15 Mart 2017 Çarşamba

Biçtiğini beğenmeyen, ektiğini gözden geçirsin


İbrahim Veli

Hayatın boşluklarını kapatan her bir kelime hayata bakışı değiştirir. Boşlukları doldurmanın en önemli aracı ise kavramlardır. Tutunamayanların arttığı bir çağda tutunmanın yollarını gösteren kavramlar anlaşıldıkça ifadeden istifadeye yol almak kolaylaşacaktır. Bu noktada aklın, zihnin ve kalbin kapılarını açacak, tutacağımız yolu, yürüyeceğimiz mesafeyi, varacağımız hedefi gösterecek ifadelere olan ihtiyaç sürekli artıyor.
 
Bireyi, şahsiyete dönüştürecek nitelikli bir ilişkiyi kurmanın kapılarını açan her ifade, kendi için yaşayan ve sadece günü kurtaranlara istifade sunacaktır. Onlara zaaflarını ve hatalarını göstererek, sürekli geçmişi sorgulatacak ve şimdinin değerlendirilmesine imkân sunarak kişiyi geleceğe hazırlayacaktır. Çünkü amaç, insanın eylemine hem anlamını verir, hem de o eylemi belirli bir model üzere tutar. Anlam veren her ifade, model üreten bir istifadedir aslında…
 
O halde insan, ifadeden istifadeye doğru yol almak isteyenler gerçeklerle buluşmalı, kendine söylediği yalanların bilinçsiz oyuncağı olmaktan kurtulmalıdır. Çünkü gerçekler, kendisine kayıtsız kalındığı zaman, kayıtsız kalan kişilerden ve toplumlardan öç alırcasına hareket eder. O halde önce bilmeliyiz sonra okumalıyız; çünkü ancak bildiklerimizden istifade edebiliriz. Neyi, nasıl ve niçin yaptığımızı bilmeliyiz ki ona göre imkânlardan istifade edebilelim; yoksa imkânlar bizi kullanır ve atar! 
 
İstifadeye yelken açmak, yaptıkları ile söyledikleri arasında uyum olanları muhatap almakla başlar. İnsan ancak bu şekilde konjonktüre yenilmekten kurtulabilir ve gerçeğe kapı aralayabilir. Bu farkındalığı sağlayacak her ifade, geleceğin bu günden daha güzel olması adına istifade edilecek bir unsurdur. Çünkü «söz ancak amel ile, amel ve söz ancak niyet ile, niyetli söz ve amel de ancak sünnete uygun olmakla bir değer ifade eder ve fayda verir.» O halde; biçtiğini beğenmeyen, ektiğini gözden geçirsin!

ÖNCÜLÜK

ESAM'ın düzenlediği 3. Erbakan Sempozyumu, demirin filizlerine indi ve “ekonomik ayrışmada faizin, sosyal ayrışmada adaletsizliğin temel sorun” olduğunu yeniden vurguladı. “Ahlak” ile ekonomik hayatın, “maneviyat” ile sosyal hayatın yeniden inşa edilmesinin kavram haritasını çıkardı.

ÖNCELİK

“Problem Çözme Ve Karar Verme Teknikleri” konusunda verilen seminerler bir kez daha gösterdi ki; hedefini bilmeyenler inisiyatif kullanamıyor. Ve daha da önemlisi, risk almamak en büyük risk!
Paylaş:

YORUMLAR

Yorum Yaz