01:09
Kelkit Vadisi'nde şenlikler sürüyor Payas Belediyesi Meclis Üyesi Bestami Kılınç: Yayla sakini olmamız ve belediyedeki görevimizden dolayı güvenlik güçleriyle birbirimizi tanırız Oto yıkama dükkanına saldırı: 1 ölü, 2 ağır yaralı 150 çocuk erkekliğe ilk adımı attı Düzce'de kaza: 3'ü ağır, 10 yaralı Gümüşhane'de Kaza: 2 ölü 5 yaralı 2. FAI Avrupa Yamaçparaşüt Hedef Şampiyonası tamamlandı Referandum öncesi 'evet' toplantısı Başbakan Erdoğan BSK Metropark Hastanesi'nin açılışını yaptı Cübbeli Ahmet Hoca'dan ilginç açıklama Akdağ: Evren, Erzurum'u aforoz etmişti Mersin'de silahlı kavga: 3 yaralı Kılıçdaroğlu Kilis'te vatandaşlara seslendi Fenerbahçe'de Young Boys maçı hazırlıkları Önden giden atlı Adem Tatlı'nın sevenleri oğul Tatlı'nın sünnet töreninde buluştu 2.Anamur Muz Festivali'inde yerli muzun geleceği tartışıldı Bakanlıktan çok kritik GDO'lu ürün kararı Safranbolu'ya Resim Atölyesi Bakan Atalay: Dörtyol'da soruşturma derinleştirilerek sürüyor Kırşehir'de, Şeh Edebali Meydanı açıldı Yozgat'ta 3. Gurbetçiler Şöleni başladı Kremlin karşıtı gösteriye polis müdahale etti: 30'dan fazla göz altı var Trafik kazasında hayatını kaybeden anne ve üç çocuğu gözyaşlarıyla Kayseri'ye uğurlandı Hakkari'de BDP mitinginden sonra gerginlik Erdoğan'a Malatya'da tehdit! Sarıkaya'da mobese çalışmaları yeniden başlıyor Zonguldak'ta 4 katlı bina alev alev yandı Kuşadası Gençlikspor'da Hüsnü Uçar dönemi Neslinin tükendiği söylenen Akkuyruklu Kartal Bafa semalarında görüldü (DÜZELTME) MİT Müsteşarlığı'ndan Erzurum Valisi Öztürk'e ziyaret

Geçen haftayı böyle gönderdik

Milli görüşte, meydana gelen kırılmada hiç kimse ufak ve samimi gurup, asla yer almadı. Hatta AKP’ye giden de olmadı. Sıtk-u sadakat içinde olan dostlardık ve yine de öyleyiz.



Tarih: 09.03.2010 13:29:11
Okunma Sayısı: 334

Muhterem okurlarım, geçtiğimiz Cumartesi gündüz saat 15’de bir nalbur dükkânında toplaştığımızda baktım ki; on sene önceye kadar haftanın her cumartesi akşamında bir arkadaşımızın evinde haremlik ve selamlığa riayeten yaptığımız toplantılardan daha dar bir kadro ile baş başa kalmışız. On sene evvel o toplantıları ortadan kaldıran bir arkadaşımızın eşi hanımefendinin rahmet-i rahmana kavuşmasının bilhassa eşlerimiz hanımefendilerin kedere boğulmaları arkadaşı merhumeye gözyaşı dökmeleri sebep olmuştur.

Milli görüşte, meydana gelen kırılmada hiç kimse ufak ve samimi gurup, asla yer almadı. Hatta AKP’ye giden de olmadı. Sıtk-u sadakat içinde olan dostlardık ve yine de öyleyiz.

Hanımlarımızın kendi aralarında telefonla uzun uzun konuşmalara devam dışında bir araya gelmeleri de zaman zaman kendi aralarında devam ettirdikleri bir vakıadır. Bunun böyle olmasının has sebebi,erkekler kendi aralarında ne konuştularsa hanımlarına,hanımlar ne konuştularsa beylerine taşımamış olmalarında görüyorum devamlılığı.. Böyle bir muhabbet gurubunun içindekilerden biri olarak müftehirim. Erkeklerden ahrete yürüyenimiz olmadı hamdolsun ve Allah hayırlısıyla geçinden versin.

Efendim; Mehmed Başar ile gittiğimiz nalburda, yanımda İskender Pala Beyefendi’nin “Katre-i Matem” adlı 3. Ahmed Dersaadeti’ni ve Muşkaralı Vezirazam’ın dönemini anlatan bir elyazması eserden nefis bir Türkçe ile aşk-ı hâkiki ve aşk-ı mecaz ayırımı yapabilecek zevatın, daha da fazla müstefit olabilecekleri çalışması. Alaaddin Akyel Bey’de, Sayın Pala’nın askerlik anılarını okumaktaymış birkaç gündür. Ağabey bitirince ver ben de okuyayım dedi. Çünkü methini duymuştum dedi. Mahmut Celal Gül Bey, yıllarca Balkanların en büyük hastanesi unvanını muhafaza etmiş olan Okmeydanı SSK hastanesinin işletme amiri olarak zekâ eseri sorgu kabiliyeti, Anı’lar üzerine sordurdu sorusunu: Hangi rütbeden emekli olmuş diye. Alaaddin Hocam: binbaşılıktan fakat biraz milli görüşe kırgın gibi bakıyor geldi bana dediğinde fakir de, maalesef genellikle böyle bir yaklaşımı haylicesinde görmek kâbil dedim. Bir misal olarak da, daha sonra emekli olduğunu bildiğim ancak şöyle bir cümleyi söylediğinde görevde olan bir başçavuş arkadaş: ”1995 seçimlerinde Sarı Gâzi askeri lojmanları sakinlerinin rey kullandığı sandıkta biz birinci çıktık diyen Erbakan büyük yanlış yaptı ve ihraçlar ondan sonra başladı” dedi.

Arkadaşlar da benzer ifadelerle karşılaştıklarını ifade edince ortaya şu soru çıktı: Gayri hukuki şekilde sebep gösterilmeksizin, hatta bir ara bu Yaşzede kardeşlerimize iş vermiş olan Milli Görüşçü belediyelere kuru tehditler savuran beyanlar ve talimatlara pabuç bırakmayıp, bu kardeşlerimizi istihdama devam edenler, Milli Görüş dışı insanlarımız mıydı ki, Milli Görüşe kırgın, şahıslara mültefit bu durum makul değil şeklinde bir izah bulduk. Az sonra da dağıldık. Ben ve Mehmet Başar, Mahmut Bey, Sultan Gazi SP İlçesinde değerli büyüğümüz, milli görüşün 1969 bağımsız milletvekili harekâtında Sakarya Milletvekili adayı olarak katılan birkaç yüz rey farkla seçimi kaybeden Adalet eski bakanı İsmail Müftüoğlu Beyefendinin “28/Şubat/Belgeler Konuşuyor/Milli Görüşteki Kırılma” serlevhalı konferansı vardı ve oraya katıldık.

İlçeye başkanlık odasında ispat-ı vücut ettiğimizde, İlçe başkanımız Hasan Akpınar Beyefendi nezaket ve zarafet örneği davranışlarıyla gösterdiği hüsn-ü kabul her türlü takdirin fevkinde idi. Sevgili Ahmet Balcı Beyefendi kardeşimiz çok geçmeden Sayın bakanımla birlikte ilçeye duhul ettiler. Yatsı namazlarını edadan sonra konferans başladı.

Çok veciz bir konuşma ile açılışı yapan Sayın Akpınar’ın peşinden fakir’e de, bir selamlama konuşması yapmak üzere mikrofona davette bulundular. 28/Şubat sonrasın da her geçen gün liberalleşen anlayışlar, hükümranilik, mukaddes devlet anlayışı ,bağımsızlık, antimiliter bir yaklaşımı eskimiş, bırakılması gereken şeylermiş gibi düşünce dünyamıza doldurmağa çalışanlara, mücahitken,müteahhitliğe soyunmayı teşvik eden tutumlar nice insanımızı dünyeviliğe kaydırmakta olduğundan,sözlerime bizim devletimizin dünyada tek mukaddes devlet olduğunu izaha, Hira Nûr dağında M.610’da gelen ilk ayetle manevi devletin tesis olunduğunu, M.622 yılında da Hicret-i Nebevî hasebiyle Medine’ye varışın, Medine sözleşmesinin ilk devlet anayasası olduğunu ve Hz. Resulallahın devlet başkanı sıfatını da iktisap ettiğini ifadeden sonra o gün den bu güne, bu günden de İnşallah kıyamete kadar bizim Devlet-i Ebed Müddet olduğunu dile getirdim.

Biz Müslümanların, Allah(c.c)ün askerleri olduğunu kuruluşunda anayasasının 2. maddesinde eskimez harfler ile “Türkiye Cumhuriyetinin dini, din-i İslâm’dır” ibaresi hasebiyle Türkiye Cumhuriyeti de bu devlet-i ebed müddet çizgisi dahilindedir dedikten sonra göz bebeğimiz TSK’nin bu milletin ordusu olduğunu, her kurumda ithamlar ve mağdurlar olabileceği gibi elbette nefislerine mağlup olup yanlış hatta erbabı ihanet olması da kabildir. Bunlar adil bir mahkemeden sonra akıbetlerine ulaşır dedikten sonra sessizce gelmekte olan kabulü doğru olmayan bir fitne yaklaşıyor bu da Hümanist bir anlayışın gereği olarak tespit olunmuş vicdani ret safsatasıdır. Bu safsataya hiçbir milli görüşçü müspet bakamaz ve bakmamalıdır tembihini yaptıktan sonra, Muhterem Bakanımla on yıldır İstanbul ve çeşitli illerde verdiği bu ve benzeri konferanslarının çoğunda bulundum. Milli görüşçüleri bilgilendirdiğini ifade ettim.

BAKANIM CEVABI VERDİ

Gündüz konuştuğumuz Yaş-zedeler konusu konferansta Sayın bakanımın ağzından kendine adetâ cevap buldu. Şöyle ki:”..3/Ağustos/1996’da icra edilen Yüksek Askeri Şûra( YAŞ)toplantısında da irticai faaliyetleri sebebiyle ihraç edilecek personelin listeleri, Erbakan’ın önüne konmuştur. Başbakan Erbakan bu listeler tanzim edilirken, gerekli itina gösterilmiş midir? Bir haksızlık olmasın,namaz kılanlar,oruç tutanlar da bu listeler de yer almasın deyince, Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir;bu listeler 40 imzadan sonra önünüze geldi diyerek tavır koymuştur. Erbakan da: daha önceki Yaş kararlarında Eşim başörtülü diye atıldığını söyleyenler var deyince, Kara Kuvvetleri Komutanı Hikmet Köksal;sizin bu beyanlarınız onlara cesaret veriyor deyip. Hiç de şık olmayan bir beyanda bulunuyor böylece de, Başbakan Erbakan’ı da tahrike çalışmaktadır.”

28/Şubat/Belgeler/Milli Görüşte Kırılma adlı kitabın 98.sayfada yer alan bu ifadeden sonra Yine aynı eserin 99. sahifesinde Sayın bakanım şu ifadeyle işlemi vuzuha kavuşturuyor: “..Bahis konusu Şûra da bazı çevrelerce abartıldığı gibi çok personel değil, sadece söylemezler çetesine mensup olduğu söylenen 2  subay,4 astsubay, 13 irticacı subayla 10 bölücü subay olmak üzere 29 kişi ordudan ihraç edilmiştir.” Bu rakama bir mim koyalım: Yani Başbakan olarak Erbakan’ın katıldığı tek Şûra toplantısında ordudan ihraç olunan sayı bunun altısı çete mensubu, on’u bölücü irtica, 13 kişi görünüyor. 
       
“1990 yılından itibaren yıllara göre, YAŞ ile ordudan ihraç edilen subay sayısı ve nedenleri şöyle:

- 1990: 47 Subay, 143 Astsubay: 190 kişi(İrtica)/ - 1991: 19 Subay, 78 Astsubay: 97 kişi (İrtica)/ - 1992: 13 Subay, 48 Astsubay: 61 kişi (İrtica) /- 1993: 13 Subay, 35 Astsubay: 48 kişi (İrtica)/ - 1994: 16 Subay, 38 Astsubay: 54 kişi (İrtica) /- 1995: 18 Subay, 59 Astsubay: 67 kişi (İrtica) /- 1996: 46 Subay, 52 Astsubay: 98 kişi (İrtica)/- 1997: Toplam da 297 kişi (İrtica) /- 1998: 127 Subay, 145 Astsubay:272 kişi(İrtica) /- 1999: 20 Subay, 61 Astsubay: 81 kişi (İrtica) /- 2000: 20 Subay, 42 Astsubay : 62 kişi (İrtica)/- 2001: 11 Su bay, 70 Astsubay : 81 kişi (İrtica)/- 2002: Toplamda 44 kişi (İrtica)/- 2003: Toplamda 20 kişi (İrtica)/ - 2004: Toplamda 20 kişi (İrtica) /- 2005: Toplamda 15 kişi (İrtica)/- 2006 : Toplamda 54 kişi (2 irtica, 52'si uyuşturucu alışkanlığı ve diğer nedenlerle)/- 2007: Toplam da 61 kişi (12 irtica, 49'u uyuşturucu alışkanlığı ve diğer nedenlerle)/- 2008: Toplamda 24 kişi (5 irtica, 19'u uyuşturucu alışkanlığı ve diğer nedenlerle)/- 2009: Toplamda 5 kişi (İrtica)YARGI YOLU KAPALI: Bu arada, YAŞ kararlarıyla TSK’ dan ihraç edilen bir subay veya ast subayın görevlerine tekrar dönebilmesi için herhangi bir yargı organına başvurma hakkı bulunmuyor.”

19 sene de,1657 subay ve astsubayın 531 adedi irtica suçlamasıyla ihraç olunmuşlardır. Mevcut hükümet 2003’den bu tarafa şerh koymakla iktifa etmektedir ki, aslında anayasa da bu maddeyi değiştirecek kuvvete malikken yapmadığı değil teklif dahi etmediği görüldü. Amma ihraç edilmiş arkadaşlarımız rakamlara göz atarsa Erbakan Hoca’ya soğuk bakmaları gerekmemeli bence, ihraçları hasebiyle yoksa elbette ki siyasi görüşün hangi rengini seçmek isterse hiç kimsenin bir şey demeğe salahiyeti olamaz.

Fiemanillah. 

Yorumlar

   
İsim:
E-Mail:
Şehir:
Mesaj:
 
İsim: AHMET BALCI | Tarih: 11.03.2010
Saadet Partisi Sultangazi ilçe teşkilatımıza gelerek bizleri onurlandıran, kendisini dinleme fırsatı bulduğumuz değerli Tarihçi yazarımız Metin Hasırçı beyefendiye teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

12 Eylül'de yapılacak Anayasa değişiklik paketi referandumunda oyunuz ne olacak?
Evet
Hayır
Kararsızım
Oy kullanmayacağım