Matematiksel Yaşamlar

İki artı iki dört mü eder her zaman? Matematikte evet, ama her yerde ve her zaman değil. Önce insanların fiziğiyle başlatılır matematiksel değerlendirme.



Tarih: 15.02.2010 14:07:59
Okunma Sayısı: 679

Boy uzun, saçlar gür, burun cazip, beden zayıf, gözler renkli olmalıdır; mutluluk, dostluk, kariyer bunlarla olacak diye hesap edilir matematiksel yaşamda. Bol maaşlı ya da emreden konumda bir iş sahibi olmalıdır kişi; markalı ve pahalı kıyafetler, lüks mekanlarda yenilen yemekler ve pahalı eğlence mekanlarında geçirilen vakitlerde aranır hayatın tadı.

Sınırsız bir hayatın ve sınırsız özgürlüğün hep sonsuz neşe kaynağı olacağı düşünülür. Her şey yolunda olmalıdır böyle yaşayınca ama, ruhun hesapları matematikten çok farklıdır, yıkıldıkça hayattaki sınırlar, patlayacak bir balona ya da hedefi belirsiz uzaya fırlatılmış bir cisim gibi hissetmeye başlar insan. Çünkü o sadece bir madde sadece rakam değildir.

Cehalet ve bilgelik mezuniyetlerle ölçülür, ama yaşadıkça görülür ki, nice diplomasız insanlar ve nice insansız diplomalar boy gösterir meydanlarda.

Arabanın en iyisine, evin son derece pahalı eşyalarla döşenmiş olanıyla oluşacağı hesaplanır, ailenin, huzurun ve yuvanın. Hesaplar matematiğe uyar ama maneviyata uymayınca; ilginin, sevginin, sabrın, fedakarlığın, merhametin, saygının, bilginin, kültürün rakamlar arasında yeri olmayınca bir türlü çıkılamaz işin içinden. Hayat çarpılır, bölünür, toplanır, çıkarılır ama x ve y’ yi bulmanın matematiksel bir formülü bulunamaz.

Matematiğe göre, zekat ve sadaka verilince azalır mülkiyet, ibadetleri yerine getirmek için hep eksilir bir şeyler. Kurban için para, hac için para, tesettür, mahremiyet vb. kuralları uygulayabilmek için maddi imkanlar gerektir ve eksiltir insandan birşeylerini. Maneviyatın, verdikçe çoğalır ve bereketlenir kuralının anlaşılması mümkün değildir.

Bilime göre, taş deve doğuramaz, deniz ikiye ayrılamaz, ay bölünüp bütünleşemez, insan ateşin yakmasından kurtulamaz, bir bardak süt ile bir ordu doyamaz, insan havada uçamaz, karıncalarla konuşamaz, tedavi olmadan iyileşemez, ölüler diriltilemez; ama gerçekte her şeye gücü yeten bir “Allah” vardır.

Matematiğe göre bin kişilik bir ordu üç yüz kişilik bir orduyu yenebilmelidir, dünyanın süper güçlü güçlülerinin karşısında sapan taşlı çocuklar hala var olamamalıdır. Oysa maneviyatta bir bazen yedi yüzden bile büyüktür, bir bazen binlere bile meydan okuyabilir.

Matematiğe göre dünyanın bir ucundaki dua öteki tarafa yetişemez, birkaç damla gözyaşı bir yüreğin yangınını dindiremez, karıncanın ağzındaki su dev bir ateşi söndüremez, bir anne yavrusu için kendinden vazgeçemez. İyilik yapmanın mantığı yoktur, hesaplar vardır, rakamlar vardır ve ille de tutturulması gereken eşitlikler vardır. Ama eşitlikler, her zaman adalet ve mutluluk getirmez hayatta.

Maneviyatçı çizgi ile materyalist çizgi arasındaki asıl fark işte budur. Materyalizm matematiksel hesaplarla yola çıkarken, maneviyatçı çizgide önce değerlerin hesabı yapılır sonra gerekirse matematik kullanılır. Unutulmaması gerekir ki, bütün hesapların üzerinde bir hesap vardır : “Allah’ın hesabı”; vesselam… 

Yorumlar

   
İsim:
E-Mail:
Şehir:
Mesaj:
 

12 Eylül'de yapılacak Anayasa değişiklik paketi referandumunda oyunuz ne olacak?
Evet
Hayır
Kararsızım
Oy kullanmayacağım