ARADIĞINIZ TÜM KİTAPLAR BİR TIK ÖTENİZDE

Kürdistan halkı tarafından "Ey rehberi azade, amadeyim amade" (Ey özgür rehber, emrine amadeyiz" slogarları ve büyük bir coşku ile karşılanan İmam Hamenei konuşmasını şöyle sürdürdü:
Kürdistan büyük fedakarlıkyarın yurdudur
“Yüce Allah’a hamd ediyorum ki bir kez daha –uzun bir sürenin ardından da olsa- bu başı dik eyalette ve siz aziz ve vefakar halkın arasında bulunuyorum, bunun için çok mutluyum. Kürdistan büyük fedakarlıkların yurdudur, kültür ve sanatın, kalp temizliğinin ve vefakarlığın topraklarıdır buralar. Bu nizamın ömrünün en hassas yıllarında yiğit ve mertçe büyük komploları boşa çıkaran bir halkın yurdudur. Cesaret ve akli rüştleri, bilinçleri ile düşmanın komplolarını en hassas dönemlerinde teşhis edebilmiş ve gösterdikleri fedakarlıkla büyük bir fitneyi önleyebilmişlerdir. Kürdistan, İslam İnkılabı’nın tarihinde iftihar nişanesini kendisiyle beraber taşımaktadır ve diğer çok az eyalette bunun bir benzerine tanık olunabilir.
 
Kürd halkı tarih boyunca büyük sınavları başarıyla verdi
 
Azizlerim! Kardeşlerim ve bacılarım! İslam İnkılabı’nın fecir vaktinde ülkede iç savaş çıkarma peşinde olan kişiler mevcuttu. Dünya zalimlerinin bu bölgede bağımsız ve dine dayalı bir gücün ortaya çıkmasından dolayı ödleri patlıyordu, bu yüzden bütün sert ve yumuşak güçlerini meydana sürdüler ve böylelikle varlık sahnesine yeni adım atmış olan bu yeni doğmuş bebeği daha ilk adımlarında ortadan kaldırmak istediler. Bu eyaletin Kürd halkı bu rüyaların karşısında güzel bir imtihan verdi.
 
Ben Kürdistan’ı yakından tanıdım ve zorluk ve mihnet günlerinde bu halkın direnişinin büyüklüğünü yakından, kendi gözlerimle gördüm. Kürdistan hakkında söylediğim her şey bizzat tanığı olduğum kendi öykülerime ve bilgilerime dayanıyor. Şüphesiz eyaletinizin halkının direnişinin ünü, hem devrimin başında, hem de bize dayatılan savaş yıllarında bütün İran halkının kulaklarına erişmişti.
 
Kürdistan'ın büyük bir kültürel zenginliği vardır
 
Azizlerim! İnkılabın ilk günlerinde habis bir siyaset İran kavimlerini birbirlerinden ayırmaya ve değişik bahanelerle İran milletinin azim varlığını parça parça etmeye çalışıyordu. İran’ın her farklı kavmininin, Fars, Türk, Kürd, Arap, Belüc, Türkmen ve Lor’un hepsinin kalplerini kirletecek şeytani bir vesvese ortalığa atılmıştı. Tahran ve İsfehan’da bir şey, Belücistan’da –ben devrimden önce bir süre orada bulunmuştum- başka bir şey, Kürdistan’da da daha farklı başka bir şey diyorlardı. 
 
İran milletinin büyük risaletini gerçekleştirmek için kıyam etmesi için çok büyük bir şuur gerekiyordu. İran milleti bu ülkenin dört bir yanında büyük mücahedeler verdi ve siz Kürdistan halkı bu genel ve büyük mücahedelerde  payınızı en güzel şekilde yerine getirdiniz. Bu İran tarihinde üstün bir şekilde anılacak olan şeylerdendir.
 
Kürdistan bölgesi kültürel açıdan zengin bir bölgedir. Bu bölgenin yemyeşil, şu güzel tabiatına bakın, bu eyaletin şefkatli, sefa dolu ruhiyeye sahip olan halkına bir bakın, bütün bunlar bu bölgenin kültürel zenginliğinin işaretleridirler.
 
Halklar arasında ayrım yapmak isteyenler kurdukları tuzaklara kendileri düştüler
 
İran’ın muhalifleri ve İslam düşmanları bu bölgeyi devrimin başlarında olağan üstü hal bölgesine çevirmek istediler. Bu büyük sorunun ilacı da kolay değildi. Fakat İslam Cumhuriyeti nizamı siz halkın desteği ile bu sorunun üstesinden gelebildi. Bu kişiler İran milletinin unsurlarını birbirinden ayırmak istiyorlardı, Kürd, Fars ve Türk halkları arasında ayrılık oluşturmayı hedefliyorlardı fakat başaramadılar. Kurdukları tuzaklara kendileri düştüler.
 
Siz Kürd kardeşlerim ve bacılarım biliniz ki o ilk yıllarda, İran’ın değişik bölgelerinden buraya mücahede için gelip bir süre burada kalanlarda Kürdistan halkına karşı güçlü kalbi bir alaka doğuyordu. Horasan’dan, İsfahan’dan, Fars ve Tahran’dan gelen hamaset dolu gençler Senendec, Mehran ve  Kürdistan’ın diğer şehirlerinde birkaç sabah kaldıktan sonra döndüklerinde muhabbet mesajı ile dönüyorlardı, Kürd halkına hayran olarak dönüyorlardı. Buraların uygar bir bölge olduğunu söylememiz Kürd halkının bu insanlar karşısındaki muhabbet dolu davranışlarından dolayıdır.
 
Tağut döneminde Kürdistan geri bırakılmıştı
 
Elbette düşman hiçbir zaman sessiz oturmamaktadır. Tağut zamanında ülkede habis bir siyaset hakimdi, buna göre bütün ülke kavimleri yabancı görülüyordu. Kürd yabancı idi, Belüc yabancı idi, Türk yabancıydı, Türkmen yabancıydı. Bunların hepsini yabancı telakki ediyorlardı. Tağut zamanında bu eyalette ne imar faaliyetleri, ne de kültürel çalışmalar doğru dürüst yapılmıyordu. Kimseye hizmet götürmüyorlar, çalışmıyorlardı. 
 
Bugün Kürdistan bölgesinde birkaç yüksek öğrenim kurumunda okuyan yaklaşık 50.000 genç var ki bu sayı o zamanlarda sadece 360 idi. Bölgedeki okuma yazma oranı da korkunçtu. Halkın sadece %29’u okuma yazma biliyordu. Tağut, bu istidatlı ve zeki Kürd halkının okuma yazma öğrenmesini istemiyordu. Bu eyalete bakışları şeytani ve yanlış bir bakıştı. İslam nizamı geldi ve bu bakışı düzeltti. Sadece sorumlular düzeyinde değil, bütün halk düzeyinde.
 
İslam nizamında hiç bir halkın birbirinden farkı yoktur
 
Benim azizlerim! Şunu herkes bilsin ki İslami nizam büyük ve başı dik ülkemizdeki kavimlerin fazlalığını büyük bir fırsat saymaktadır. Değişik gelenekler, farklı ve çeşitli yetenekler bu milletin her bir üyesinin diğerini tamamlamasına imkan verecek olan büyük bir imkandır. Birlikte yaşama ve kamil bir birliktelikle var olma; farklı kavimlere sahip olma hakkındaki bakış İran milleti için büyük bir iftihardır. Bunun nedeni nizamın ilham kaynağının İslam olmasıdır ve bu İslami bakışta değişik ırklar ve diller arasında fark yoktur. İslam’ın ve İslami nizamın bakışı budur.
 
Bu yüzden biz Kürdistan eyaletine ve diğer kavimlerin bölgelerine bu İslami bakışla bakıyoruz. İslami bakış kardeşlik, birliktelik, aynı tasayı duymak ve samimiyettir. Bu bakıştan başka bir bakışa sahip olup başka bir yöntemi seçenler İslami düzenin siyasetine aykırı davranmıştır. Herkes şu gerçeği anladı ki İslam nizamı bu eyaletin halkını kendi halkı olarak görmektedir ve İnkılaba vefakar, İnkılabın askeri saymaktadır.
 
Kürdistan'ın şehidlerini selamlıyoruz
 
Bu yüzden, o zamanlarda buralarda ve başka yerlerde Kürd halkı adına konuşan -ve bu konuştukları şeyler Kürd halkının ruhunun haberdar olmadığı şeyler olan- bazı insanlar, düşmanların kardeş savaşı çıkarmak ve fitne amaçlı tezgahlarında yer aldıklarında bu bölge halkı en ön safa geçip bunlarla mücadele ettiler. Bu kişileri görenlerin hatıralarından silinmeyecektir o mücadeleler. Kürdistan’ın bu 5.400 şehidinin ruhlarını ve bu kişilerden geride kalanları ve ailelerini selamlıyoruz. Yüce Allah’tan hepsine rahmet diliyoruz.
 
Öte yandan düşman tarafından gençleri kandırılan, -düşman bu gençlerin kanlarının Amerikalıların ve Siyonistlerin hedeflerinin tahakkuku yolunda dökülmesine neden olmuştur- ailelerin acılarına da ortağız, o ailelerin bir günahları yoktur, onların da bağırlarına ateş düşmüştür ve çokları o gençleri anmamaktadır da. Bizlerin canları o gençler için de yanmaktadır. Bu durum karşı devrimcilerin bölgeye verdiği büyük zararlardandır.
 
Şiiler ve Sünniler arasında tefrika çıkarmak isteyenler Şii de olsa Sünni de olsa İslam'ın düşmanlarıdırlar
 
İran halkının vahdetine engel olmak isteyenler kimlerdir bakın onlara. Bunların düşmanın aletleri olduklarını bilin. Ya düşmanın doğrudan senaryosunu uyguluyorlar, ya da aletidirler. Sünniler ve Şiiler arasında mezhep bahanesiyle tefrika doğurmak isteyenler, Şii de olsalar Sünni de olsalar, düşmanın satılık kişileridirler, bilsinler veya bilmesinler bu böyledir. Bazen insanın düşmanın uşaklığını yapıp bundan haberdar olmaması mümkün olmaktadır.
 
Bunlar orada burada, Irak’ta bir türlü, Afganistan, Pakistan ve diğer yerlerde başka türlü terörist eylemler düzenlemeleri için petro-dolarlarla beslenmektedirler ve düşman tarafından kullanıldıklarını bilmemektedirler. Ehli Sünnetin mukaddesatına hakaret eden o Şii de, o da düşmana satılmıştır fakat ne yaptığını bilmemektedir. Arz ediyorum: Bunlar düşmanın asli unsurlarıdırlar. Bu kişiler arasındaki bazıları -ister Sünni isterse Şii olsunlar- gafildirler ve ne yaptıklarını bilmiyor ve anlamıyorlar. Düşman için çalıştıklarından haberdar değildirler.
 
Ehl-i Sünnetin mukaddesatına hakaret etmek haramdır
 
Bundan birkaç sene önce Kürd bölgelerinin aydın bakışlı alimlerinden biri Cuma namazındaki hutbesinde –galiba yemin etmişti, öyle hatırlıyorum, uzun zaman oldu- “Vallahi” demişti “Şiinin yanına gelip de kalbinde Sünniye kin doğuranlar ve Sünninin yanına gidip de kalbine Şiiye düşmanlık tohumu ekenler ne Şii ne de Sünnidirler. Ne Şiiyi ne de Sünniyi severler bunlar. İslam’a düşmandırlar.
 
Bu gün bu Vehhabiler Şiileri kafir sayıyorlar. Hatta Ehli Beyti seven Sünnileri de tekfir ediyorlar. Tarikat üyesi Sünnileri, Kadirileri de kafir ilan ediyorlar. Bu yanlış fikir nereden doğmaktadır? Bunlara göre bütün Şiiler; Kuzey Afrika’daki Şafiiler ve orta Afrika’daki Malikiler -ki bunlar Ehli Beyt’in muhipleridirler ve irfani tarikatlerinin silsilesi Ehli Beyt’e dayanmaktadır-  kafirdirler. Niçin? Çünkü İmam Hüseyin’in Kahire’deki makamına ihtiram gösteriyorlar.
 
Bunlara göre Şii ki kafir, Kürdistan’daki Kadirilik veya Nakşibendilik ile ilgisi olan bir Müslüman da kafir. Bu nasıl bir fikirdir? Bu yanlış ve şerir düşünce ile Müslüman kardeşler arasında niçin ihtilafa düşülsün? Şiiler arasındaki, cahillikleri veya gafletleri yüzünden, bazen de garazdan kaynaklanan bir şekilde –ki o kişileri de tanımaktayız ve sorunlarının sadece cahillik olmadığını, ihtilaf çıkarmakla görevlendirildiklerini biliyoruz- gidip Ehli Sünnet’in mukaddesatına hakaret edenlere diyorum ki: İki grubun yaptığı da şeran haramdır ve kanuna karşı gelmektir..."     


TÜM KİTAPLARI EN UYGUN FİYATA BULABİLECEĞİNİZ TEK ADRES



       
(3 puan)/7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
Ahmet KAmil

26.01.2010

Esselamun Aleyküm ve Rahmetullah. Hz. Mehdi(A.s) İstanbul'da zuhur etmiştir. Bütün insanlığa duyurulur. Bu hakikati insanlara duyurmak her Müslüman
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
yalcın

16.05.2009

müslümanlar mezhep ayırmadan birbiri ile kardeştir,kardeşlerin arasına nifak sokmaya çalışan,onları bölmeye ve bu şekilde islam ahlakını orada kaldırmayı düşünen siyonist masonların tüm planları bozuldu.Allah'ın izni ile,iranda bu birleşmeye talip oldu.çok yakında bu birlik kurulacak,mehdi gelecek ardından Hz.İsa gelecek tüm dünyada islam ahlakı yayılacak.önümüzdeki 10-15 sene içerisinde hepsine şahid olucağız inşallah
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
beyza gül

15.05.2009

Allah'ın izniyle Türk İslam bayrakları dört bir yandan geliyor.az kaldı güzel günlere inşallah
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
mindo

15.05.2009

Türkiye'nin liderliğinde kurulacak olan İslam Birliği artık kapıda. Çok yakında tüm Müslüman kardeşlerimizle tekrar aynen Osmanlı zamanındaki gibi aynı çatı altında olacağız inşallah. Hz Mehdi'nin zuhuru da çok yakın. Allah bu ortamı Hz Mehdi için hazırlıyor. Maşallah.
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
karşıyakalı

15.05.2009

müslümanlar birlik olursa kimse bişey yapamaz.
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Berkant

15.05.2009

Geçenlerde Mehdi ordusu komutanı Türkiye'ye geldiğinde İran da biz her fırsatta Sunni ve Şiilerin kardeş olduğunu söylüyoruz dedi. Mehdi' nin zuhurunun bir güzelliği bu, sünni ve şii Mehdi'ye kavuşmayı bekliyor, Mehdi'nin İstanbul'dan çıkacağını biliyorlar.
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Laik Müslüman

15.05.2009

Şimdiye kadar dindar gibi görünen birçok ateist komünist din düşmanı Sünnileri Şiilere ya da Alevilere düşürmeye çalıştı. Bunların tek amacı İslam'ın hakim olmasını ve Kuran ahlakının yayılmasını engelleyerek toplumları dejenerasona ve ahlaksızlığa sürklemekti. Bu sayede toplumları köleleştirerek masonlara ve siyonist İsrail'e hizmet etmelerini sağlayacaklardır. Artık İslam dünyası uyandı. Artık kimse dinde kardeşleri birbirine düşüremeyecek. İslam Birliğini ve Hz Mehdi'yi bekliyoruz!
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
fatih şahin

14.05.2009

mezhepleri batıllıkla itham ederken kitabi olalım mazallah yanlış yaparız.caferi mezhebini diğerleriyle karıştırmayalım.
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
enes

14.05.2009

tüm Müslümanlar kardeştir.bizi bölmek isteyenlere izin vermeyelim
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
ali

14.05.2009

kürdistan devletitemi vardı ilk defa duydum ozaman neden pkklılar türkiyede kürdistan devleti kuracağız diye kendilerini yırtıyorlar zaten birtane varmış gitsinler orayı karıştırmadan mutlu mesut orda yaşasınlar
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
isa

14.05.2009

konuşmalarınız umarım biraz akıllarını başına getirmiştir
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
ender

14.05.2009

biri kalkıp sonunda şiler ve sünnilerin yaptıklarının yanlış olduğunu söyledi teşekürler hocam
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
cemal

14.05.2009

maşallah işte erbakan hocamın işaret fişeği meyvelerini vermeye başladı ALLAHIN izniyle
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Abdullah

13.05.2009

Eze eze, söke söke Türk-İslam birliği geliyor. Allah, küfrü bağırta bağırta İslam ahlakını yeryüzüne hakim kılıcak. Hz.İsa'yı yeniden göndericek, Hz.Mehdi'yi zuhur ettiricek. Önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte hep birlikte bunu görücez. İnşaAllah
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Gazi Durust

13.05.2009

Islam dunyasinin en kilit ulkesi Iranin bu cagrilasri guzel gunlerin yakinda oldugunu gosteriyor.
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
delusion

13.05.2009

kimsenin olmaz dediği inanmadığı Türk İslam Birliği bir yıl gibi bir sürede nasıl değişti. Allah'ın tüm dünyayı nasıl dilediği anda ne süratle değiştirebileceğinin göstergesi bu. MAŞALLAH
      Beğen (0)          Beğenme (0)