5 Temmuz 2017 Çarşamba

Akıllara durgunluk vermek


İbrahim Veli

İnsanoğlunun hırs peşinde koşan bir yönü olduğu gibi, ilahi aşkın peşinde koşan bir yönü de bulunmaktadır. Eğitim yolculuğuna çıkanlar bunun farkındadır ve bu farkındalığı topluma yaymak için önce akıllara durgunluk verme gayretindedir. Akla durgunluk verecek eğitim; ruhi, ilmi, bedeni ve maddi olarak dört sahada gerçekleştirilir. Ruhi hazırlık, amaç noktasındaki gafleti ortadan kaldırarak hedefe yönelik mücadeleyi kapsayan imani bir süreçtir. İlmi hazırlık; amaca götüren araçların tanınması ve değerlendirilmesi noktasında başlangıç bilgisi ve pratiğidir. Bedeni ve maddi hazırlıklar ise; amaca yönelik araç ve imkânların değerlendirilme sürecidir. 
 
Yönlendiren ve yöneten olarak hayret verici bir güce ve donanıma sahip olan insanın, ruh ve beden olarak iki yönü de öğrenme heyecanı taşımalıdır. Sadece tek yönlü (beden) heyecan verme çabaları gönlü yorar. Gönle (ruh) de heyecan vermek için bildiğini bilmeyene hatırlatma sorumluluğu gerekiyor. Hayatın değerini ortaya çıkaran en değerli çalışma budur. Diğer önemli husus ise; bildiğimizi zannettiğimiz şeyin, aslında bilmediklerimizi öğrenmeye engel olan şey olduğunu görmektir. Zandan sakınmak bunun için çok önemlidir.  
 
İnsanın eğitimde sınıf atlarken terbiyeden sınıfta kalması, bilmediğini bilmediğinin derecesini göstermesi noktasında yeterli bir göstergedir. Yaşadığımız sorunların derinliklerine indiğinizde, ne istediğini bilmeyen insanların eliyle gerçekleştirildiğini, çözümü ise sadece ne istediğini bilenlerce sağlandığı görülecektir. Bu gerçeği göre göre bir nesli kariyer peşinde yeni sorunların yumağı yapmak “kayıp nesil” halkasını çoğaltmak olacaktır. Bunu durdurmak adına, yeni nesli akıllara durgunluk verecek bir eğitim sürecinden geçirmeliyiz. Çünkü temel referans noktalarımızı çok iyi bilerek, vicdanî ve ahlâkî prensiplerimizden kopmadan yaşamak zorundayız.
 
Bilgi, aklı temizler ve bilinç kazandırırsa, ahlak akla hitap eder ve duyguları temizlerse ancak insan asalet kazanabilir. Böylece, kendine yetebilen, kendini ve çevresini tanıyabilen konuma erişebilir. Böylelikle, ne istediğini bilen, ne yapabileceğinin farkında olanlar etkin olmayı başarabilir. Aksi takdirde derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur ve bu telaş içinde kendi nefsini düzeltmedikçe Allah da onu düzeltmez. Aldığımız ve alacağımız eğitimlerle aklımıza durgunluk veremezsek, akıllara durgunluk verecek olaylarla karşılaşmaya hazır olunmalıdır!
Paylaş:

YORUMLAR

Yorum Yaz