Hz. Hüseyin Kerbela'da nasıl şehit oldu?

26.12.2009 10:46:16

Peygamber Efendimiz'in biricik torunu ümmetin şerefini kurtarmak ve Müslüman zulme rıza gösteremez dusturunu yaşatmak adına zulme başkaldırmış, ve Kerbela'da bir yudum suya muhtaç bir şekilde 72 arkadaşıyla beraber Kerbela topraklarını kanla sulamıştır.



ARADIĞINIZ TÜM KİTAPLAR BİR TIK ÖTENİZDE

Yezid (646-683) Emevilerin ikinci halifesidir. Halifelik onun şahsında saltanata dönüşmüştür. Hz. Hüseyin’in (ra) şehit edilmesi ve Kerbela Faciasından sorumlu tutulduğu için İslam dünyasının büyük tepkisine sebebiyet vermiştir. Bazı alimler tarafından lanetlenmekle birlikte, sonradan pişman olup tövbe etmiş olma ihtimalini göz önünde bulunduranlar bu konuda temkinli davranmışlardır. Risale-i Nur’da ismi, kendisine lanet etmenin caiz olup olmadığı tartışması bağlamında geçmekte; lanet getirmenin bir kazanç sağlamayacağı gibi mahzurlarına da dikkat çekilmektedir.

Yezid, 646 yılında Şam’da doğdu. Çocukluğu ve gençliği, babasının valiliği münasebetiyle Şam’da geçti. Çocukluğu sırasında iyi bir eğitim gördü. Sonraki hayatında özellikle sanata merak saldı. Henüz veliaht tayin edilmeden önce Bizans’a karşı gönderilen orduya katıldı. Bu sefer, Bizans İmparatorluğuna karşı isyan eden ve Emevilerden yardım isteyen Ermenilere yardım etmek maksadıyla düzenlendi.

Bizans’a karşı harekete geçen İslam ordusu 668 yılında harekete geçti. Kadıköy önlerine gelindikten sonra yardım istendi. Bunun üzerine Yezid komutasında hazırlanan yardımcı kuvvetlerle birlikte Boğaz’ı geçip İstanbul kuşatıldı (669). Yaz boyunca devam eden kuşatma, kışın yaklaşması üzerine kaldırıldı. Bu kuşatma sırasında aralarında Ebu Eyyüp El-Ensari’nin de bulunduğu bazı Sahabeler şehit düştü. Kuşatma neticesinde, Bizans’ın vergi vermesi şartıyla barış yapıldı.

Emevi halifesi Hz. Muaviye, ülkede düzeni ve iç barışı sağladıktan sonra Küfe valisi Muğire bin Şu’be’nin teşvik ve telkiniyle, vefatından evvel oğlu Yezid’i veliaht tayin etti. Muaviye özellikle Medine’de bulunan İslam büyüklerinin bu gelişme karşısındaki düşüncelerini öğrenmek istedi. Ancak, Hz. Hüseyin, Abdullan bin Ömer ve Abdullah bin Zübeyr buna karşı çıktılar. Bu muhalefete rağmen Muaviye, ülkenin değişik beldelerindeki idarecilerini toplayarak veliaht olarak Yezid’e biat edilmesini istedi.

679 yılında babası Muaviye’nin vefatı üzerine Yezid halife oldu. Bu gelişme ile halifelik Yezid’in şahsında saltanata dönüşmüş oldu. Veliahtlığına karşı çıkanlar kendisine biat etmediler. Söz konusu kişilerin halifeliğini tanımaları için Medine valisi Velid bin Utbe’ye mektup yazdı. Ancak, Medine valisi bu girişimde muvaffak olamadı. Bu arada, Hz. Hüseyin’e (ra) elçi gönderen Küfeliler, kendisini halife olarak tanıyacaklarını bildirdiler. Bunun üzerine amcasının oğlu Müslim Küfe’ye giderek Hz. Hüseyin adına biatleri kabul etti. Küfe valiliğine de atanan Basra valisi harekete geçti ve Müslim’i öldürdü.

Hz. Hüseyin (ra) son gelişmeden habersiz bir şekilde Küfe’ye doğru yola çıktı. Yolda Müslim’in öldürüldüğünü öğrendi. Ancak, geri dönmedi. Kerbela’ya ulaşan Hz. Hüseyin’in üzerine dört bin kişilik bir ordu gönderildi. Kendi maiyeti çok az olan ve Küfe’den de yardım gelmeyeceğini anlayan Hz. Hüseyin (ra) geri dönmek istediyse de vali Ubeydullah bin Ziyad, Yezid’e biat etmesini ve ondan sonra geri dönmesine izin verileceğini bildirdi. Teklifi kabul etmeyen Hz. Hüseyin 680 yılında ( Hicri 10 Muharrem 61) yetmiş kişi ile birlikte şehit edildi.

İslam tarihine “Kerbela Faciası” faciası olarak geçen bu olay özellikle Yezid başta olmak üzere Emeviler için büyük bir leke oldu. Muaviye, Hz. Hüseyin ve ailesine iyi davranması için oğluna vasiyette bulunmuştu. Şehit edildiğini duyduğunda çok üzüldüğü ve kendisini şehit ettiren vali Ubeydullah’a lanet getirdiği ve ağladığı nakledilmektedir. Hz. Hüseyin’in şehit edilmesi için, Yezid’in emir vermediğini ileri sürenler olduğu gibi, valisini her yönden desteklediğini ileri sürenler de olmuştur. Hz. Hüseyin’in çocuklarını Şam’a getirttiği ve kendilerine çok iyi davrandığı da ifade edilmektedir. Ancak, tüm bunlar İslam dünyasında kendisine karşı duyulan tepkiyi engelleyemedi.

Yezid, döneminde gerçekleşen bu acı olay, gerek Müslümanlar ve gerekse ilim dünyasında çok büyük üzüntülere sebep oldu. Çok büyük tepki aldı. Sadece Şiilerin değil, Sünniler bile Yezid isminden özellikle kaçındı. Kendi çocuklarına Ali, Hasan ve Hüseyin ismini çok fazla sayıda vermelerine rağmen, Yezid ismini kullanmaktan imtina ettiler. Alimler arasında da bu isim üzerinde tartışmalar yaşandı. Kendisini lanetleyenler olduğu gibi, sonradan pişman olup tövbe etmiş olma ihtimalini göz önünde bulundurarak temkinli yaklaşanlar da oldu.

Risale-i Nur’da da ismi zikredilmekte ve hakkındaki tartışmalara değinilmektedir. Bir ayet-i kerimenin tefsirinde; “… birinin hatasıyla başkası mesul olamaz…” (En’am 164) İlahi ikaza rağmen sosyal ve siyasi hayatta bunun aksine davranıldığı ve bu yüzden de büyük cinayetlere sebep olunduğuna işaret edilmektedir; “Kardeşi de olsa, aşireti ve taifesi de olsa, partisi de olsa, o cinayete şerik sayılmaz. Olsa olsa, o cinayete bir nevi tarafgirlikle yalnız manevi günahkar olup, ahirette mes’ul olur; dünyada değil…” izahı yapıldıktan sonra, Kur’an-ı Kerim talebelerinin bu büyük cinayete mani olmaya çalıştıkları, fedakarca çalışan bu insanlara mürteci deyip onları itham edenlerin; “… mel’un Yezid’in zulmünü adalet-i Ömeriyeye tercih etmek misillü…” (Emirdağ Lahikası, 1997, s. 319-320) insanların uyguladığı söz konusu vahşi kanunu, Kur’an’ın bu adil hükmüne tercih etmek olduğu ifadelerine yer verilmektedir.

Yezid için “mel’un” tabiri kullanılırken, bu konuda bazı ikazlar da yapılmaktadır; “Haccac-ı Zalim, Yezid ve Velid gibi heriflere ilm-i kelamın büyük allamesi olan Sadeddin-i Taftazani, ‘Yezide lanet caizdir’ demiş; fakat ‘Lanet vaciptir’ dememiş. ‘Hayırdır ve sevabı vardır’ dememiş. Çünkü, hem Kur'ân’ı, hem Peygamberi, hem bütün Sahabelerin kudsi sohbetlerini inkar eden hadsizdir. Şimdi onlardan meydanda gezenler çoktur. Şer’an bir adam, hiç mel’unları hatıra getirmeyip lanet etmese, hiçbir zararı yok.” (Emirdağ Lahikası, s. 178) Çünkü, lanet getirmek methetmek gibi değildir. Medih ve muhabbet salih amel içinde yer almasına karşılık, lanet getirmenin bir sevabı ve kazancı yoktur. Daha da önemlisi, hatalı ve yanlış bir şekilde insanları lanetleyip kötülemek çok büyük zararlara yol açabilir.

Hz. Hüseyin’in şehit edilmesinden sonra Yezid’e karşı muhalefet eden Abdullah bin Zübeyr kaldı. Mekke’de bulunan Abdullah’ın üzerine gönderilen kuvvetler bir netice elde edemediler. Mekke 683 tarihinde kuşatıldı. Kuşatma devam ederken Yezid’in ölüm haberi geldi ve bunun üzerine bir netice alınmadan kuşatma kaldırıldı. Bu tarihlerde Yezid’e biat etmeye yanaşmayan Medineliler üzerine de kuvvet gönderildi. Önce biat etmeleri için kendilerine üç gün mühlet verildi. Bu süre dolduğu halde biat etmemeleri üzerine Medine’ye girildi ve biat etmeyenlere zorla biat ettirildi.

Yezid, 683 yılında ve otuz yedi yaşında Şam’ın Havran köyünde öldü. Ölümünden sonra yerine oğlu geçti. Halifeliği sırasında Kuzey Afrika’nın tamamı Ukbe bin Nafi komutasındaki İslam ordusu tarafından fethedildi. Kendi döneminde yaşanan feci hadiselerden dolayı Müslümanlar arasında kötü olarak anıldı. Kendisinin veliaht tayin edilmesi ve babasından sonra halifeliğe getirilmesi, hilafetin saltanata dönüşmesine ve seçimle halife olma sistemine son verilmiş oldu.

TÜM KİTAPLARI EN UYGUN FİYATA BULABİLECEĞİNİZ TEK ADRES



       
(3,0 puan)/24
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
İsminiz
Şehir

24.04.2014

burda hz hüseyini değil lanet olası yezidi anlatmışlar
      Beğen (1)          Beğenme (0) 
sudenaz
çardak

23.07.2014

yezid muaviyenin oğludur muaviye ebu sufyanın oğludur yani yediz ebu sufyanın kökünü kazıtsaydı bunlar olmazdı
      Beğen (1)          Beğenme (0) 
Gökhan
Muğla

14.11.2013

Okadar korku varki içinizde!! Hep saldırıyorsunuz.. Yok cahil yok sapık tipi laflar kullanıyorsunuz..Bazı gerceklerden hep kaçıyorsunuz ama gün geçtikçe kabul ediyorsunuz. Çok iyi hatırlıyorum kendine Ehlibeyt dostu diyenlerin lanet olası Yezid'e Hz. Dediğini... Muaviye'yi savunuyorsunuz.. Peygamber torununun karşı çıkmasına rağmen oğlunu halife ilan eden ve kerbela olayına sebep olan birisini savunuyorsunuz.. Çok şükür sizin gibi düşünmüyorum... Lebbeyk ya Hüseyin..
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
emir
şırnak

13.12.2013

yezid muaviyenin oğludur muaviye ebu sufyanın oğludur yani yezid ebu sufyanın torunudur hz peygamberimize en fazla karşı çıkan inkar eden ebu sufyandı eğer ebu sufyanın kökünü kazıtsaydı bunların hiç biri olmazdı
      Beğen (9)          Beğenme (3) 
hüseyin
ankara

23.07.2014

hz.hüseyin kaddeden yezid oğlu muhaviye ne kadar vicdansız olarak ka etti yezi,de nalet olsun
      Beğen (7)          Beğenme (3) 
İsminiz
Şehir

23.07.2014

bari Muaviyenin önüne Hz yazmasaydiniz.
      Beğen (16)          Beğenme (3) 
EMRAH YILMAZ
Şehir

11.04.2014

Peygamber efendimiz sav. öpmeye kıyamadığı torunlarını katledeni rabbim affedermi.
      Beğen (18)          Beğenme (1) 
hakan
kocaeli

21.05.2014

Ergun isimli cahil, sapık şia nın tarihini git sapık şia ların sayfalarında anlat, ehli sünnet müslümanların bulunduğu milli görüş sayfalarında değil. Hz. Muaviye Allah resulü (s.a.v) in, vahiy kâtibi ve sahabenin büyüklerindendir, bu kafayla tövbe etmezseniz korkarım Allah senin ve bu fitneyi çıkaran şia nın cezasını verir.
Kaynaktan bassetmissin yukarıda hadi bakalım kaynak verde zihniyetini herkez anlasın ehli sünnet ile alakan olmadığı yada aşırı cahil odugun çıksın ortaya.
      Beğen (4)          Beğenme (11) 
hakan
kocaeli

13.12.2013

Ergun isimli cahil, sapık şia nın tarihini git sapık şia ların sayfalarında anlat, ehli sünnet müslümanların bulunduğu milli görüş sayfalarında değil. Hz. Muaviye Allah resulü (s.a.v) in, vahiy kâtibi ve sahabenin büyüklerindendir, bu kafayla tövbe etmezseniz korkarım Allah senin ve bu fitneyi çıkaran şia nın cezasını verir.
Kaynaktan bassetmissin yukarıda hadi bakalım kaynak verde zihniyetini herkez anlasın ehli sünnet ile alakan olmadığı yada aşırı cahil odugun çıksın ortaya.
      Beğen (2)          Beğenme (7) 
Ergün
istanbul

13.12.2013

yorumumu yayınlarmısınız bilmem takip edeceğim ve şuna emin olun ki peygamberimizi üzeni Allah affetmez muaviye yezid ve bazıları ehli beyte çok zulmetti Allah elbet cezalarını verecek ve muaviye oğlu yezide ve onları ehlibeyte musallat ettirenlere şama hakim kıldıranlara Allah lanet etsin...
      Beğen (9)          Beğenme (0) 
Ergün
istanbul

21.05.2014

Öncelikle şu bilinmeli ki yezidin yaptırdığı ve bir çok kaynakta sabit olduğu üzere hz hüseyin a.s kesik başına kırbacı ile vurup ey atalarım şimdi burda olsaydınızda görseydiniz muhammet ten öcününüzü aldığımı ya birşeyi tam anlamı ile insanlara anlatın yada yazmayın yalan yanlış boş sadece kelime cambazlığı ile hayra ulaşacağınıza daha da hakkı insanlardan uzaklaştırıyorsunuz hz hüseyinin birde abisi vardı muaviye tarafından zehirletilen dürüst olun tarihi doğru aktarın ki gerçekler bilinsin..
      Beğen (18)          Beğenme (1) 
Cengaver

13.12.2013

BELKİDE İSLAM DÜNYASINDAKİ ÇEKİLEN TÜM SIKINTILARIN KİLİT NOKTASI BURASIDIR
      Beğen (12)          Beğenme (2)