İran yeni bir devrim gerçekleştirdi

İran'da dün yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin beklenmedik bir katılımla gerçekleşmesi ve siyasi programına İslam inkılabı..



Tarih: 14.06.2009 18:50:26
Okunma Sayısı: 177

İran'da dün yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin beklenmedik bir katılımla gerçekleşmesi ve siyasi programına İslam inkılabı değerlerini, siyonizme karşı mücadeleyi ve Hizbullah misyonunu temel alan Dr. Mahmud Ahmedinejad'ın yüksek oranla yeniden Cumhurbaşkanlığına seçilmesi kelimenin tam anlamıyla "yeni bir devrim" anlamına geliyor.

Amerika, Batı ve siyonist İsrail rejiminin sürekli olarak "büyük tehdit " "büyük tehlike" "korkunç adam" olarak tanımladığı, İran içinde de bazı siyasetçiler tarafından "saldırgan" bir dış politika izlemekle suçlanan Mahmud Ahmedinejad'ın % 65'in üzerinde oy alarak Cumhurbaşkanı seçilmesi, İran halkının büyük bir ekseriyetinin Ahmedinejad'ın izlediği politikanın arkasında olduğunu göstermiş oldu.

İran'da seçim öncesi kendileriyle görüştüğümüz İranlılardan bazılarının Ahmedinejad'a yönelik dile getirdiği suçlamaların başında "İran'ın milli gelerinin büyük bir kısmını Hizbullah ve Filistin İslami direniş hareketlerine aktardığı, bundan dolayı da İran'da halkın ekonomik zorluklar içinde olduğu" yönünde idi. Bu kişiler İran'da ekonomik yaşamla ilgili birtakım rakamlar vererek, İran'ın milli gelirinin doğrudan İran halkına aktarılması durumunda İran'da yaşam düzeyinin çok daha yüksekte olacağını vurguluyorlardı. Bazı iranlıların eleştirilerinde daha da ileri giderek "Ahmedinejad İran halkının değil Filistinlilerin cumhurbaşkanı" şeklinde rahatsızlık belirttiğine de tanık olduk.

Yine bu kişilerin kullandığı diğer argüman ise, "Arapların kendisi Filistinlileri yalnız bıraktı. Gazze'ye yardım etmedikleri gibi bir de ambargo uyguluyorlar. Önce Arapların kendisi Filistine sahip çıksınlar da, bize sonra sıra gelir" şeklinde. Arap rejimlerinin Gazze'ye ihanetini öne çıkartan bu kişiler, bazen örtülü, bazen de açık bir nasyonalizm dürtüsü ile Filistin davasının öncelikle bir "arap davası" olduğuna dikkat çekiyorlar. 

Seçimlerde Ahmedinejad'ı destekleyeceğini belirtip Mir Hüseyin Musevi'nin şahsında reformcu kanada eleştiri getiren bir İranlı da, Mir Hüseyin Musevi'nin bir konuşmasında "İran halkı Lübnan ve Filistin'den önce gelir" şeklindeki sözlerine atıfta bulunarak bu ifadeden çok rahatsız olduğunu, Musevi'nin bu şekilde konuşmasının ardında yatan nedenin İran'ın Filistin ve lübnan konusunda gösterdiği hassasiyetten rahatsız olan bir kısım İranlıların oylarını alma hesabı olduğunu belirtmişti.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Dr. Ahmedinejad ve Seyyid Musevi'nin arasındaki görüş ayrılıkları değişik alanlarda olsa da, İran'da Hizbullah misyonunu temsil eden tarafların bu seçimlerde başa aldığı temel konu, Lübnan ve Filistin İslami direnişine olan desteğin sürmesi ve siyonizme karşı müacadelenin tam bir kararlılıkla devam ettirilmesi olmuştu.

Lübnan Hizbullah hareketinin de bu noktada Dr. Mahmud Ahmedinejad'ın seçilmesini önemsediği belli oluyordu.

Kuşkusuz ki, Mir Hüseyin Musevi'nin Hizbullah ve Filistin İslami direnişi noktasında olumsuz bir yaklaşım ve tavrı içinde olduğunu söylemek doğru değil. Hizbullah'ın kuruluş süreci ve Filistin intifadası Mir Hüseyin Musevi'nin başbakanlık dönemine rastlıyor. Nitekim, Hizbullah'ın ortaya çıkısında en önemli şahsiyetlerden biri olan Ali Ekber Muhteşemi Mir Hüseyin Musevi hükümetinde İç işleri Bakanlığı görevindeydi.

Bununla birlikte İran cumhurbaşkanlığı seçimlerinde belirleyici amillerin başında "İran'ın Filistin ve Lübnan konusunda izlediği ve izleyeceği politika" geliyordu. Dolayısıyla, Mahmud Ahmedinejad'ın büyük bir oy oranıyla cumhurbaşkanlığına yeniden seçilmesi, İran halkının Filistin ve Lübnan konusunu kendisine büyük bir görev ve sorumluluk olarak gördüğünü ortaya koymuş oldu.

Seçim kampanyaları sırasında, Mir Hüseyin Musevi taraftarlarının büyük bir kısmının reformist talepleri dile getirmesine karşın, Ahmedinejad taraftarların ise İslam inkılabı değerlerine bağlılığı, İmam Humeyni'nin çizgisinin korunması gibi ideolojik noktara vurgu yapması, bu seçimleri birlikte İran halkının İslam İnkılabı değerlerine bağlılığının göstergesi haline getirmişti.

Tahran'da bulunduğumuz sırada Veliyy-i Asr meydanında düzenlenen Hz. Fatıma'nın rıhlet programına katılan Mahmud Ahmedinejad yaptığı konuşmada, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı savaş tehdidinde bulunan emperyalist ve siyonist güçlere meydan okuyarak "İran hiç bir baskı ve tehditlere boyun eğmeyecek, hiç bir düşman bizi bir karış dahi geri adım attıramayacaktır. Biz İmam Hüseyin'in yolunu sürdürüyoruz, İran halkının yolu budur. Biz bir kere daha buradan düşmanlarımıza haykırıyoruz "heyhat minnez zilleh" (zillet bizden uzaktır, zillete boyun eğenlere yazıklar olsun) Bizler hep birlikte şehid oluruz ama yolumuzdan asla dönmeyiz. Bu yolu bize İmam Humeyni gösterdi, biz de bu yolu sürdüreceğiz. Müstekbirlerin ve siyonistlerin dönemi kapanmak üzeredir. Evrensel adalet ve kurtuluş günleri ise çok yakındır" demişti.

Diğer yandan İran dışında seçimler noktasında kampanya yürüten İslam Cumhuriyeti muhalifi çevrelerin de srekli olarak Mahmud Ahmedinejad'ı hedef alarak İran'ın nükleer faaliyetlerinden dolayı Ahmedinejad'ı İsrail'i yok etmek isteyen Hitler'e benzeten posterler taşıması, emperyalist ve siyonist güçlerin Ahmedinejad'ın seçilmesini istemediğini ortaya koyan örneklerden biriydi.

Sonuç olarak İran halkı, beklenenin çok üstünde % 85 gibi rekor bir katılımla, hem İslam İnkılabı'nin büyük bir halk tabanına sahip olduğunu hem de Ahmedinejad'ın emperyalizm ve siyonizm karşısındaki devrimci ve cesur duruşunu desteklediğini ortaya koydu. 30. yılını geride bırakan İslam İnkılabı'nın toplumda sahip olduğu gücün ne olduğu sorusuna verilecek en güzel cevap, seçim sonuçlarında ortaya çıkan tablo olacaktır.

Sonuç itabiriyle, İran seçim sonuçları dünya müslümanlarına, mustazaf halklara, özellikle de Kudüs ve Filistin halkına kutlu olsun.

Yorumlar

   
İsim:
E-Mail:
Şehir:
Mesaj:
 
İsim: esra | Şehir: | Tarih: 16.06.2009
ne mutlu ki böyle insanlara sadece İslam üzerine yaşıyorlar ne mutlu darısı bizlere.
İsim: Davut Karahan | Şehir: | Tarih: 15.06.2009
ağzına sağlık güzel bir yazı
İsim: KALEMDAR | Şehir: | Tarih: 15.06.2009
DEMOKRASİ KAZANDI
İsim: Davut Karahan | Şehir: | Tarih: 14.06.2009
nejat devrim yaptı sıra islamda

12 Eylül'de yapılacak Anayasa değişiklik paketi referandumunda oyunuz ne olacak?
Evet
Hayır
Kararsızım
Oy kullanmayacağım