazgeçilmiştir. Sonunda, İslam’ın yayılması ve yükselmesinin ilk büyük adımı olduğu için Hicret, başlangıç tarihi olarak alınmıştır Hicrî takvime. Yine de işin bu kısmının nispeten kolay halledildiğini söyleyebiliriz. Asıl zorluk, hiç tahmin edilmeyen bir noktadan, Hicret tarihinin Arap yılının başlangıç ayı olan Muharrem’e (bizim Ocak’ı hatırlayın) endekslenme gayretinden çıkmıştır. Çünkü Hicret hadisesi, Rebiülevvel ayının 12′sinde sonuçlanmıştır (Kuba’ya varış) ve Muharrem ayının 1′i ile arasında tam 2 ay, 12 gün fark vardır. Bu durumda o yıl esas alınmak şartıyla takvimde 2,5 ay kadar geriye gidilmiş ve Hicri takvim o yılın Muharrem’inin 1′inden itibaren başlatılmıştır. Şaşırtıcı da olsa, Hicrî takvimimizin Hicretten önceki bir tarihten başladığını itiraf etmemiz gerekiyor.”

Hicri yeni yıla da girmiş olduk bu arada. Muharrem Ayı da önemli aylardan. Hicri yeni yılımız hayırlı olsun. Önümüzdeki yılımızı, Aylarımızı ve günlerimizi en iyi değerlendirenlerden olalım.

MEKKE’NİN FETHİ
Gelelim miladi yılbaşında kutladığımız Mekke’nin Fethine.

Mekke’nin fethi kaynaklarda Hicri 8 yılında ve Ramazanın 20’sinde olarak geçiyor. Asım Köksal’ın İslam Tarihinde 13 Ramazan diye geçiyor.

Bu tarihler miladi olarak 630 senesinin 11 Ocak veya 6 Ocak şeklinde ortaya çıkıyor.

Önceki senelerde çeşitli mülahazalar ile 31 Aralık veya 1 Ocak olarak mütalaa edilen Fetih Günü’nü yılbaşına alternatif olarak kutlama gereği hissedilmiş. Bunun da miladi yılbaşını kutlamak değil, bu kutlama günahından ve yanlışlığından müminleri kurtarıp, faydalı bir alanda faaliyet yaptırma amacı ile yapılan bir etkinlik olarak değerlendirilmesi istenmiştir.


Bu gelişme bazıları tarafından bir kompleks ve aşağılık duygusu oluşturduğu için eleştirilmiş ve batılıların yaptıkarı yanlışlara illa alternatif oluşturmak doğru değildir denmiştir.

Mekkenin Fethini kutlayanlar ise, insanlarımıza ve gençlerimize hizmet ederken, bir kötülükten alıkoymak ve yerine bir iyilik koymak amaç edinilmiş ve bunda da epeyce başarılı olunmuştur demektedirler.

Öncelikle kendi değerlerimizin benimsenmesi ve uygulanması tabi ki asıl yapılması gereken şeydir.

Ancak kurulan tuzakların da bertaraf edilmesi gerekmektedir.

Bunun da bazen böyle yolları tercih edilmektedir.

Yapılacak şey, iyiye, güzele, doğruya ve hakka birlikte yürümektir.

Bu vesile ile miladi yılbaşının, hicri yılbaşının, hicretin ve Mekke’nin Fethi’nin incelenmesi ve bilinmesi ihtiyacı ortadadır.

Teferruatlı bilgi ise okumaktan ve araştırmaktan geçiyor.

O halde okumak öncelikli işlerimizden olmalıdır.

Ben bir giriş yaptım, birlikte devam edelim.

İnancımızı, tarihimizi bilmek için gayret…



TÜM KİTAPLARI EN UYGUN FİYATA BULABİLECEĞİNİZ TEK ADRES



       
(2,2 puan)/20
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
Cem Dülger
izmir

01.01.2014

her sene kutlamadıgım gıbı bu senede kutlamıcam hrıstıyanın bayramı bızım bayramımız degıldır olmayacaktır
      Beğen (2)          Beğenme (2) 
merve
6 C

26.04.2011

çok teşekkür
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Ahmet Dede
Erzurum

28.12.2013

Aynen öyle.Mekenin fethinin bilinmesi,bu bile şuurlanmaya yeter.
      Beğen (6)          Beğenme (0) 
RAMAZAN KAVAS
istanbul

28.12.2013

Selamün Aleyküm Hasan Abi

Allah cc Sizden Razı Olsun öncelikle. Konuyu çok güzel açıklığa kavuşturmuşsunuz. size attığım mail gerçekten çok mühimdi. İnşallah kardeşler ders almak için araştırır.

Saygılarımla
AYNA
      Beğen (11)          Beğenme (0)