2 Mayıs 2017 Salı


Bahçeli'den Erdoğan ve Yıldırım'a çağrı


MHP Lideri Devlet Bahçeli, Türkiye'nin önünde 5 gündem maddesi olduğunu söyledi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Yıldırım'a çağrı yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında milletvekillerine seslendi.
 
"Milli birlik ve beraberliğimizi yıkmak isteyen odaklar tüm imkanlarını kullanmaktadırlar. Tuzaklar kurulmakta, kara kampanyalar tertip edilmektedir. Türk milleti bunların bilincindedir..." diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bu nedenle Türkiye'nin sorun ve sıkıntılarını iyi okuyup, anlayıp, anlatıp nihayetinde de tümden ortadan kaldırmak durumundayız.
 
Çok sayıda hain sıraya girmiş haldedir ve biz bu hain lobisini biliyoruz; arkalarındaki karanlık yüzü görüyoruz... Bitkin, bezgin, iç bunalıma hapsolmuş bir Türkiye bekleniyor.
 

"TÜRKİYE'NİN 5 GÜNDEMİ VAR"

 
Bugünkü ortam ve süreçte, Türkiye'nin önünde 5 gündem vardır.
 
Birinci ve önceliklikli olarak, terörle mücaledenin çok kararlı şekilde icrasıdır.
 
İkinci gündem, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine istikrarlı geçebilmek için uyum yasalarının çıkarılmasıdır.
 
Üçüncü ve ilk iki gündemle eş zamanlı olarak, gecikmiş, ihmale uğramış vatandaşlarımızın umutla beklediği sosyal ve ekonomik iyileştirmeleri hayata geçirmek.
 
Dördüncü gündem, dış politikadan kaynaklanan zincirleme açmaz ve kör düğümlerdir. AB ile kopma an meselesidir... Ülkemizin siyasi denetim sürecine daihil edilmesi skandal niteliktedir... Türkiye'ye parmak sallamak hiç kimsenin harcı olamaz. Demnokrasi alanında dibi boylayan Avrupa, önce kendi derdine bakmalıdır.
 
Bir diğeri gündem maddesi ise, adalet ve ahlaki alanda yapılması gereken kalıcı ve kapsayıcı düzenlemelerdir..."
 

FETÖ'YLE MÜCADELE 

 
FETÖ'yle mücadelede bazı rakamlar paylaşan Bahçeli, şöyle devam etti:
 
"FETÖ'ye karşı devlet milletiyle el ele vermiştir. Bir kez daha hükümete seleniyorum. FETÖ'nün ucu nereye kadar gidiyorsa oraya kadar gidilmesi ve kökü kazılmalıdır. Bu bir milli beka meselesidir. Mücadeleden ödün verilmemeli, bu yapılıyorken adalete de yüz çevrilmemelidir. Kim suçlu, kim suçsuz iyi ve net olarak ayırt edilmelidir. Vebal hepimizin omuzlarındadır.
 
Ancak FETÖ'yle mücadelede, ağaca bakarken ormanın gözden kaçtığına dair kanaat ve yorumlar artmaktadır. Henüz tabandan tavana çıkalamamıştır. FETÖY'le bağlantısı olan makam sahibi, imtiyazlı kişilere dokunulmamıştır...
 
Memur var da siyasetçi ve bürokrat yok mudur? Cebinde 1 dolar taşıyan, bankada milyon dolarları barındıran çürümüşler neredeler. Sıradan insana güç yetiyor, hukuk devreye giriyorsa; varsa siyasetin tepesindeki isimlere karşı hareketsizlik oluyor. Bunun sırrı nedir, neye yorumlamalıdır? Telefonuna ByLock indirmiş, Pensilvanya ile ilişkiye girmişlerin yakasından ne zaman tutulacak? Hukukun karşısında herkes eşittir. FETÖ'yle mücadelede dümen kırılmakta, mücadele suslanmakta, sabote edilmektedir. Bizim kanaatimiz budur. 
 
Cumhurbaşkanına ve başbakana çağrımdır! FETÖ'nün son ferdi yakalanana kadar,i geciktirmek, hafife almak; arakadaşımızdı, vefaydı demek haramdır. Bunlara karşı mücadele ise sonuna kadar helaldir... Kutlu mıntıka temizliğiyle milletimizi geleceğe taşımak boynumuzun borcudur..."
 

16 NİSAN REFERANDUMU

 
YSK'nın halk oylamasının kesin sonucunu 27 Nisan'da açıkaladığını belirterek, rakamları okuyan Bahçeli, sözü CHP'ye getirdi:
 
"CHP freni patlamış kamyon gibidir... Halkın iradesine yönelik bir kumpas girişimi olduğunu söyleyecek kadar yüzsüzleşmiştir. CHP havanda su döğmekte, kışkırttığı cepheleşmeden ne kazanırım havasındadır. CHP'nin uyanması, girdiği komadan çıkması ve hayat belirtileri vermesi içten arzumdur. CHP ve ortağı HDP ne yaparsa yapsın, yeni hükümet sistemi gelmiş ve rota değişmiştir. Yazıklar olsun ki Atatürk'ün kurduğu parti, can kulağı ile cezaevindeki kişiyi dinlemektedir..."
 
Bahçeli'nin sözlerinden öne çıkan diğer bölümler şöyle:
 
- MHP'li kardeşlerimizin hangi oranda evet hangi oranda hayır dediğini ispatlamayan ve bunu kamuoyu ile paylaşmayan alçak ve şerefsizidir. MHP 16 Nisan'da evet demiş, sözünü yerine getirmiştir.
 
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın parti üyeliği gündeme gelmiştir. Bu Başbakan'ın ve AKP'nin i bileceği iştir. Yeni sistemle birlilkte Cumhurbaşkanı'nın parti ile bağı kurulabilecektir. Fiili durumun, hukuki bünyeye kavuşması sağlanmış olacaktır. 21 Mayıs'taki olağanüstü kongre de kendi iç meseleleridir, bize hayırlı olsund demek düşer.
Paylaş:

YORUMLAR

Yorum Yaz